RAMAZAN MUHABBETİ -2-

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Bir önceki yazımız cami cemaati merkezli bir muhabbetti bu haftaki yazımız cami görevlileri üzerine olacak.
Cep telefonları hayatın bir gerçeği oldu ve hayatın her yerinde.
Camilerin kapısında "Cep Telefonlarınızı Kapalı Tutunuz" mealinde uyarılar yer alır. Ama nafile. İllaki açık unutuluyor.
Geçen gün gittiğimim camide cep telefonu değil cemaatı rahatsız eden telsizdi. Polis, telsizi ya unutarak ya da açık kalması gerektiği için açık vaziyette camiye getirince olanlar oldu. Bereket versin polis ilk fırsatta dışarı çıkarak durumu kurtarmaya çalıştı. Ama hem hocanın namaz komutlarını hem de telsizden gelen komiserin komutlarını aldık.            Bu konudaki titizliğini bildikleri için kendisinden cemaatin çekindiği camii imamı selam sonrası ne hikmetse arkaya dönüp bakmadı..
Bu durumu fırsat bilen kelli felli bir cemaat; "Ne oldu, niye uyarmadın…" şeklinde imalı imalı hocaya sataştı. Hoca, uyaranın niyetini bildiği için gülümsemekle yetindi.
Cami görevlileri ne yapsın, uyarsalar bir türlü uyarmasalar bir..
**
Zamanında talebenin birisine hocası Fatiha Suresi'nin sonunu "veleddallin" olarak öğretmiş.
Daha sonra ders aldığı diğer hocası da "velezzallin" şeklinde.
 Olacak buya bir gün bu iki hocasına imamlık yapması nasip olmuş. Velezzallin dese bir hocasına karşı ayıp olacak, veleddallin dese diğer hocasına.
En sonunda ikisini de razı edecek formülü bulmuş:
"Veledda-za-llin."
**
Yaz günleri cami görevlilerinin pencereleri ve klimaları açma-kapama durumları bir alemdir. Bazı camilerde pencereler cemaat tarafından açılamayacak hale getirilmiştir. Klimaların üzerine de görevliler dışında müdahale yapılmaması yönünde uyarılar vardır. Cemaatten biri dükkanına yakın olmasına rağmen bir camiye bu sıcak havalarda klimaları çalıştırmıyorlar diye gitmediğini söyledi. O cemaatin geldiği hafif uzak olsa da diğer camii görevlisine "ha böyle klimaları bu havalarda açın lütfen" dediğimde "iyi de diğer bir kısım cemaatte bize zarar veriyor, niçin açıyorsun" diyorlar dedi.  
Hocalar iki arada bir derede. Aynı hal için biri yanıyorum diğeri donuyorum diyor. Bir başka ifadeyle bir cemaat sıcaktan, diğeri ise soğuktan şikâyetçi.  
Değişik varyantları olan bir fıkra/hikaye aklıma geldi:
N. Hoca'nın oğullarından biri yakın köylerin birinde çömlekçilik yapıyormuş. Bir gün Hoca yanına gidince :
- "Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım" demiş. "Hava güneşli olurda zamanında hepsi kurursa zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!"
Hoca oradan ayrılıp başka bir köyde oturan büyük oğluna uğramış.
Oğlu: 
 - "Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak" demiş.
Hoca eve canı sıkkın dönmüş. 
Karısı:
- "Hayrola efendi, yüzün neden asık" demiş.
- "Benimki bir şey değil" demiş Hoca; "Asıl Sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da yağmasa da bizim oğlanlardan birinin anası ağlayacak".
**
Cami görevleri işleri konusunda cemaate çok fazla kulak verirlerse sıkıntı yaşayabiliyorlar. Mevsim Ramazan olması sebebiyle özellikle teravihi hızlı kıldırma konusunda. İsterseniz biraz tebessüm edelim:
Malum Erzurum'un meşhur bir Naim hocası vardır.  
Bir gün cemaat Naim hocaya gelir.
-Hocam namazı hızlı kıldır da Erzurumspor maçına kavuşalım der. Hoca;
-Tamam der namaza başlarlar Naim hoca namazı öyle hızlı kıldırır ki dua falan okumaz sadece yat kalk..Sağa selam verir sıra sola gelir, solda Müftüyü görür selamı öyle bir uzatır ki cemaat dayanamaz sorar.
-Hocam ne oldi niye bele uzattın.
-Ula uşah susun radara yakalandıh…
**
Atasözümüz bilindik ama imamların tavrı mefruk ve meşkuk.
"Cemaat ne kadar çok olursa olsun imam bildiğini okur."
Teşekkür: Biz bu Ramazan vesilesiyle yoğun mesaide olan Cami görevlisi hocalarımıza teşekkür ederiz.
TEBRİK: Önümüzdeki günlerde mülaki olacağımız Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramını tebrik eder Gönül Coğrafyamızda esenlikler dileriz. Kan ve gözyaşından uzak nice Bayramlara..