Zevkli maç

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çorum Belediyespor'un bu sezonki en zevkli maçını izledik. Gerçekten iki takımında kazanmak için mücadele edince ortaya seyri güzel bir futbol çıktı. Tabiki bireysel hatalar sonucunda gelen gollerde bu maçın renklenmesinde etken oldu.

Bu sezonki en gollü maçını oynayan Çorum Belediyespor'da kaleci Ramazan yediği ilk gol dışında hatasız oynadı. Özellikle son bölümde çıkardığı mutlak gol klasına yakıştı. Sol bekte Doğukan'ı ilk kez bu kadar beğendim (bir hareketi dışında ona son bölümde değineceğim).

Savunmanın göbeğinde Abdullah ve Akın bireysel hatayı geçen haftalara göre bu maçta fazla yapmadılar. Ancak ikisininde topla fazla oynaması sıkıntı doğurur. Abdullah'ın savunma arkasına attığı toplar ise bu sezon bence en büyük artısı. Sağ bekte Yakup ise başarılı bir maç çıkardı. İki kez sol ayaklı olduğu içinmi bilmiyorum rakibin kale tarafı yerine diğer tarafına geçince rakibe iki pozisyon verdik.

Emre oyundan çıktığı ana kadar belkid e sahanın en çok koşan ismi olmuştur. İlk dakikalarda basın tribününde arkadaşlara 'Emre'nin sarıyı kesin görürde kırmızıya dönmez inşallah' dedim. Mücadeleye eyvallah ancak fren yapmasını da bilmek gerekiyor. Çünki bu takımın ona çok ihtiyacı var.

Mert ve Özgür Emre'nin diğer iki partneri. İkisinde de sanki onbir başlamak iyi gelmiyor. İlk on birde çıkan kötü oynuyor yerine giren güzel işler yapıyor. Benim tespitim bu oldu bilmiyorum teknik heyet ne düşünüyor.

Doğan Can ve Taner dört golün üçüne imza atan isimler. Genç Doğan Can kendisini geliştirirse çok iyi yerlerde göreceğimiz kesin. Ancak henüz bu yaşta bencillik iyi değil be kardeşim. Maçın ilk yarısında üçe üç pozisyonda bom boş durumdaki Abuzer'e çıkarmak yerine kaleyi tercih etmen yanlış. Doğruların yanında yanlışlarıda görmen ve düzeltmen gerekiyor.

Taner sezonun ilk haftalarında forma giyemedi ancak bir maçta yakaladığı şansı iyi değerlendirdi ve hocada adaletli olduğunu bir kez daha göstererek verdiği formayı geri almadı. Oda bunun karşılığını veriyor. En büyük sorunu ise top kaptırınca oyundan düşmesi ve takip etmemesi.

Salim geçen sezonki performansından uzak. Özellikle boş alanda topla gitmesini özledik. Abuzer ise tam bir görev adamı. Orta sahaya geliyor top alıyor forvete gidiyor asist yapıyor ve hepsinden önemlisi son dakikaya kadar mücadele ediyor. Bunlar güzellikleri ancak iki pozisyonda arkadaşları bencillik yaptı diye onlara nispet yaptı onun tecrübesinde bir isim yapmaması gerekirdi. Gençlere bak bunu yapacaktınız diye örnek göstermek için. Birde Abuzer lütfen taç atışını sen yapma.

Yusuf hocanın adaleti takımın her geçen gün ivme kazanmasında en büyük etken olduğunu düşünüyorum. Futbol  kulübünde 'TAKIM' olmanın yolunun Adaletten geçtiğine inanıyorum. Bu yol doğru yol hocam.

Doğukan ile ilgili yorumumda söz ettiğim konu ise gereksiz faaller ve kartlar. Maçın genelini izlediğimizde en az 5-6 faul ve kart görebiliriz. Rakip taç çizgisinde sahaya sırtı dönük üç takım arkadaşı rakibe baskı yapıyor hep hamle yapıp faul veriyorsun hem de kart görüyorsun. Abdullah da aynı şekilde aklına gelenler. Sarı kartta faulde gerekli hallerde yapmak profesyonelliğin anahtarı bence. Aman dikkat beyler.

Biz güzel bir galibiyet aldık birde bunun üzerine Uşak'ın Tepecik'te beklenmedik mağlubiyet haberi kırmızı siyahlı takımı dört köşe yaptı. Zirve ile puan farkı ikiye düştü. Önümüzde ikisi içerde üç tane maçımız var. Dokuz olursa ballı kaymaklı olur ancak en az yedi ile geçmek önemli. Hem takımın hem şehrin havaya girmesi için kazanılan bu güzelliğin bozulmaması çok önemli.

Bir teşekkürde taraftarımıza (birisi hariç). Gerek maç öncesi gerekse maç boyunca Kocaelispor taraftarı ile kardeş kardeş takımlarına destek verdiler. Demek ki isteyince oluyormuş. Rakibi bırakıp kendi takımına sahip çıkmak ve destek vermek. Bu güzelliklerin bu sezon olmazsa bile önümüzdeki sezonlarda önümüze çıkacağını unutmadan bu güzelliklere devam edelim.

Devre arasında soyunma odasına giderken hem de protokol tribününden kaleci Ramazan'a sataşan taraftara ise söyleyecek söz bile bulmak zor. Söyleyeceğim tek söz ise suç onda değil onu o tribüne alanda.

Eti Lisesi ise iki haftadır bizleri üzüyor. Mağlup olmak normal ancak bir türlü ayarı tutturamıyoruz. Çok gol yiyen bir takım konumuna geldik. Takım olmada sorun olduğunu düşünüyorum. Bu kadar kolay dağılmamak ve golden sonra bu kadar büyük düşüş göstermenin başka bir anlamı yok sanırım. Umarım bu hafta sonu Atakum maçını kazanarak çıkışa geçeriz.