Yelkovan Dikenleri

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çocukluğumda büyüklerimden dinlemiştim. Adamın birisi, sevdiği kızı alamamış. Onu alana da derin bir düşmanlık beslemeye başlamış. Ama bunu kimseye sezdirmemeye çalışmış. O adamla arkadaşlığı ve dostluğu artırmanın çabası içine girmiş. Aradan yıllar geçmiş, bir gün o dostuyla birlikte ava çıkmışlar. Kır bayır dolaşıp yorulunca bir tepede oturup dinlenmek istemişler.
Adam, sağı solu iyice gözetliyor, ortalığın sakinleşmesini bekliyormuş. Sonunda aradığı ortamı bulunca bir oyunla arkadaşını yere yatırıp boğazına bıçağı dayamış. Arkadaşı, işin ciddiyetini anlayınca bundan vazgeçmesi konusunda çok yalvarmış. O da burada kimsenin görmediği şu anda seni öldüreceğim, karına da sahip olacağım diyerek niyetini tamamen açığa vurmuş.
Boğazından birkaç hançer darbesi alan adam, "Hiç kimse görmez, hiç kimse şahitlik yapmaz sanma. Gün gelir, şu yelkovan dikenleri şahitlik yapar" diyor. Arkadaşı, şu dikenler mi şahitlik yapacak diyerek gülüp geçiyor. Öldürmekte kararlıdır ve son darbeyi vuracak, şah damarını kesecektir.
Katil, akşama doğru elini kolunu sallayarak köyüne döner. Arkadaşının nerede olduğunu soranlara, yolda ayrıldıklarını, nereye gittiğini bilmediğini söyler. Hatta komşularıyla beraber o da aramaya çıkar. Günler sonra ceseti bulunur.
Katil, aileyi taziyeye ilk gidenlerdendir. Eşine ve çocuklarına elinden geldiği kadar yardım eder. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra dul karısına evlenme teklif eder.
Maddi sıkıntı içinde kıvranan dul kadın, bir süre düşündükten sonra çaresizlikle evlilik teklifini kabul eder. Kocasının acısını yüreğinin derinliklerine gömerek yeni evliliğini sürdürmeye çalışır. Ama içi hiç rahat değildir.
Yeni kocası, gizli gizli sevdiği kadına kavuşmanın neşesiyle mutlu bir hayat sürdürür. Eşinin her isteğini yerine getirmeye çalışır. Bir gün eşiyle birlikte köyün dışında bir yerde piknik yapmaya giderler. Yemekler hazırlanır, çaylar demlenir. Güle eğlene piknik devam eder.
Adamcağız, birden bire gülmeye başlar. Kadıncağız, buna bir anlam veremez. Sebebini sorar, adam kahkaha atarak gülüşünü sürdürür. Kendisini biraz topladıktan sonra gülüş sebebini anlatmaya başlar.
"Hanım, şu rüzgarın önünde yuvarlanan yelkovan dikenlerine bakıyorum. Bunlar, şahitlik yapabilir mi?"
Hanımı, yelkovan dikenlerine bakmış, kocasının sözlerindeki derin manayı çözememiş. Neye şahitlik yapacak ki, diyebilmiş. Adam, on yıllık evliliğinden de cesaret alarak hikayeyi baştan sona anlatmış.
Kadın, yıllar sonra kocasının katiliyle evlendiğini anlamış. Anlatılanları tek tek zihnine kaydetmiş. Kocasına bir şey sezdirmeden günlerce sabretmiş. Bir vesile ile şehire indiğinde karakola gidip olan biteni ayrıntısıyla anlatmış.
Katil, yıllar sonra da olsa yelkovan dikenlerinin şahitliğiyle yakayı ele vermiş.
Bu ibretlik hikayeyi niye anlattığımı anlayanlar olmuştur herhalde. Büyük gizlilikle soruları çalarak üniversiteye, askeri okullara, polis okullarına hatta devlet dairelerinin her kademesine otuz-kırk yıldır hırsızlık ve haksızlıkla adam yerleştirenler, acaba bir gün bunun ortaya çıkacağını, içlerindeki yelkovan dikenlerinin şahitlik yapabileceğini hiç düşünmediler mi? O günlerde hakkını yedikleri gençlerin ahının ve beddualarının bir gün tutacağını hiç akıllarına getirmediler mi?
İnsanoğlu gizlilik kapsamında bazı işler yapabilir. Ama unutmayın ki kılıfına uydurulmuş sahtekarlıklar bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır.
Fıkra gibi bir olay var. Kahvede dörtlü oluşturup oyuna dalanlardan biri çok sıkışmış, gazlanmış. Sandalyeden hafif kayarak sessizce gazı boşaltmış. Arkadaşları sezmesin diye sandalyesini hafifçe gıcırdatmış. Onu göz ucuyla takip eden arkadaşı sormuş: "Eee… Sesini sesine benzettin. Kokusunu nasıl saklayacaksın?"
Yıllardır haksızlık ve hırsızlık olayları, her yerde konuşuluyordu. Her defasında yalan, iftira, çekememezlik deyip geçiştiriyorlardı. Abiler bu soruları rüyalarında görmüşler diyerek sesini sesine benzetiyorlardı.Ama artık kokusu çıktı. Hem de hiç saklanamayacak biçimde pis kokusu.
15 Temmuz 2016'da olanları Hollywood senaryosu diyen hainlerin örtbas edemeyeceği kadar büyük boyutta daha ne kokular varmış da halktan gizleniyormuş. Hepsi ortaya çıktı.
Gaflet uykusundan uyuyanların uyanmasına vesile olur inşallah.