Resim Sergisinde

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çorum Belediyesi, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından Sanat Müzesi ve Galerisi'nde düzenlenen bir resim sergisini gezdim. Sergi, Prof. Dr. Basri Erdem'in otuz beş tablosunu içeriyor. 9 Kasım 2016 tarihinde açılan sergi, 26 Aralık Cumartesi gününe değin açık kalacak.
Doğrusu, bu sergi Çorumlu sanatseverler için güzel bir etkinliktir.
*
Resim sergisinin açılışından haberdardım. Ancak, iş yoğunluğum sebebiyle, sergiyi gezecek rahat bir vakit bulamadım. Geçtiğimiz çarşamba günü kuşluk vakti sergiye gitmeye karar verdim. Hava kapalı ve soğuktu. Ara ara kar atıştırıyordu. Böyle bir havada sergi salonuna girdim. Daha doğrusu bu sıcak salona sığındım. Duvarlar resimlerle süslüydü. Ortam sessizdi. Hoş bir sükunet! Sükunet daima güzelliği, ferahlığı, huzuru çağrıştırır bana. Duyuş ve düşünüş için bunlara ihtiyacımız olduğunu hep aklımda tutarım. Sadelik, düzenlilik, sanat eserleri ve süs. Salona ait ilk izlenimimi bu kelimelerle belirtebilirim.
*
Sergi salonuna giderken modern dönem şehir hayatının getirileri üzerinde düşünüyordum. Tüm dünyadaki şehirler büyüyor, değişiyor, yeni özellikler kazanıyor, neticede nesilden nesile geçiş her haliyle devam ediyor; her şehir yüzlerce neslin yaşayan-birikimli, binbir renkli bir mirasıdır.
Çorum da hızla değişiyor. Bunu görebiliyoruz içinde yaşarken.
Çorum'da kültür, sanat, spor etkinliklerinin artışıyla beraber bunların  çeşitlenişi sevindiriyor beni. Sergiler, tiyatrolar, sempozyumlar, konserler, konferanslar, sportif yarışmalar birbirini takip ediyor. Sosyal hayatın kendini yenilemesi bu tür etkinliklerin artışıyla mümkün. Günümüz insanı şehir ortamında yaşadığına göre salon ve saha bağlamlı etkinliklerin çoğalması şehir yaşamına değerli bir renklilik ve rahatlatıcı nitelikte sosyo-kültürel boyutlu beslenme imkanları sunar.
*
Her resim sergisi bize bir anlamda özgün bir renkler alemi takdim eder. Çeker bizi beyazın, siyahın, kırmızının, yeşilin, mavinin, sarının, eflatunun, morun, grinin dünyasına. Düşünürüz bakıp bakıp tablolara. Sanatçısını dinleriz sessiz sedasız tablosunun derinliklerinden. Sanat ve düşünce. İnsanın üretici gücü.
Sanat, düşüncenin bahçesidir.
Son yıllarda "şehir hayatı" üzerinde çalışıyorum.  Hangi yere baksam, hangi konuyu düşünsem hep "tematik olarak şehir yaşamı" ile bağlantılarını kurmaya uğraşırken buluyorum zihnimi. Konu böylesine derin ve yoğun.
Sanat etkinlikleri bütün şehirler için çok önemlidir her dönemde. Onlar şehirliler için farklı alanlarda oluşan estetik boyutlu muhabbettir. Şehirler genelde kalabalıktır, hareketlidir, hayat rengarenktir. Bütün bunlara rağmen hayata sanatın estetik katkılarının sürekliliği lazımdır. Yaşamın tekdüzeliğine, yıpratıcı etkilerine, olağan sıkıntılarına kültür, sanat ve spor ( evet, spor)etkinlileriyle bir tazelik, bir yenilenme iyi gelir. Bu çeşitteki her faaliyet ilgililerinin nezdinde hayatın bazı tematik anlatımlarıyla oluşan nükteli bir tebessümüdür de.
*
Her sanatçı üslubunun gereği olarak farklı bir gerçekliğin estetik  anlatımını yapar. Bizi, kendi kompozisyonlarıyla oluşan  "Yeniden üretilmiş alemi"ne davet eder. Tablolar bu manada estetik düzeyde oluşturulmuş birer anlam adasıdır. Sergiyi gezerken sanatçının dünyaya, insana kısacası hayata bakışındaki sanatsal inceliği, nükteyi, tematik akışı anlamanın uğraşında oluyoruz.
Prof. Dr. Basri Erdem'in tablolarının çoğunda tabiatla karşılaşıyoruz. Ressam, bazı eserlerinde bize deniz- kara buluşmasını sunuyor. Bu tür tablolarda insanın, kompozisyon bağlamında resmeden-anlatan kişi olarak bakıp üretişini sezdiriyor. Sahilde hareketsiz bir kayık var mesela bir tabloda. Soyutlama yönteminin farklı bir tarzda anlamı var mı diye düşünüyor insan. Deniz ve kara ortamında  hareketsizlik dikkat çekiyor. Bir sükunet halinin otuza yakın tabloyla anlatımı yapılmış denebilir bir bakıma. Diğer yandan  bu özellikteki eserlerde; sanki insanın, söz konusu manzaraları sadece izleyebilmekle yetinmektedir temasının altı çiziliyor. Modern insan doğadan kopuşunun sıkıntısıyla durgun bir hali, hayal kırıklığını yaşamaktadır önermesini  sezdiriyor gibi.
 Ressam, bize çağımız modern insanının doğayla yabancılaşmasını, neticede bakış açısındaki yalnızlaşmasını son derece duyarlı  bir tonda sunuyor.
*
Sergideki tabloların bazılarında ise; doğadaki hayvanlardan boğa, teke (keçi), koç, kedi gibi evcil hayvanların yer aldığını görüyoruz. Ressam bu eserlerinde de varlıkların kendilerini oldukları gibi resmetmemiş. Bu varlıkların sanatçıda bıraktığı izlenimlerini buluyoruz. Sergi bize modern duyarlılığın bazı hallerini resim sanatının imkanlarıyla veriyor. 
Bilindiği gibi modern insan koşuşturmaktan yorgundur çağdaş sanat aleminin algısına göre. Modern ortamlar insanın kırılganlığını artırmıştır. Gezegenimizde doğal olandan kopan insanoğlunun çevresi giderek mekanik nitelikler kazanmaktadır kimi yorumculara göre.
Ressam bize doğanın varlığını basit ama anlamlı hatırlatmalar şeklinde belirtiyor renklerin diliyle. 
Basri Erdem, modern dönem ressamı. Bu sergisindeki  eserlerinin büyük çoğunluğunda bizde oluşturduğu izlenim, duyan, düşünen, algılayan, izleyen, yaşayan günümüz insanının duyarlılığını  genel hatlarıyla verirken; üslubun geregi olarak sessizliği, hareket ve durgunluk bağlamında yalın anlatımı bir ifade biçimi olarak tercih ediyor. 
Sergiden çıkarken dönüp bir kez daha baktım eserlere. Yerlerindeydiler. Hoş bir türkü sesinden ayrılır gibi yavaş  yavaş adımladım merdivenleri. Hayatla sanat böyle iç içe işte.