Hükümet Kapısı

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

En güvenli liman olarak bakıldı…
Kime?
Tabi Devlete…
Önce devlet siyasi iktidarların tek yetkili organı idi.
Daha sonra KPSS imtihanları ile bu engellenmiş oldu.
Şimdi çalışkan ve emek verenler memur olabiliyor.
Halbu ki, sivil hayatta başarılı olanlar devlette çalışanlardan kat kat fazla imkanlara sahip olabiliyor.
1980 yılında ben de böyle bir teşebbüste bulunmuştum.
Ama hayat tecrübesi fazla olan bir arkadaşım:
"Devlet hizmetine girme, insanı ne öldürür ne de umdurur, gel beraber çalışalım " diyerek beni kararımdan vazgeçirmişti.
Doğru söylemişti…
Ben de sosyal hayatta ve ticaret işleri ile meşgul olarak memuriyetten daha iyi imkanlara sahip oldum.
Sivil hayat elbet de risklidir…
Ama, çalışan ve işini takip edenler için kazançlıdır.
Bugün bir çok iş dalında eleman bulmakta, işletmeler sıkıntı çekiyor.
Memuriyet, memlekete ve insanlarımıza hizmet maksadı ile ise güzeldir.
Ancak, kazanç mevki ve makam içinse buna Bediüzzaman " maaş dilenciliği" demektedir.
Sizler farklı düşünebilirsiniz…
Saygı duyarım…
Ama, vakıa budur.
Herkesin hükümet kapısına gözünü diktiği zaman o ülkede artık ziraat ve ticaret geriler.
Ve, o millette fakir düşmeye mahkum olur.
Özellikle ülkemiz kalifiye eleman bakımından zayıf bir ülke...
Sanayicinin ürettiği markalı bir otomobil firması dahi yok.
Milyarlarca dolar paramız başka ülkelere akmaktadır.
İşte size hükümet kapısı…
Oraya girme nerede ise imkansız ve zor hale geldi,
Fakat talipleri azalmadı…