ATATÜRK VE ULUSAL İRADE

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Cumhuriyetimizin 93.yılını idrak ettiğimiz şu günlerde Atatürk'ü anarken  Milli Mücadele yıllarını düşünüyoruz tekrar tekrar. Onun yaptığı yenilikleri hatırlıyoruz. Düşüncelerini anlamak gayesiyle özdeyişlerini, söylev ve demeçlerini okuyoruz. Atatürk; düşünen, çalışan ve uygun gördüğü fikirleri uygulayan bir liderdir.
*
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir."
"Eşitliğin de dayanağı milli hakimiyettir."
"Adaletin de dayanağı milli hakimiyettir."
"Hürriyetin de dayanağı milli hakimiyettir."
Bu görüşler demokratik bir yönetim anlayışının ifadesidir. Gücünü milletten alan güçlü bir iradedir dile getirilen düşünceler.
Atatürk her türlü çalışmasıyla tarihe damgasını vurmuş bir liderdir. Dünyanın gidişatını kavramak adına Atatürk dönemindeki evrensel olayları irdeliyoruz. O'nun liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyetinin Türk ve dünya tarihindeki yerini kavramaya çalışıyoruz. Kuşkusuz Atatürk, tarihimizin ve dünya tarihinin en önemli kurucu liderlerinden biriydi. Onun yaptığı çalışmaların özelliklerini kavramak, düşüncelerini anlamak; kendimizi, tarihimizi, kültürümüzü, dünyayla olan  ilişkilerimizi tanımak manası da taşır.
Atatürk'ün en büyük eseri kurduğu Cumhuriyet'tir; Türkiye Cumhuriyeti'dir. Devletimiz, tarihimizin en şanlı mücadelelerinden birinin sonucu kazanılan zaferlerle kuruldu. Bir kaç yüzyıl duraklama ve gerileme süreci yaşayan  cihan devleti Osmanlı imparatorluğunun önlenemeyen yıkılışı  milletimizi derinden sarsmıştı. Birinci Dünya savaşı sonunda elimizde kalan topraklarımızın çoğunluğu da işgal edilmişti. Ordumuz dağıtılmıştı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk; önce Anadolu'da kongreler toplayarak milletimizin birlik beraberlik anlayışını teşkilatlı hale dönüştürdü. Böylesi bir ortamda liderliğini yaptığı Kurtuluş Savaşı'na hazırlık olarak, her türlü yokluğa ve sıkıntıya rağmen Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisini topladı. Vekillerinin oylarıyla başkan seçildiği Meclisimizin, yani halkın iradesini öne alarak Milli Mücadele'yi sürdürdü. Yurdumuz işgalden bu anlayışın, bu iradenin etkin kullanımıyla kurtarıldı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanı ile milli irade kurumsal özelliğini kuvvetlendirerek yönetim biçimi halini aldı. 
*
Atatürk'ün fikir dünyası çok zengin. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini biliyoruz. Dönemin yerli-yabancı yazarlarıyla, şairleriyle, sanatçılarıyla, bilim ve kültür  insanlarıyla sık sık sohbet ettiğini kaynaklar bize bildiriyor. Nutuk ve demeçlerini okuduğumuzda onun düşünce yoğunluğunu, fikir çeşitliliğini, birikim zenginliğini, yorum gücünü anlamak mümkün. O, insanı ve toplumu hak ettiği noktaya ulaştıran değerlere inanmış ve bunu kararlı bir biçimde daima ifade etmiştir. Atatürk, bir lider olarak milli iradenin kullanımıyla bağımsızlık arasında bağ kurmuş ve bunu yönetiminde uygulamıştır.
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyet'i payidar kalacaktır."
*
"En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır."
"Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir."
Bu özdeyişleriyle Atatürk, ulusal iradenin sahibi olan milletin çocuklarının, gençlerinin eğitiminin önemini açıklıyor. Bilim, sanat ve kültür toplumun ufkunu açar. İnsanların aklını, mantığını ve enerjisini kullanımını verimli hale getirir.
Atatürk, Milli Mücadele'deki liderliğinin yanı sıra kurtuluş  sonrasındaki çalışmalarıyla da milletimizin hayatına damgasını vurmuştur. O'nun bu yöndeki çalışmalarını anlamak için bazı özdeyişlerini okuyabiliriz:
"Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız." 
Bu hedef, Cumhuriyet Türkiyesi'nin en önemli hedeflerinden biridir. Herkesin eğitim imkanlarından yararlanması yönünde yapılan çalışmalar ilerlememizin önemli kaynaklarındandır. Bugün yaygın ve örgün eğitimde ulaşılan nokta sevindiricidir.
*
Sanat, modern alemde, düşünce ve duyarlılık bakımından milli iradenin ortaya çıkış zeminlerindendir.
Sanat, halkın duygularının,  düşüncelerinin estetik eserler vasıtasıyla en etkin bir biçimde ifadesidir. Bunun bilincindedir Atatürk.
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir." 
Sanatsız hayat inceliklerini, değerlerle bağını, tazeliğini yitirebilir; üretici gücünü gereğince kullanamayabilir. Oysa, toplumlar  kendini daima yenileme ihtiyacındadır. Bu; bilimle olur, sanatla olur, kültürel ve sportif etkinliklerle olur. Değer üreterek gerçekleşir sosyal hayatın  tazelenmesi. Atatürk'ün sanat faaliyetlerine "hayat damarı" nitelemesi yapması bu manada çok dikkat çekicidir.
*
Atatürk, milletin bağımsızlığını koruyarak  ilerlemesi için her türlü tedbiri almış ve bu yolda gerekli düşünceleri açıklamış, hedefleri göstermiştir. Eğitimi, bilimsel ilerlemeyi, sanatla uğraşmayı, her alanda  çalışıp üretmeyi, birlik beraberliği, fedakarlığı, milli değerlere bağlılığı, medeni cesareti, kahramanlığı, dayanışmayı, vatan ve millet sevgisini, ulusal iradeyi, ahlaki duruşu, bağımsızlık düşüncesinin gereğini sürekli vurgulamıştır.
"Büyük işler, mühim teşebbüsler ancak ortak çalışma ile temin edilebilir."
"Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük  gösterdiği için başarılı olmuştur."
"Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder."
*
Atatürk, yakın  tarihimizde milletimizin istiklali ile istikbali çerçevesinde kurucu iradesinin en güçlü temsilcisidir.  O, ulusumuzun bağımsızlığıyla ulusal iradesini bütünlük içerisinde değerlendirerek bunu hayata geçirmiştir Milli Mücadele döneminde.  O, her konuda milletimize daima güvenmiştir.
Ulusal iradesine sahipliğini Milli Marşıyla da etkin bir biçimde sürekli ifade eden milletimiz sahip olduğu mirasın, birikimin ve değerlerin şuurundadır.
Milletimizin tarihi bu şuurun yaşanmışlıkları bağlamında güneş gibi daima parlayan zaferlerle doludur.
Atatürk'ü rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyoruz.