Milli Şairimiz

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u vefatının sekseninci yılında rahmetle anıyoruz. Allah, ondan razı olsun.
Mehmet Akif Ersoy, milli şairimiz. Yakın tarihimizin en bunalımlı döneminde (1873-1936) yaşadı. Millet hayatımızın en zor yıllarında yetişti. Milletçe yaşadığımız medeniyet krizi,  Dünya savaşıyla birleşerek Osmanlı imparatorluğunun yıkılışını hazırladı. Yurdumuz işgal edildi sonuçta. İşte tam bu devirde Mehmet Akif Ersoy, aydın bir şair olarak kalemiyle konuşmaktadır. O, eserleriyle milletimizin vicdanı olmuştur. Milli Mücadele'ye fikirleriyle, vaazlarıyla, eserleriyle verdiği her katkı çok önemlidir.
*
Mehmet Akif, kalemiyle konuşan milli bir şairdir. Şair olmak daima mümkündür, ancak "milli şair" olmak için ona uygun dil, üslup, duruş, fikir ve değerler dünyası, duyarlılık, edebi karakterle estetik tavır gerekir. Akif şiirleri bu özelliklere sahiptir. Şairin özüyle sözünün bütünleştiği görülür şiirlerinde. 
Akif, düşünen şairdir. Eserleri birbirini tamamlayan bir ahlakın, bir inancın, bir duruşun, bir yaşam tarzının, bir estetik anlatımın somut göstergesidir. Bağımsızlığa, hürriyete, barışa, hak ve hukuka, dayanışmaya ve huzura daima önem veren şairimiz; Safahat'ı sayesinde edebiyatla tarihsel akış arasındaki anlamlı ve çok yönlü örtüşmeyi başarıyla sağlayan entelektüel sanatçımızdır.
*
Mehmet Akif, yenilikçidir. Gerçekçidir. Gerçekçi olmak insanı uyanık tutar. Akif, edebiyat tarihimizin zihniyet olarak en uyanık sanatçılarındandır. Hayale yönelmez. Gerçeklerle bağını koparmaz.
Bir şiirinde der ki:
"Hayal ile yoktur benim alış verişim
İnan ki: Her ne demişsem görüp de söylemişim
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun olsun, hakikat olsun tek."
*
 Hayat, gerçekler üzerinde devam eder. Bunu idrak edemeyen sanatçının eserlerinde gerçeğin anlatımı zayıflar. Akif bu uyanık dikkatin milletçe ayakta kalmak, hür olarak yaşamak için gerekli olduğunu bilir. Öğrenmeyi ve öğretmeyi ayakta kalmanın koşullarından biri olarak görür. Bu manada çalışmanın, aklı kullanmanın, bilimsel yöntem ve verilerden faydalanmanın önemini daima ifade eder.
Şöyle diyor şairimiz:
"Bir baksana, gökler uyanık, yer uyanıktır."
*
"Gidin üç yüz senelik ilmi tez elden edinin."
*
Akif, yaşadığı dönemde dünyanın gidişatını hakkıyla anlamıştır. Bunu İstiklal Marşımızı okurken anlıyoruz. Çanakkale Şehitlerine şiirini okurken fark ediyoruz. Bunu hemen her dizesinde bize ispatlar. İnsanlığın karakteristik özelliklerindeki değişen ve değişmeyen nitelikleri kavrayan şairimiz şiirleriyle bizi uyarmaya devam etmektedir. Onun her şiiri okurunu düşünmeye, öğrenmeye, çalışmaya, değerlerimizi yaşamaya, dayanışmaya, medeniyetimizin imkanlarını genişletmeye davet eder. Bu çerçevede Akif; ilimle  irfanı, ahlakla inancı odak noktasına alan bir vicdanın, bir zihniyetin, hayatın estetik anlatımını şiir diliyle yapar. Bu cümleleri yazarken İstiklal Marşı dilimde. Bülbül ve Çanakkale Şehitlerine şiirleri önümde. Bizi, Milli şairimiz  her dizesiyle, insanın yaratılış hakikatiyle buluşturarak, idrak sınırlarımızı genişletmeye çağırıyor.