Takım olamadıktan sonra

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çorum Belediyespor büyük umutlarla başladığı ikinci yarının ikini maçından da 1-1 beraberlikle ayrılarak zirve yolunda çok önemli dört puan kaybetti. Beylerbeyi maçını izlemedik anlatılanla yetindik. Erzincan maçını canlı izledik bir pozisyon sonrasında TV ekranlarından gördüğüm benim tüm umutlarımı aldı götürdü.
Maçı izlerken hem not tutmak hem de gollerde olduğu gibi telefonla bilgi vermek görevlerimiz var. Canlı izlediğimiz maçta kaçırdıklarımızı ekranda izleme fırsatı buldum. TV 19'da katıldığım Futbol Saati programında beraberlik golü attıktan sonraki anı tüm okurlarımın ve Çorumlu futbol severlerin görmesini daha doğrusu irdelemesini isterim.
Evinde oynadığın maçta mağlupsun, sahada on kişi kalmışsın ve beraberlik golünü atıyorsun. Golü atan yeni transfer Mertcan bunun sevincini yaşıyor hopluyor zıplıyor. Dönüyor bakıyor sahaya kendisinin yanına gelen bir tek isim var oda Aykut Emre. Diğer arkadaşlarımız sanki 4-0 önde olduğu maçta beşinci gol atılmış edasıyla sahalarına doğru yürüyorlar.
Futbolda başarı için benim olmazsa olmazım takım ruhudur. Bir kulüp oluşturduğu kadroya takım ruhunu veremezse birlikte sevinme birlikte üzülme duygusu yaşayamazsa dünyanın en iyi futbolcularını da alsanız başarı gelmezzz.
Futbolcu hatası, teknik heyet hayatı, yanlış değişiklik, yanlış pas, yanlış oyuncu tercihi olur bunların hepsi futbolun içinde var ve bir sonraki maçta telafi edebilirsin. Ancak takım ruhunu yakalayamamış hem de sezonun 20. haftasında bunu başaramamış bir ekibin işi gerçekten zor.
TV programında da bu konuda çok olumsuz konuştuk. Ancak futbolda hedefler ve umutlar bitmez. Henüz fırsat elimizde iken bir toparlanmamız ve silkinip kendimize gelmemiz gerekiyor. Tabi ki bunu yapacak olanda yönetim, teknik heyet ve en önemli ayağı futbolcular. Çünki sonuçta icra makamında olanlar onlar.
Bu sezon elini değil başını taşın altına koyan Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Kulüp Başkanı Zeki Gül, Futbol Şube Sorumlusu Okan Hergün birlikte veya tek tek bir program dahilinde çalışma yapması gerekiyor. Bir sezon daha hem de bu kadar emek verilmiş bu kadar para harcanmış bir sezonun boşa gitmemesi için herkesin bu dönemde sorumluluk alması ve üzerine düşeni yapması gerekiyor.
Gerçekten anlamakta zorlanıyor insan. Her anlamda rahat bir kulüp. Ekonomik olarak, sosyal olarak futbolcular rahat hareket ediyor. Ülke standartlarının çok üzerinde bir gelire sahipsin ve kazandıkça kazanıyorsun. Böyle bir ortamda insan nasıl elinin tersiyle bunları bir kenara iter. Sosyal medyada gezen ve meslektaşlarımın yazdıkları gibi ödül ve ceza yönetmeliği adil olarak uygulanmalı. İçerde berabere kal ceza alma deplasmanda senin yarının yarısı bile olamayacak takımla berabere kal para kazan. Bunun mantığını çözen varsa bir izah etsinde bizde bilelim.
Ortada sahibi belli olmayan 48 puan var. O halde umut var demektir. Önce futbolcuların sonra teknik heyetin, sonrada yönetimin bir silkinmesi ve kendine gelmesi alacağı iki üç maçlık bir galibiyet serisi ile bu camia yeniden takımının yanında olacaktır. O yüzden daha fazla umutsuzluğa kapılmamak için Gölcükspor maçından itibaren yeni bir başlangıç ve çıkış yapma zamanı.
Kaliteli kadro diye diye kendimizi mi avutuyoruz bilmiyorum ancak yukarı değilde başımızı aşağı çevirdiğimiz anda ateş hattındaki takımların performansıda dikkate alırsak daha dikkatli olmak zorundayız. Sözün kısası kendinize gelin beyler.
Son paragrafta BAL temsilcimiz Ortaköy'ü tebrik etmek istiyorum. Gerçekten ekonomik ve kadro olarak büyük sıkıntı içinde olan kırmızı beyazlı takım Mustafa Veran yönetiminde genç futbolcular mücadelelerini onurlarıyla sürdürüyorlar. Ladik Belediyespor deplasmanında aldıkları bu galibiyetle ligde kalmak adına çok büyük moral buldular. Sonuçta ne olur bilinmez ancak Veran ve öğrenci arkadaşları sezon sonunda onurlarıyla mücadele ederek kendi kaderlerini kendilerini belirleyecekler her türlü alkışı hak ediyorlar.