Elma Çalma Ama Adam Öldür (!)

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Geçen hafta basın-yayında şöyle bir haber yer aldı:
"İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil şehrinde İsrailli bölük komutanının, sokaktaki Filistinliler’e ait meyve tezgahından elma çalma anının yer aldığı görüntüler ortaya çıktı.
İsrailli komutanın, askerlerle halk arasındaki çatışmalardan kaçan Filistinli esnafın terk ettiği tezgahtan kendisi ve arkadaşları için elma çalma anına ilişkin görüntüler, sosyal medyada yayılarak alay konusu oldu.
Bunun üzerine İsrail ordusu, elma çalan askerin açığa alındığını duyurdu.
Komutanın elma çaldığını doğrulayan ordudan yapılan açıklamada, "Bu davranış, İsrail ordusundaki bir asker veya komutandan beklediğimiz bir davranış değil. (Elma çalan) Komutan açığa alındı ve disiplin cezasına çarptırılacak." ifadelerine yer verildi.
"Givati" isimli tugayda görev yaptığı belirtilen komutanın kimliği açıklanmadı.
Hırsızlık olayının, Trump'ın, "Kudüs'ü İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararının ardından çıkan olaylar esnasında yaşandığı belirtildi." (10.12.2017- HABERTÜRK)
ABD'nin "karıştırıcılığı" ve "kışkırtıcılığı" yüzünden o günden bugüne neler oldu neler. Trump'ın bu akla ziyan politik anlayışı, anlaşılır gibi değil. Fakat arkasında durduğu milleti/devleti şımarttığı bir gerçek.
Müslümanlar olarak biz bu milleti tanıyoruz. İsrail'in geçmişi sabıkalı, suç hanesi kabarık, bizatihi nankörler. Bunlar da cinslerine çekiyor ve daha beterlerine imza atıyorlar. 1947'den 2017'ye yetmiş yıldır dağdan geldiler bağdakileri kovmakla ve kan dökmekle meşguller.
Kur'an, İsrailoğulları’nın azgınlıkları, asilikleri, fitne ve fesatlıkları ile peygamberlerine sık sık vurgu yapar. Hatta bazı konulara riayet edeceklerine dair verdikleri sözlerinde durmadıklarını belirtir:
"Bir zamanlar biz İsrâiloğulları'ndan, "Yalnız Allah'a kulluk edeceksiniz; ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diyerek söz almıştık. Sonra, içinizden küçük bir kesim dışında, sözünüzden döndünüz; hâlâ da sırt çevirmektesiniz. Vaktiyle sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair de söz almıştık. Siz de kabullene geldiniz. Hâlâ da (buna) şahitlik ediyorsunuz." (Bakara, 2/83-84)
Aslında bu âyetler, İsrâiloğulları'nın yükümlü kılındıkları ve Yahudi-Hristiyan literatüründe "on emir" diye diye bilinen dinî ve ahlâkî vecîbelerden bazılarını  hatırlatmakta; Allah'ın onlardan bu vecîbeleri ifa edecekleri yönünde söz aldığını ifade buyurmaktadır.
İşte o On Emir:
1. Allah'tan başka ilâhların olmayacak.
2. Kendin için oyma put yapmayacaksın.
3. Allah'ın ismini boş yere anmayacaksın.
4. Cumartesi günü hiçbir iş yapmayacaksın.
5. Babana ve anana hürmet edeceksin.
6. Adam öldürmeyeceksin.
7. Zina etmeyeceksin.
8. Çalmayacaksın.
9. Yalan şahitliği yapmayacaksın.
10. Komşunun hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin.
İsrailli komutanın -görüldüğü kadarıyla- "On Emir"in hiç birinden haberi yok.
Ancak elma çaldı diye komutanı görevden alıp cezalandırdıklarına göre İsrail ordusunun bu emirlerden haberdar olduğu anlaşılıyor.
Peki yukardaki "çalmayacaksın" dışında kalan emirler ne olacak?
Mesela "adam öldürmeyeceksin" gibi.
Elma çalma ama adam öldür, öyle mi?
Vesselam.