Erol Olçok Denince!

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Seksenli yılların başında Erol Olçok'un dersine girmiştim. Sessiz, sakin, saygılı bir öğrenciydi. Dersleri orta halliydi. Ama herkes onun resim konusunda çok başarılı olduğunu söylüyordu.
Yahya Acar Bey’in müdürlüğünün ilk yıllarında Çorum İmam Hatip Lisesi olarak bir okul gecesi yapmaya karar verdik. Kendi yazdığım "Habeşistan Yılları" adlı piyesi sahneye koymak üzere hazırlıklarımızı tamamladık.
Ancak sahne dekorunu oluşturacak bir eleman lazımdı. Herkes "Bunu ancak Erol Olçok yapar" dedi.
Müdürümüz Yahya Bey Erol'u çağırdı. Konuyu anlattı. O da lazım olan malzemeyi sıraladı. Panolar hazırlandı, üzerine astarlar gerildi. Erol'a teslim edildi. Resim Öğretmeni Nilgün Ayşecik Çevik ile birlikte çalışmaları izledik. Sahne arkasını boydan boya kaplayacak olan dekoru iki günde tamamladı. Biz, o dekoru en az beş yıl kullandık. O, bizim ve okulumuzun yüz akıydı. Erol Olçok denince, aklıma ilk gelen bu anıdır.
Erol Olçok'un öğrenciliği döneminde okulumuzun resim yarışmasında hep birinci olduğunu herkes bilir. Erol, daha sonra bu yeteneğini kullanarak İstanbul'da gelecekte Türkiye'nin en ünlü reklam ve siyasal iletişim markası olacak firmayı kurdu ve yönetti. Pek çok başarılara imza attı. Ömrü boyunca sanatıyla davasına hizmet etti. İnandığı değerler uğruna canını ortaya koyarak oğluyla şehit oldu. Biz onu hep sanatıyla cesaretiyle ve şahadetiyle  anacağız. (İdrak Dergisi)