Sözün bittiği yer...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

 
'Evinde aslan dışarda kedi' dedik ancak evimizde de kediye döndük. Tarihinin en pahalı ve sonucunda da en kaliteli kadrosuna kuran Çorum Belediyespor bir şeyler ters gidiyor.
 
Ekonomik olarak onda biri fiyatına kurulan bir takım karşısında ikinci yarıda ortaya konulan futbol ve hepsinden önemlisi mücadeleye bakınca insanın aklı mantığı almıyor.
Her maçta şahit olduğumuz öne geçtikten sonra geriye yaslanan ve oyunu rakibe bırakan bir takım. Kazandığımız maçlarda da bunu gördük yaşadık. Maalesef buna çözüm bulması gereken teknik heyet bir türlü çare olamadı.
 
Futbol şehri olan Kocaelispor'un tribündeki taraftarı ve sahadaki futbolcusu olaya nasıl inandığını ortaya koydu. Devre arasına geride giren takım taraftarı ikinci yarı takımının arkasında durdu ve itici güç olarak görevini yaptı. Bizim taraftarımız ise aklına estikçe kırmızı-siyah çekerek görevini yaptığını sandı.
 
Önemli olan takımın yerde iken onu ayağa kaldırmakta. Önde iken galipken zaten futbolcu maç sonunda kazanacağını düşünerek koşar mücadele eder. Dünki başlığımda belirtmek istediğim buydu. Tribünde ve sahada inananlar kazandılar inanmayan ise kaybettiler.
 
Tabiki asıl suçlu tribündeki taraftarlar değil. Sahada işin icra makamı. Öncelikle futbolcular. Yan tarafta Başkanın söylediklerine kim itiraz edebilir ki. Yeter artık beyler bu şehrin de bir sabrı var. Artık bıçak kemiğe dayandı. Bir eli bağda bir eli yağda yediği önünde yemediği arkasında yaşamak güzel. Hiç bir sorunu olmayan bir kulüp. Ekonomik olarak hak ettiğini alan isimler. Peki niye görevlerini yapmıyorlar. Sahada yüreklerini ortaya koymuyorlar. Kusura bakmayın kimse sizi buraya bunun için getirmedi. Bizlerin bir ömür boyu bir arada göremediğimiz paraları size bunun için vermedi.
 
Buna teknik heyeti de dahil edelim. Sezon başından buyana yazıldı çizildi. Hemen hepsi de aynı şeyler. Doğru bir tane olduğunu göre neden yanlışta ısrar Serdar hocam. Bu köşelerde yazanlar sizden çok daha Çorumlu ve Belediyespor severler.
 
Bugüne kadar şahsınıza hakaret eden rencide eden yorumları gazetelerde görmemişsinizdir. Hepimiz bizce doğru olan yanlışları dile getirmeye çalışıyoruz. Bunları tenezül edip okumadığınız içinde maalesef yanlışta ısrar etmeye devam ediyorsunuz. Görevini yapan insanların telefonlarını bile açma gereği duymuyorsunuz. Bizim sizin şahsınızla ilgili art niyetimiz olamaz. Ancak artık sizin niyetinizden şüphe etmeye başladım.
 
Lig uzun bir maraton dedik ancak onunda boyu kısaldı. Hala önümüzde bu kayıpları telafi edecek zaman var gerçekten. Zaman var ancak bu görüntü insana hiç umut vermiyor ki. Kadro kaliten ne olursa olsun oynadığımız ligde mücadele etmeden maç kazanılmıyor.
Teknik Heyet her korner olduğunda gol yiyeceğiz endişesine çözüm bulması gerekiyor. Yan toplarda zayıf görüntü veren Burak yerine neden Sercan tercih edilmez acaba. 24 tane oynayacak isimden kurulu kadroda neden girenler ve çıkanlar aynı isimler oluyor acaba. Evinde mağlup takım uzatmalarla 15 dakikalık bölümde neden üçüncü bir diri futbolcuyu sahaya sürmeye gerek görmez acaba. O kadar çok acabalar varki ...
 
NOT: Kocaelispor maçında taraftarların Serdar Bozkurt'u istifaya davet ettiklerini dünki haberde yazmayı yoğunluktan unuttuk. Taraftarlar da yorumlarında bizi istifaya davet etmişler. Haklılar ne diyelim, Alınan başarısız sonuçlardan sonra yapılan bu haklı isteğe yer vermem gerekiyordu. Kusura bakmasınlar. Birde taraftarın bu haklı isteğine tepki gösteren ve onları susturan tribün liderlerine iki çift lafımız var. Küfür etmeyen, sahaya taş çakmak atmayan haklı bir isteğini bağıran taraftarlara engel olmak ne demek allah aşkına. Siz kime hizmet ediyorsunuz bir öğrensek bizde ona göre davransak.