Dördüncü Mesele

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Dünyanın binbir türlü meşgalesinden bazen teneffüse ihtiyacımız olur.
O zaman dördüncü meseleye nazarları döndürürüz.
Dördüncü mesele Denizli hapishanesinin bir meyvesidir.
Bulunduğu zor şartların imkansızlığına rağmen Bediüzzaman meyve risalesini orada kaleme almış. Dördüncü meseleyi de sık sık okumamızı tavsiye eder Bediüzzaman.
Neden?
Nedeni belli.
Öylesine çalkantılı bir hayat için de yaşıyoruz ki...
Nazarlarımız yaşanan olaylar ile alt -üst oluyor.
Ehli iman her şeyi gördüğü gibi yaşamaya başlıyor.
İradesi zayıf,
"Dinde hassas ve sathi, muhakeme-i aliyede noksan" nice insanlar varkişahsi, manevi hayatını, ibadetini unutuyor dünya cereyanları ile yaşıyor.
İşte bizler de dördüncü meseleye koşuyoruz.
"Sizlere katiyyen biliniz ki Risale-i nur ve şakirtlerinin meşgul oldukları vazife ruyi zemindeki en muazzam mesailden daha ehemmiyetlidir."
İşte meselenin nezaketini o zaman anlıyoruz.
İşte dünya hayatı, işte yaşadığımız olaylar.
Zalimlerin santraç oyunlarının figüranı oluyoruz bazen.
Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz.
Dördüncü mesele aklımızı başımıza getiriyor.
İmanımızı takviye ediyor.
Ne Amerika,
ne Avrupa...
İçinde bulunduğumuz imtihanın şartları bizi kulluğumuzun bilincine götürüyor.
Alman ve İngiliz kadar kuvvetimiz ve servetimiz olsa bu vazifeye sarf etmemiz gerekiyor.
Bu hayatın şifrelerini biz bilemiyoruz.
Dün gördüğümüz insan bugün aramızdan ebedi aleme uğurlanıyor.
Bu şartlar bizi dünyadan tamamen koparmak anlamına gelmiyor.
Olayların yoğun gevezeliği bize zarar veriyor.
Dengeleri iyi ayarlamamız lazım.
Heyecan içinde bir şeyler yaparken kulluğumuzun gerekleri ihmal edilebiliyor.
Dördüncü mesele bu açıdan önemli.
Kaybedeceğimiz ebedi hayat o kadar kıymetli ki.
"Cehennemden cezasını çeken cennete giden en son bir mümine on dünya büyüklüğünde bir mülk veriliyor" hadisinde bunu öğreniyoruz.
Kazanmak ve kaybetmek..
Ve bir çok insan ehli iman olduğu halde bu imtihanı kaybediyor.
Bir ehli keşif ve ehli kabir, kırk vefat edenden yalnız bir kaç tanesi ebedi hayatını kazandığını ifade ediyor.
Oda 1940'lı yıllarda...
Şimdi kaç kişi kazanıyor acaba?