Zafer Partisi İl Başkanı Bedii Onan, HÜDA PAR'ın 'Kürt Meselesinde İnsani Çözüm' başlığıyla Diyarbakır’da düzenlediği çalıştay sonrası yayınlanan bildiriye sert tepki göstererek, “Paçavra olarak gördüğümüz sözde bildiri açık ve aleni bir bölücülük niyetinin dışa vurumudur” dedi.

Bildiride yer alan “Ankara’nın saadeti Diyarbakır’ın huzuruna bağlıdır” cümlesinin Türkiye’ye yönelik bir meydan okuma ve tehdit niteliğinde bir ifade olduğunu vurgulayan Bedii Onan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İsmini anmaya gerek duymadığımız, birkaç yüz bin oyu kontrol etmesi sebebiyle siyaset sahnesine dahil edilip, meclise taşınan malum zihniyetin geçtiğimiz hafta sonu yaptığı toplantı sonrasında yayınladığı kabul edilemez ve paçavra olarak gördüğümüz sözde bildiri açık ve aleni bir bölücülük niyetinin dışa vurumudur.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk yüzyılına dil uzatmak, ulus devlet kavramına muhalefet etmek, kullandıkları yerel dilin anayasal güvence altına alınmasını istemek, kullandıkları yerel dilde eğitim talebinde bulunmak, mevcut anayasayı darbe ürünü olarak nitelendirip kendi talepleri doğrultusunda değiştirilmesini istemek açıkça bölücü niyet taşıyan bir bildiridir.

‘Ankara’nın saadeti Diyarbakır’ın huzuruna bağlıdır.’ cümlesi ülkemize yönelik bir meydan okuma ve tehdit niteliğinde bir ifadedir. Kimsenin lafı ağzında çevirip bir şekilde dile getirdiği kabul edilemez taleplerle Türkiye Cumhuriyetini tehdit etmeye ve meydan okumaya haddi yoktur, cüreti de olamaz. Kemalizm’e yönelik eleştiri adı altında Mustafa Kemal Atatürk’e, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesine malum niyetlerle ifadelerde bulunamaz. 

Gerçeklerden uzak anlatımlarla hayali kahramanlar üretmeye yönelik Tarih kitaplarının yeniden yazılmasını istemek, Türk devletine ve Türk milletine yönelik suç işlemiş kişiler adına özür taleplerinde bulunmak tuhaflıktır.

Her defasında anayasa değişikliği tabanlı eşit vatandaşlık talebinde bulunmak, mevcut anayasadaki hükümleri ve vatandaşlara verilen hakları görmezden gelip, inkar etmektir. Anayasanın onuncu maddesini bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır. Alt etnik kimlik isimlerini anayasaya metni içine dahil etme niyetleri asla halis bir niyet olmayıp, bölücülük ve ayrımcılık taşıyan bir niyettir.

AK Parti'nin Osmancık iftarına yoğun katılım AK Parti'nin Osmancık iftarına yoğun katılım

Yayınlanan sözde paçavra bildirinin bir yerinde ‘Bir önceki çözüm sürecinde yapılan hatalar bir daha tekrar edilmemelidir.’ cümlesinden cihetle, son dönemdeki malum şahısların çağrıları, yapılan ziyaretler, birkaç malum siyasetçinin hükümlü terörist elebaşı ile görüşmeye gitmesi, yine aynı isimlerin Kuzey Irak’ın bir bölgesinde sözde yerel yöneticilerle görüşmesi yeni bir açılım süreci midir? Türk Milletinin bu durum ve gelişmeler hakkında bilmesi gerekenler vardır?

Türkiye Cumhuriyeti ve Aziz Türk Milletinin geleceği, siyaset sahnesindeki var olan siyasi parti liderlerinin siyasi geleceklerinden kat ve kat önemlidir. Asıl olan Aziz Türk Milletidir. Asıl olan vatan olarak bildiğimiz Anadolu ve Trakya coğrafyasının bütünlüğüdür.

Türkiye Cumhuriyetinin önemli meseleleri vardır. Çözüm bekleyen sorunlar vardır. Tüm sorunların çözümünü beklerken her fırsatta bu tür niyetli siyasetçilerin asla kabul görmeyecek, bir vatandaş ve Türk milliyetçileri olarak asla kabul etmeyeceğimiz taleplerde bulunan zihniyete karşı daha kararlı duruş ve davranışların ortaya konulması, siyasette prim yapacak fırsatların verilmemesi gerektiği de ortadadır.

Son dönemde ortaya çıkan bu hezeyanlara karşı Türk Milliyetçilerini ve tüm ülkücüleri bu tür talep ve davranışlara karşı birlik olmaya ve Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin hak ve menfaatlerini hukuksal zeminlerde savunmaya davet ediyoruz. Ne mutlu Türk’üm diyene.” (Haber Merkezi) 

Editör: Haber Merkezi