Hikayesi İçinde

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Sigarayı bırakalı on yıl olacak. Ancak dumanı arayıp buluyor beni. Kaçıyorum dumanından. Yeniden başlamaktan korktuğum kadar dünyadaki hiç bir şeyden korkmuyorum. Dün, yürüyüş yaparken yine o hali yaşadım. 
Sigara meselesi. Hayatımızın sorunu.
Duman ve ateş. Öncelik ateşte mi, duman da mı?
Uçunda ateş var sigaranın, ateş. Uçta ama uzak değil. Duman, onun yanışıyla var. Kendi elimizle yaktığımız ateş. Ve nefes nefes o ateşin yanışını tazeliyoruz dumanın da ciğerimize çeke çeke.
Sigara  içenin can damarına ulaşıyor dumanından gelenle. Onun tiryakiliğini kendi adıma çok özel bir davranışa yöneliş olarak kabul ederim. Bu tiryakilik, insan hayatını dumanaltı eden konulardan biridir benim için. Maalesef yıllarca bırakamadım, kurtulamadım o baş belasından. Bırakalı dokuzuncu yıl bitmek üzere ama yine korkuyorum  beni esaretine alacak diye.
İnsanoğlu  zihnini bir az rahat bırakınca  o da gezmeye başlar özellikle geçmiş dönemleri kapsayan alanlarda. Hatırlar bazı olayları, durumları, duygusal yaşantıları, izlenimleri, tanıklıklarını, korkulu ve sevinçli hallerini. Onları tekrar süzer, düşünür, değerlendirir.
*
Dün,  gün batımına yakın yürüyüşteyim. Hızımı almışım, düşüne taşına adımlıyorum rahat rahat. Çorum'un serin rüzgarı günün hararetini alıyor.
Sigara dumanı geliyor burnuma. Elim cebime gidiyor. Parmaklarıma bakmışım bir an. Telaşlanıyorum hemen, yeniden sigaraya başlama kaygısına kapılıyorum. dayanılmaz bir istek de duyuyorum. Yolumu değişmekten başka çare yok.
Bu tiryakilik bende, tiryakilikten öte bağımlılık diyeyim, ne zaman, hangi sebeplerle  başladı, hayatımı hangi açılardan etkiledi, bunları ayrıntılarıyla düşünmek istiyorum. Hürriyetten Kaçış idi adı evet. Bu eseri kim önermişti? Dört arkadaştık ve o tiryakiden duymuştum adını kitabın. Erıc From'un bir kitabı, şimdi o  geliyor aklıma: Hürriyetten Kaçış. Kitabı beğenerek okudum sonra iki kez. Bir konu bu kadar edilebilir! 
Sigara da benim hürriyetimi  kısıtladı. Yetmişli yıllarda  terörün, yoksulluğun, köyden şehre göçün, arabeskin-karamsarlığın hakim olduğu dönemlerde yapıştı elime. Girdiğimiz her ortam ağzına kadar sigara dumanıyla doluydu. İçmesek de sigarasız nefes alamıyorduk. Konuya bakmaya bu noktadan başlarken  yaklaşık çeyrek yüzyıl evvelinin bir anısını hatırlıyorum. Uzak bir şehirde arkadaşlarla sahilde oturuyoruz. Masada sigara  paketi var. Ona bir el uzanıyor, sapsarı, bir deri bir kemik kalmış bir el. Özür dileyerek bir sigara alıyor. Ayaktayken yakmaya uğraşıyor sigarayı, yakamıyor. Çünkü, hem ayakta duramıyor, sallanıyor, hem rüzgar var. Davet ediyoruz, oturuyor masamıza. Çay ikramımızı geri çeviriyor. Gözleri donuktu ki.. Çekiyor dumanı içine, bir kez daha. Sanki dumanı yutuyor. Hepimiz şaşkınız. Söze başlıyor öksürerek. Her kelimesinde bir soluk alıyor neredeyse, omuzları kalkıp kalkıp iniyor. İnsan nasıl da yıpranıyor! Anlatmıştı hikayesini:
"Doktor içme dedi ama içiyorum. Duramıyorum. Bu bela beni esir etti esir. Erıc From kitabında anlatır ya bağımlılığın modern dünyadaki kişisel esaretini. Okuyun onu, okuyun gençler. Gerçi ben okudun yine.. Kurtulamıyorum. Modern insanın iradesinin, zevklerinin oluşumu sıkıntılı. Ben, dayanıksızmışım mesela, metanet eksikliği.. Uykusuzum, uyuyamıyorum hem öksürük hem bunu içme isteğim. Canım yemekten fazla bunu istiyor. Ne olur siz bırakın bunu. Benim durumumu görüyorsunuz. Hikayemi anlatsam… 
 Gülümsüyor , mizahi bir ton veriyor sesine, bakışına. Devam etmişti: "Yok, yok. Hikayem halimden belli. Şunun, ucu ateşlinin içinde hikayem, çektikçe yanıyor, duman oluyor. Olsun, yalan dünya demiyor mu şarkıda. Çocuklarım yalvardı yine bırakmadım. Nereye bırakayım, akıl mı, irade mi koydu bende bu alışkanlık. Çocukluktan beri fosur fosur içiyorum. Esiri oldum.. " 
 Manzara gözlerimin önünde hala. Parmaklarını yakacak kadar kısalan sigarayı denize fırlatırken, oturuşunu düzeltiyor, diriliyor sanki. Dişsiz ağzına bir kaç karanfil atıyor, avurtları geçmiş halde, boğuk boğuk sesleniyor:
" Böyle miydim ben? Onun bağımlısı olmadan önce hürriyetime çok düşkün.. Düştük sigara tuzağına. Siz, yol yakınken kurtulun bu beladan. Söz verin bana. " 
*
Söz almıştı hepimizden, bırakmaya çalışacağız demiştik.
İnsan gevşiyor zamanla.
O gün hiç sigara içmediğimi hatırlıyorum. Bir, iki derken artırdık.
Yürüyüşümü tamamladım dumansız yerlerde yürüyerek. Düşündüm ki, modern dünyadaki kültürel ortamlar da, yaşam alanları da insanı zararlı alışkanlıklardan, bağımlılığa ulaşan yönelimlerden  uzak tutmada yetersiz kalabiliyor. İnsanlık, gelecek kuşakların sağlıklı ve huzurlu yaşayabilmesi için tedbirler almak durumunda. Ülkemizde kapalı alanlarda sigara içilmemesi yönündeki uygulama çok başarılı bir çalışmadır. Sigara, ateşi içinde dumanlı hikaye. O sigarayı bırakma sürecinde ne çok sabrettim. Acı tütünün hikayesi içinde, sadece kağıda sarılı.