Anlamak, anlatmak zor

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Adı­nı koy­mak, yo­rum­la­mak ger­çek­ten zor. Bir ta­kım dep­las­man­da bu ka­dar ko­lay ka­za­nır­ken evin­de ne­den bu ka­dar zor­la­nır ve ka­za­na­maz ger­çek­ten an­la­mak zor.

Bir ta­kım dü­şü­nün­ki lig­de top­la­dı­ğı 36 pua­nın 15'ini içer­de 21'ini ise dep­las­man­da top­la­sın. Bir ta­kım evin­de sa­de­ce üç ga­li­bi­yet al­sın dep­las­man­da al­tı ga­li­bi­yet. İçer­de 18 gol at­sın dep­las­man­da 19. Evin­de 17 gol ye­sin dep­las­man­da sa­de­ce al­tı gol ye­sin.
İç sa­ha­da­ki bu ka­dar kö­tü per­for­man­sa bir­de re­kor de­ni­le­bi­le­cek bir sü­re­de 10. sa­ni­ye­de ken­di ka­le­ne at­tı­ğın gol­le mağ­lup du­ru­ma dü­şü­yor­sun. Ger­çek­ten inan­ma­sı zor an­cak ta­kım ola­rak top­la bu­luş­tu­ğun ilk po­zis­yon­da to­pu ken­di ağ­la­rı­na gön­de­ri­yor­sun. Bu ka­da­rı­na da ger­çek­ten inan­mak ve inan­dır­mak zor. 
Yu­suf ho­ca Ad­li­yes­por ma­çın­dan fark­lı ola­rak bir ka­nat­ta Ta­ner'e for­ma ve­rir­ken ön li­be­ro böl­ge­sin­de ise ye­ni trans­fer Oğuz­han'a ilk on bir­de şans ver­di. He­nüz 10. sa­ni­ye­de ye­ni­len gol­den son­ra to­pa sa­hip ol­mak­ta zor­la­nan kır­mı­zı si­yah­lı ta­kım­da fi­nal pas­la­rı ve or­ta­lar bir tür­lü is­te­ni­len nok­ta­ya git­me­di. Em­re Okur'un et­ki­siz gö­rün­tü­sü Oğuz­han'ın maç ek­si­ği ve pas­lar­da­ki isa­bet­siz­lik­ler bir­de en önem­li­si ilk ya­rı­da­ki en et­ki­li hü­cum gü­cü Do­ğan Can'ın yi­ne dok­san da­ki­ka oyun­da tu­tul­ma­sı ve yok­la­rı oy­na­ma­sı.
İlk ya­rı­da to­pa sa­hip ola­ma­yan bas­kı ku­ra­ma­yan Ço­rum Be­le­di­yes­por'da ikin­ci ya­rı­da Em­re Okur ve Oğuz­han'ın ye­ri­ne Sa­lim ve Ya­sin de­ği­şik­li­ği kır­mı­zı si­yah­lı ta­kı­ma olum­lu yan­sı­dı ve bas­kı­yı kur­du. Ra­ki­bi­ni bu­nalt­tı­ğı bu bö­lüm­ler­de son vu­ruş­lar­da isa­bet çık­ma­dı. 64. da­ki­ka­da ge­len be­ra­ber­lik go­lün­den son­ra da oyu­nu kon­trol eden kır­mı­zı si­yah­lı ta­kım­da gol ayak­la­rı bu maç­ta san­ki bağ­lan­mış gi­biy­di.
Sa­yı­sız po­zis­yo­na gi­ri­len ikin­ci kırk beş da­ki­ka­da Ya­sin'in iki po­zis­yon­da yap­tı­ğı ben­cil­lik an­la­şı­lır gi­bi de­ğil. Abu­zer'in ce­za ya­yı  üze­rin­de ka­le­ci ile baş ba­şa kal­dı­ğı po­zis­yon­da ge­ri pa­sı ve­rir gi­bi vur­ma­sı­da ayak­la­rın bağ­lan­dı­ğı­nı gös­ter­me­si açı­sın­dan an­lam­lı.
Ger­çek­ten ze­min çok kö­tü fut­bol oy­na­mak zor. İç sa­ha­da ta­raf­tar bas­kı­sı ta­kı­mı olum­suz et­ki­li­yor. Oyun dü­ze­ni iç sa­ha­da ka­zan­ma­yı zor­laş­tı­rı­yor. Bu et­ken­le­ri iç sa­ha so­ru­nu  ola­rak sa­ya­bi­li­riz. An­cak bir­de dö­nüm bak­tı­ğı­mız­da kad­ro­mu­zun ba­zı mev­ki­ler­de so­run­la­rı­mız ol­du­ğu da unut­ma­mak ge­rek. Bu aşa­ma­da is­me mev­ki­ye gir­mek ta­kı­ma za­rar ve­re­cek­tir o yüz­den de­ta­ya gir­mek is­te­mi­yo­rum.
Ma­li­yet ola­rak uçuk ka­çık bir kad­ro kur­du­ğu­muz se­zon­lar­da çok da­ha kö­tü so­nuç­lar al­dık. Bu kad­ro mev­cut ya­pı­sı ile da­ha iyi so­nuç­lar al­dı­ğı ke­sin. Fa­kat dep­las­man­da alı­nan bu ka­dar iyi so­nuç kar­şı­sın­da iç sa­ha­da kay­be­di­len pu­an­la­rın bu yı­lın­da he­ba ol­ma­sı ha­lin­de kah­rol­ma­mak el­de de­ğil.
Li­gin bo­yu kı­sal­dık­ça ar­tık te­la­fi­si ol­ma­yan haf­ta­la­rı oy­nu­yo­ruz. Bu kay­be­di­len pu­an­la­rın te­la­fi­si ger­çek­ten çok zor. Ön­ce­lik­le cu­mar­te­si gü­nü Uşaks­por ile dep­las­man­da oy­na­ya­ca­ğı­mız ma­çın öne­mi­ni an­lat­ma­ya ge­rek yok. Beş pu­an­lık fark­la li­der du­rum­da bu­lu­nan ra­ki­bi­miz önün­de ala­ca­ğı­mız her pu­an ta­bi­ki önem­li. Özel­lik­le ga­li­bi­yet çok gü­zel, be­ra­ber­lik ise umut­la­rın de­vam et­me­si­ni sağ­lar. Mağ­lu­bi­yet ha­lin­de ise he­sap­lar son üç yıl­da ol­du­ğu gi­bi yi­ne play-off üze­ri­ne dö­ner.
Kad­ro de­rin­li­ği ola­rak ne ka­dar sı­kın­tı­lı ol­du­ğu­mu­zu pa­zar gü­nü gör­dük. Yu­suf ho­ca ikin­ci ya­rı­nın ba­şın­da yap­tı­ğı iki de­ği­şik­li­ğin ar­dın­dan hü­cum ola­rak kat­kı ya­pa­cak isim bu­la­ma­dı­ğı için üçün­cü hak­kı­nı kul­lan­ma­dı. Bu haf­ta iki ce­za­lı isin Em­re Yük­sek­te­pe ve Öz­gür'ün dö­nü­şü ile Uşak dep­las­ma­nı­na tam kad­ro gi­de­ce­ğiz. En azın­dan ku­lü­be­de ham­le yap­mak için al­ter­na­tif isim­le­ri­miz da­ha faz­la ola­cak.
Kri­tik Uşaks­por ma­çı ön­ce­sin­de ta­kım ola­rak bir to­par­lan­ma­ya ih­ti­ya­cı­mız ol­du­ğu ke­sin. Özel­lik­le ba­zı fut­bol­cu­la­rı­mı­zın ken­di­le­ri­ni to­par­la­ma­la­rı ge­re­ki­yor. Bir se­zo­nun emek­le­ri­nin alı­na­ca­ğı bu maç ön­ce­sin­de tüm fut­bol­cu­la­rın haf­ta bo­yun­ca ken­di­le­ri­ne çok iyi bak­ma­sı ve çok iyi mo­ti­ve et­me­si ge­re­ki­yor. Bu kri­tik ma­çın öne­mi­ni an­lat­ma­ya ge­rek yok. O za­man mo­ti­vas­yo­nu hal­let­ti­ği­miz tak­dir­de mo­ra­li­de yö­ne­ti­min ya­pa­ca­ğı tak­vi­ye­ler­le yu­ka­rı ta­şı­dık­mı ba­şar­ma­mak için hiç bir ne­den yok di­ye dü­şü­nü­yo­rum.
Son ola­rak­ta ma­çın ha­kem­le­ri için iki ke­lam ede­lim. Ger­çek­ten çok ace­mi, ey­yam­cı ve ben­ce iki ta­kım açı­sın­dan da çok kö­tü bir yö­ne­tim gös­ter­di­ler.