Milli İrade

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Milli irade çok önemli bir terimdir.
Kapsamı da geniştir. Hukuktan siyasete, egemenliğin kullanılışından sosyal ve kültürel hayata kadar geniş bir alanın anlamlandırılmasında etkindir. Cumhuriyetle, demokrasiyle, bağımsızlıkla, hak ve hürriyetlerle doğrudan ilişkilidir.
*
Türk siyasal tarihindeki milli irade anlayışı köklüdür. Onun gerçekleşmesi için bir çok kurum oluşmuştur. Özellikle Milli Mücadele Dönemi ve hemen sonrası önemlidir bu anlayışın uygulamaya geçişi açsından. TBMM'nin toplanması, seçimlerin yapılması, Cumhuriyetin ilanı, çok partili siyasal hayata geçiş hep milli iradenin hayata geçirilişinin uygulamalarıdır.
 Ki, demokrasinin temelinde bu anlayış vardır.
*
Milli irade, cumhuriyet, egemenlik, bağımsızlık ve demokrasi.
Hepsi bir anlamlı bir bütünlük oluşturuyor.
Atatürk'ün dediği gibi:
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir."
Konu egemenlik meselesi olunca Meclisimiz  gelir aklımıza. TBMM devletimizin vazgeçilmez kurumdur milli iradenin millet adına kullanımı açısından.
Milli iradeye saygılı olmak, ona sahip çıkmak, milli benlik ve bilincin gereğidir. Demokrasinin ruhu bu anlayışla yaşar.
Milletimiz bunu her zaman başarıyor. Milli iradeye sahip çıkmak için gerektiğinde şehitler veriyor. Her türlü fedakarlığa katlanıyor. Dünya sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Coğrafyamız da karışık ne yazık ki. Yaklaşık elli yıldır terörle mücadele ediyoruz. Çıkar çatışmaları savaşlarla, terörle, çeşitli şiddet olaylarıyla uygulanıyor. Uyanık olmak zorundayız bugünkü gibi. Birlik ve beraberliğimiz en önemli güç kaynaklarımızdandır. Toplumsal dayanışmamız önemli. Demokratik hoşgörümüz fazlasıyla  lazım. Üretmeyi, her alanda çalışmayı asla bırakmamalıyız.
Halkımızın, Milli Mücadele yıllarında olduğu gibi egemenliğine sahip çıkması ne güzel. Milli irade. Bağımsızlık. Cumhuriyet. Özgürlük. Demokrasi. Son yüzyılımızın temel kavramları bunlar.
*
 
Sorunlar küresel ölçekli aslında.
Sanayileşme ve şehirleşme ile modern ekonomik sistemlerin dönüştürücü etkisi yaşanan kişisel ve toplumsal sıkıntıları yoğunlaştırıp derinleştiriyor. Geçmiş dönemlerin sosyal ve kültürel imkanları insanların yeni yeni oluşan ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabiliyor.
Kalkınmakta olan ülkelerde nüfusun çoğunluğu köyde oturup tarımla uğraşırken, şehirleşme sürecine geçince, yoğun kültürel değişimi hayatına alan toplumların hayatında otuz, kırk, elli yıllık dönemleri kapsayan derinlikli yeni sorunların oluşması kaçınılmazdır. Bu sorunların önceden görülerek bilimsel yöntemlerle hayatı zenginleştirecek, sıkıntıların etkisini azaltacak, onların giderilmesi için farklı ve verimli bakış açılarının insanlığa sunulması gerekir.
Dünyanın 1960 yıllardan beri uğraşıp durduğu terör ve şiddetin sonuçlarından bir bu olsa gerek. İçine kapanan sosyal kesimlerin bu üslubu, onun farklı toplumsal yapılarla iletişimini iyice zayıflatıyor. Kendi kapalı alemini oluşturup, özel bir yaşam üslubunu ekonomik, kültürel, edebi, fikri bir muhtevayla geliştirerek  yeni gerilim hatları meydana gelmesine sebep oluyor.
*
Dünya hızla değişiyor olumlu ve olumsuz getirileriyle.
Onu her gün yeni baştan okuyup anlamak gibi bir mecburiyetin içindeyiz.
Küresel bir yarış, küresel bir mücadele, küresel bir paylaşım ortamına dönüştü gezegenimiz. Bazı ideolojiler, zihniyetler, çıkar grupları başkalarının sosyal dokularıyla oynuyor, onun dengelerini bozmaya uğraşıyor kendi yaşam alanlarını genişletmek adına.
İnsanlık, küresel karmaşayla karşı karşıya.
Küresel sistemin damarlarında dolaşan para, insanın kalp ve zihin dengelerini bozuyor. Her türlü küresel müdahaleye açık hormonlu bir kültürel dünya-ki  maddiyatla temellendirilen yarı sanal yarı gerçek bir dünya- konuyor insanlığın önüne farklı farklı sunumlarla..
*
Milli irade, ulusal varlığımızın gereğidir. Her türlü imkanımızla onu korumak kendimiz ve çocuklarımız için lazımdır. Bunun için ele ele verip gece gündüz çalışarak ülkemizi kalkındırmalıyız.
Düşünmek, çalışmak ve üretmek.
Sorunlarımızı büyümeden inceleyip çözüm yollarını bulmalıyız.
Üzerinde fazlasıyla kafa yorup, incelemeler, tartışmalar yapılması gereken bir çok  meselemiz olabilir daima. Akıl, sağduyu, dayanışma, azim ve disiplinli-sistemli çalışma dahilinde hiç durmadan gelişip  ilerlemenin yolunu yöntemini bulmalıyız. Bilim insanlarımız  sıkıntılarımızın  sebeplerini ve sonuçlarını irdelemeli, yüzlerce bilimsel kitap, makale yazmalı. Hayata dair her konuyu pozitif anlayışla iyice araştırıp tahlil etmeliyiz. Aydınlarımızın, yazarlarımızın, şairlerimizin, ilim irfan sahibi kişilerin mutlaka ilgilenmesi gereken bir konu bu mesele.