Vehn Hâli ve İslam Dünyası

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Geçen haftalarda A. Hamdi Akseki'nin Yeni Hutbelerim diye bir kitabı elime geçti. 1960'lı yılların baskısı ama 1930'lu yıllarda yazılan bir eser. Her konuda hutbe var.
Hutbelerde muhtelif dini konuların yanı sıra, tayyarenin ehemmiyeti, ziraat, Kızılay Cemiyeti, mikroplardan sakınma, kızamık, kızıl, kuşpalazı, çiçek, boğmaca, tifo, sıtma, bataklık, sivrisinek, karasinek de hutbelere konu edilmiştir.
Hutbelerin sunumu, ayet ve hadislerin seçimi, Türkçe hitabe bittikten sonra konuya uygun yine ayet ve hadis metni çok orijinal.
Neyse. Mesele bu değil de o kitabı incelerken dikkatimi çeken bir hadis metni sizlerle paylaşmayı düşündüğüm.
Meşhur vehn hadisi. Onun da sadece bir kısmını almış.
Olsun, gündeme de uygun düştüğü için hadis çerçevesinde değerlendirmelerde bulunacağız.
Hz. Peygamber bir çok gez gelecekle ilgili bilgiler vermiş, endişelerini dile getirmiş, fert ve toplum hayatını olumsuz yönde etkileyecek olaylara karşı hangi tavrı sergilememiz gerektiğine işaret etmişti.
Vehn hadisi de bu tür istikbale matuf bilgiler ve uyarılar içeriyor.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:
"Yemek yiyenlerin sofralarına birbirlerini çağırdıkları gibi, çeşitli ümmetlerin sizin aleyhinize birleşmeleri yaklaşmaktadır. Ashabtan biri "Ey Allah'ın Resûlü! O gün (sayıca) az olacağımızdan mı (aleyhimizde birleşecekler)? diye sordu. Resûlullah (s.a.v):
"Hayır, bilakis o gün (sayıca) çok olacaksınız. Fakat selin üzerindeki köpük ve çerçöp gibi olacaksınız. Allah, düşmanınızın kalbinden size karşı duyduğu "mehâbeti" (korkuyu) çekip alacak ve kalbinize "vehn" (zafiyet) atacak (bu sebeple düşmanınız sizden çekinmeyecek ve korkmayacak) tır" buyurdu.
Ashabtan biri "Ey Allah'ın Resûlü! "vehn" nedir?" diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber "dünya sevgisi ve ölüm korkusu" diye cevap verdi.
Hadisin şerhiyle ilgili Kerim Buladı'nın yorumu şöyle:
Hadisi şeriften anlaşıldığına göre, çeşitli İslam dışı güçler ve milletler, Müslümanlarla savaşmak, onların gücünü kırmak, birlik ve bütünlüklerini parçalamak, sahip oldukları vatanlarını ellerinden almak, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürebilmek için, yemek yiyen bir grubun birbirinin sofralarına davet etmeleri gibi, birbirlerini Müslümanların aleyhine birleşmeye çağıracak ve aralarında anlaşacaklardır. Onların tabiri ile pastadan pay almak için yarışacaklardır.
Ahmed b. Hanbel'in rivayetinde "min külli üfukin" (her ufuktan) kaydı bulunmaktadır. "Ufuk" kelimesi, kâinatın ve yeryüzünün çevresinde, etrafında ortaya çıkan şey anlamına gelmektedir.Ufuk, gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer anlamına da gelir. Bu anlamların ışığı altında düşündüğümüzde hadisi şerif, bugünkü tabirle Müslümanların aleyhinde oluşacak küresel bir tehlike ve tehditten bahsetmekte, İslam dışı güçlerin küresel anlamda Müslümanlara karşı birleşeceklerini haber vermektedir. Hz. Peygamberin 1500 yıl önce Müslümanlara ve vatanlarına karşı teşekkül edecek küresel bir organizeden ve tehlikeden bahsetmesi oldukça dikkate şayandır.
Sayıca Az mı Olacağız
Ashaptan biri soruyor: "Ey Allah'ın Resûlü! O gün (sayıca) az mı olacağız?" Görüldüğü gibi sahâbî, çeşitli milletlerin, Müslümanlara karşı birleşmelerinin, onları bölmek, parçalamak, güçsüz düşürmek ve ulusal servetlerine el koymak için işbirliğine gitmelerinin sebebini, ilk planda kemmiyetle irtibatlandırmıştır. Onun bu sorusunu cevaplandırmak ve şüphesini izale etmek için sevgili Peygamberimiz "hayır, o gün (sayıca) çok olacaksınız. Fakat selin üzerindeki köpük ve çerçöp gibi olacaksınız" buyurmuştur. (Doç. Dr. Kerim Buladı, Altıoluk, 2003 - Nisan, Sayı: 206, Sayfa: 022)
**
İsrail'in Mescid-i Aksa aymazlığında sayıca çok olan Müslümanlar ne yapabildi, ne yapabildik. İsrail mallarına boykota bile "bundan ne çıkar" diyenler oldu/oluyor.
Tamam da "haydi sen bir şeyler yap kardeşim", o yok, bu yok. Hiç olmazsa elinden geleni yapmak isteyenlere ses çıkarma.
İsrail nabız yoklaya, yoklaya yol alıyor.
Haberlerde görenleriniz olmuştur, pişkin Yahudiler orada gösteri yapan kardeşlerimize "nerede Araplar gelip sizi kurtarsa ya, yardım etse ya…" diyerek tahrikte bulundular.
Araplar birbirine durdu. Sefahat almış başını gitmiş. Bir belgeselde Abu Dabi'yi gösterdiler, izledim. Depdebe bu kadar olur. Afrika'da Müslümanlar açlıktan, Suriye, Filistin, Gazze, ve diğer pek çok ülkede Müslümanlar sahipsizlik ve zulümden can versin; siz de tokluktan…        
 Bunun hesabı sorulur bir gün...