Temmuz Zaten Sıcaktı Daha da...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Bir ömre neler sığmıyor, insan hayatta iken.
Günler nelere gebe, mugayyabat muamması varken  hiç bilemezsiniz..
"Yarın", "bugün"den daha … nasıl olacak  herkes çok merak eder.
Ömür akar durur geleceğe doğru..
Planlar yapılır, geceler gündüz, gündüzler gece olur, acılar tatlılar birbirine karışır.
Bir sokakta cenaze, diğer sokakta düğüne rastlarsınız.
Hem ağlar hem gülersiniz..
Çocuklar biran önce büyümek ister. Gençler de daha büyümek ve iş güç sahibi olmak ister.
Geçim kaygısı başlar..
Yaş ilerlemişse geride kalan günlere/geçmişe özlem duyulur..
Hiç kimse yaşlandığını kabul etmek istemez. Çocuk ya da gençken kendine yaşlı gelen günlere erişince  mevcut yaşın hiçte öyle olmadığı kanaatindedir.
Cahit Sıtkı o meşhur şiirinde bu şaşkınlığını dile getirir:
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
..
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
***
Bireysel hayat genellikle bu şekilde tekdüze sürüp giderken toplumu  etkileyen kişi ya da grup saldırılarına maruz kalınabiliyor. 
Ne gariptir ki kendilerine hırsızlık ya da terörizmi meslek edinmiş insanlar var.
Tere yağından kıl çeker gibi nasıl soygun yaparım diye ince ince planlar yapanlar..
Kendini kaptırdığı ya da bir şekilde kandırılarak dahil olduğu ideoloji uğruna akıl almaz eylemler yapanlar..
Biri çıkıyor din uğruna dindaşlarını öldürüyor; DAEŞ. Bunların ataları Hariciler. Hariciler Hz. Ali'yi tekfir edecek kadar ileri gitmiş bununla kalmayıp şehit etmiş bir güruhtu. Kafir dedikleri, rastgele bir insan değil Peygamber’in damadı. Varın siz gerisini hesap edin. Ne kadar sınır tanımaz olabileceklerini tahmin edin.
Biri çıkıyor asabiyet uğruna kendi milletini öldürüyor; PKK.
Yıllar yılı ülkemizin enerjisi harcandı, mal ve can kayıpları, binlerce şehitlerimiz oldu. Bir ideoloji ki halkını mutsuz ve huzursuz ediyor, ileri değil, geri götürüyor, barış değil savaştan, kandan besleniyor; nasıl vücut bulacak, halkı nazarında nasıl takdir görecek..
Ve biri daha çıkıyor doğrudan sisteme, sosyal yapıya, devlete "ben de devletim" diye kafa tutuyor. Devletin tüm  organlarını kullanarak milleti korumakla görevli silahlarla milleti vuruyor. Darbeye yelteniyor.
Bu grubun en ilginç ve bariz özelliği takiyyecilik ve iradelerinin ipotek altında olması.
Halkımız, duruşuna ve çıkışına güvendiği liderden aldığı işaretle/davetle sokaklara çıktı da diğer asker ve polis güçleriyle darbe girişimi püskürtüldü.
Temmuz zaten sıcaktı daha da ısındı.
Yazının yazıldığı gün ve saatlerde hararet düşüktü ama yine de olağan mevsim normallerinde sayılmazdı.
Mevla encamımızı hayreylesin.
AZİYE:15 Temmuz Darbe girişimi esnasında şehit düşen kamuoyunca malum ve meşhur Erol OLÇAK, bizim de okul arkadaşımızdı. Çok üzüldük. Kendisine ve oğlu Abdullah Tayyib’e Yüce Allah’tan  rahmet, ailesine ve yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ederiz.
GEÇMİŞOLSUN: Yine 15 Temmuz gecesi Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı Turgut ARSLAN da okuldan(orta kısım) arkadaşımızdı. JGK’ye toplantı var diye çağrılıp darbecilerce rehin alındıktan sonra başına ateş edilerek ağır bir şekilde yaralandı. Geçmiş olsun der Yüce Mevla’dan acil şifalar dileriz.