Cami duvarına bacak kaldıranlar

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemini yaşıyoruz.
Bu ülke öyle bir ülke ki, öyle bir coğrafya ki, ölmeden bedel vermeden özgürlüğüne kavuşamıyorsun.
Coğrafya maalesef kaderdir. 
Yine bir hainliği bedel ödeyerek,  kan vererek püskürttük. 
Büyük bir şerefsizliği onursuzluğu atlattık. 
*
15 Temmuz'da 'Fetö-nun attığı sert şutta top, önce demokrasiye inananların koruduğu kalenin üst direğine, daha sonra gol çizgisine çarparak tekrar oyun alanına geri döndü. 
*
Bir zamanlar, ben ve benim gibiler Feto derken, birileri Hoca Efendi diyordu.
Taa yıllar öncesinden televizyonlarında ağlayarak ve hiç durmadan salya-sümük vaaz verirken; 'Tilki vaaz vermeye başladığı zaman gözünüz tavuklarda olsun' derdim de bana kızarlardı.
Sonuç; Hoca Efendi ekildi, Fetö biçildi. 
*
Feto meşru değildir ona direnmek haktır. 
Hep birlikte bir kez daha şahit olduk ki, Feto ve aveneleri sapkın bir tarikata dönüşmüş.
Allah hepsini gübre kılsın.
*
Köy çocuğu değilim ama köylü çocuğuyum bilirim.
Köy yerde ahırda inekler,  kümeste tavuklar hani üstüne sessizliği de eklersek kapıda bir köpek de şart olur.
Kapısını bilsin diye yeni doğmuş enik alınır, büyütülür.
Kelp büyüyünce gündüzleri bağlanır, akşamları yalı verildikten sonra çözülür.
Sabah tekrar yalı verilen kelp bağlanır.
Herhangi biri köy evine yaklaşan köpek havlamasıyla irkilir, geriler.
Çok geçmeden içerden; "Kim o?" sesi duyulur.
Sonrasında, "gelin gelin köpek bağlıdır" sesi ile eve girilir. 
Köy yeri köpeksiz de olmaz değneksiz de.
Köy yerinde çakal uğultuları ile köpek havlamaları gecenin müzikalidir.
Köyde çakal sesi de köpek sesi de, her ne kadar sevilse de çok konuşan biri olduğunda afkurma denir.
Pensilvanya'dan  afkuran adamın harekete geçirdiği  hainler çocuklarımızın onlarca yılını geleceğini çaldı.
*
Boğayla başa çıkamayan beceriksiz matadorun yardımına, saklandıkları tahta perdelerin arkasından arenaya çıkıp, boğaya atlarının üzerinden mızraklar savurarak koşan kimliksiz pikadorlar gibi, emrindeki askerleri seçilmişlere ve halkına saldırttı.
Din satan işportacı binlerce kilometre uzaktan kan akıttı / kanımızı akıttı.
Ama şunu bilmiyordu; Sahtekârlık mermisiyle dürüstlüğü vuracak tetikçi daha doğmadı bu dünyada… 
*
Orduda kurmay subaylığa kadar yükselmiş insanlar, binlerce kilometre ötede kendi cemaatinin dışındaki insanlara kin ve nefret besleyen  birine karşı kendilerini bu şekilde  siper ediyorsa o insanlar derin bir hastalık içinde demektir.
Sonuç: Vurur yüze ifadesi, sizleri de harcadılar bi tanesi…
*
Yurtsever vatansever ordu mensuplarımız ve halkımızın onurlu duruşuyla bu defada büyük bir belayı atlattık. 
Halka rağmen hiç bir şey başarılı olamaz. Yapılanın temeli olmaz. Yıkılır gider.
Her geri zekâlı bir gün bu halkın tekmesini tadacaktır.
Soğukta kar ve buzlu havada arazide kalmış birinin (uykuya dalarsa bir daha uyanamaz) uykuya dalması ölüm demektir. 
Bizlerin bir an gevşemesinin ölüm olduğunu bir kez daha hissettik.
*
15 Temmuz'da gördük ki, kontrolsüz güç, deli kuvveti dediğimiz şeye benziyor.
*
Feto ve aveneleri, virajı alamayarak son sürat duvara vurduğu arabadan çıkartılıp kaldırıma oturmuş biri gibi kala kaldılar ortada…
Zartı muhterem Feto efendiyi en son okyanus ötesinde, 'kendim ettim, kendim buldum' türküsünü söylerken bulmuşlar…
*
Ama sevinmeyelim. Yine deneyecekler, yine bir yerlerden çıkacaklar. Henüz bizlerle işi bitmedi melunların… Sakın gevşemeyin…
Son olarak diyeceğim şudur: Feto'nun yatarken yorganını iyi örtsünler. Arkadan üşütmesinler. Kötü rüyalar görmektedir.
*
Sıradaki selamız, pis emellerine kavuşamayan Fetö-culara gelsin…
NOT: Çorum halkı  tüm katmanlarıyla renkleriyle  bu hain kalkışmaya karşı onurlu bir duruş sergiledi. Kalkışmaya başkaldırdı. 
Provokasyonlara gelmedi. 
Hemşerilerimize önder olan parti il başkanlarımızı milletvekillerimizi, Belediye başkanımız Muzaffer Külcü'yü  ve  Valimiz Necmeddin Kılıç'ı tebrik ediyorum. 
İyi iş çıkardılar.