Google sen nelere kadirsin

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Son bir hafta Çorum hareketli ve heyecanlı günler geçirdi. 
 
Anadolu Ajansı Google Haritaların dünya üzerinde bulunan kara parçalarını hesaplayarak, dünyanın coğrafi merkezinin Çorum olduğunu duyuran haberini yaptı.
 
Haberi ilk okuduğumda şüpheyle yaklaştım.
Çünkü.
'Dünyanın merkezi Çorum' haberinin kaynağı tekti ve şüpheli bir kaynaktı.
Bu yüzden habere soğuk bakmış ciddiye almamıştım.
Descartes felsefesinin "yöntemli şüphe" denilen bir temel ilkesi vardır.
Descartes, hiçbir söze, onu elekten geçirmeden inanmamak gerektiğini söyler.
"Her şeyden şüphelen" anlamında kabul edebiliriz bunu. 
Descartes felsefesi gazeteciliğe çok uyumlu bir sözdür.
Gazetecilik okulunda "şüphelenmek sağlıktır" diye öğretilir / okutulur.
Şüphecilik gazeteciliğin temel prensiplerindendir. 
Lakin bizim basın kendi temel kuralı olan bu öğretiyi dikkate almıyor.
Neyse.
Haberin kaynağı Anadolu Ajansının durumu son yıllarda içler acısı. Gölgeleri bile umudu kesip peşlerini bıraktı.
Gazetecilikten çok noterlik yapıyorlar.
*
Ve gerçek ortaya çıktı. Hislerimde yanılmamıştım. 
Çorum'u Dünya'nın merkezi olarak gösteren Google değil bir Türk internet kullanıcısı idi… Anadolu Ajansı  gerçeği yansıtmayan haber yapmıştı.
Haber yalandı. 
Bir deli kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkaramamıştı. 
Tam o kırk akıllının aklından şüphe edecektim ki, deli kuyuya attığı taşı kendi çıkardı.
Haberi geri çekti… 
*
Peki, haber yalandı diye pes edecek miyiz? 
Tabii ki, hayır. 
Belki ispat edemeyiz ama… 
Aksi ispat edilene kadar merkez Çorum'dur.
Bundan sonrasını coğrafyacılar düşünsün.
*
Dünyanın merkezi Çorum, Çorum'un merkezi Devane çeşmesinin oluğudur…
Bu böyle biline.
*
Dünyanın merkezi-miyiz herkesi-miyiz bilemem. 
 
Ama Dünyanın cahil ihtiyacının, hatırı sayılır bir kısmını bizim karşıladığımız ortadadır. 
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
 
NOT: Avrupa Futbol Şampiyonasında hayal kırklığı yaşandı. İkide iki yaptık. Maalesef bir maç ve çekilecek 90 dakikalık bir çile daha var. 
 
Rasim Ozan Kütahyalı'nın  futbol yorumcusu,  Beşiktaş'ı batma  noktasına getiren adamın TFF başkanı, kabadayı  kılıklı  herifin Teknik direktör olduğu ülkenin  takımının, rakipleri karşısında ezikleri oynaması önemsiz ve yersizdir.
 
Türkiye'nin futboldaki durumu ile dünyadaki durumu özdeştir. Sanırım "Vasatın özgüvenine küstahlık denir."
 
Euro 2016 Avrupa şampiyonasına sekiz maçın sonucunun bir araya gelmesiyle ancak katılabilmiş,  el kedisi ile fare tutmuştuk.
 
Sıfatıyla muppet sow'dan çıkmış gibi komik hal ve hareketler sergileyen imPARAtor Fatih Terim sanki kendi başarısı gibi yaptığı konuşmalarla bununla övünmüştü.
El kedisi ile fare tutan ve bununla övünen Teknik direktörle bu kadar oluyor. 
 
Terim milli takıma kaç defa geldi gitti bilmiyoruz. Hakeza Galatasay'a da öyle. Çetelesi kabarık. Geliş gidişlerinin çetelesini özellikle tutmamış bir insan bunun cevabını veremez. 
 
Anadolu'da en yaygın adettir, gidenin arkasından su dökülür. Şaman kültüründeki suyun kutsallığı olgusunun doğurduğu inanış. Su berekettir, kutsaldır.
"Su gibi çabuk dön, ak geri gel, ak çabuk, kazasız belasız git" demek için su dökülür gidenin arkasından.
 
Her gittiğinde arkasından 'su' dökmüş olacaklar ki, tekrardan geri döndü Terim.
Bir daha giderse , 'sakın arkasından su dökmeyin.'  
Fatih Terim'i yıkın yerine yeşil alan yapın.