Şaşırtıcı Döngü

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

İnsanı şaşırtacak ne çok olay oluyor şu modern alemde. 
21. yüzyıl insanlığın fazlasıyla şaşıracağı bir dönem olacak anlaşılan.
Nice  olaylar oluyor kişiyi şaşırtan. 
Sözler de söyleniyor. Ki, insan kulaklarına inanamıyor.
Davranışlar ortaya çıkıyor. Gözlerinle gördüğünde küçük dilini yutacak oluyorsun.
Faaliyetler yapılıyor. Bunlara tanık olunduğunda uykuda mıyım, uyanık mıyım diye kendini yokluyorsun mecburen  
Eserler yazılıyor. Eseri elinde tutup okuduğuna inanamayarak tekrar okumak zorunda kalıyorsun.
Bu şaşırtmalar dünyasında hazır olmak lazımmış meğer her şeye, hazır.
Şaşırtıcı bir döngü var şu gezegenimizde.
*
Evet, şaşırtıcı bir döngü var şu dünyada.
Şaşırtıcı, sarsıcı ve kaygılandırıcı durum karşısında rahat olmak olası değil.
Bunun için ya gözünü, kulağını kapatacaksın ya da duyarsızlığını katlayıp kendi köşende oyununa dalacaksın.
Zihnen esneklik mi desek bu halin adına?
Yoksa, hayat böyledir deyip geçmek mi lazımdır?
Elbette hayır, düşüneceğiz. Çünkü, elimizdeki en değerli imkanlardan biri düşünmektir. Şaşırsak da, kaygılansak da, bunalsak da aklımızı, fikrimizi kullanarak düşünmeyi sürdüreceğiz insanlık olarak.
*
İyisi ve güzeli az, olumsuzu çok insanı şaşırtanların.
Bunlarla karşılaşınca şüpheye düşüyor insan. Okuduklarından, bildiğini sandıklarından, kanaatlerinden, fikir ve tavırlarından şüpheleniyor. Nasıl şüphelenmesin ki kişi?
Yarın, ya da yarından önce, bir şey daha  duyup okuyarak, görerek şaşkına dönmekten çekiniyor.
Mesela, geçtiğimiz günlerde..
 Bir batılı ülke meclisinin Birinci Dünya savaşı yıllarındaki bazı durumlarla ilgili asılsız iddiaları esas  alarak bizi suçlayan kararını öğrenince insanın nutku tutuluyor. 
İnsan soruyor içinden gelerek:
Bilim nerede?
Akıl nerede?
Gerçekler nerede?
Belgeler nerede?
Hepsi bir kenara itiliveriyor gerektiğinde.
Bu nasıl bir dünya döngüsüdür ki, gerçekler ters yüz oluveriyor anbean.
*
Uygarlıklar, kültürler insanlığın tümünün gönlüne, zihnine,  hayat tarzına olumlu cevaplar üretebildiği oranda evrensellik özelliği kazanır. Kapılarını başka alemlere kapatmayacak ki; insanlığı kucaklasın, onun ihtiyaçlarına cevap verebilsin. Bu gün yaşanan  evrensel sorunlar  karşısında modern uygarlığın kültürel kodları hayatın akışına yön verecek destekleyici, yol açıcı, alanları genişletici bir etki sunamıyor. Gezegenimizdeki bin yıllar içindeki tecrübeleri özümsemede yetersiz kalıyor. Terörün dünya çapında yoğunlaşması, kültürel fanatizmin artışı ve bu bağlamda yabancılaşmalar, savaşların yerleşim merkezlerini- Suriye örneğinde olduğu gibi- içine alması, şiddet ve savaşın medyatik yöntemlerle her ailenin sofrasına kadar aktarılışının getirdiği sınırsızlık.. Ayrıca terörün, şiddetin, savaşın insanlığın ortak sorunu olarak kabul görmemesi; kişiye,  insanlık bunca yenileşmeyi, gelişmeyi, bilimsel üretimi boşuna mı  sağladı  sorusunu sorduruyor.
Yeni tavırlar geliştiremiyor modern zihinsel birikim. Çünkü, ekonomik  temelli zihniyet gereği sadece çıkarlar öne çıkıyor.
*
Mesele küreseldir.
Aydınların tartışmaları, analiz ve yorumları modern dünyanın tıkanışına işaret ediyor. Konuya genel olarak bakmak gerek. Modernitenin verileriyle, yönlendirmesi ve birikimleriyle demokrasi yolunda ilerleyen insanlık, geçmişten gelen kültürel tecrübelerinin bilinçaltı kabarmalarıyla akılcı-pozitif-makul kararlar almakta zorlanıyor. Aldığı karaların tutarlılığı ve geçerliliği  ile gerçekçiliği çelişkiler meydana getiriyor. Entelektüel çevrelerce ileri sürülen kuramlar, düşünceler insanlığa umut vaat eden aydınlanmalar oluşturmaktan  ziyade, karamsarlığı artırıyor. 
Karamsarlık da, insanlık adına en önemli yoksunluklardandır. Modernitenin bu nitelik aşınımları küresel izlekte demokratik düşünüşün, hayat tarzının ve yönetilebilirliğin sıkıntılarla karşılaşabileceği kaygısını artırıyor aydınların bir kısmında.  Kimi yorumculara göre;  farklı Kültürel değerlere karşı tolerans kapasitesini giderek azaltan bir uygarlık algısı oluşuyor gelişmiş ülke kamuoylarının bazı tavırlarında.  Batı dünyasındaki bazı gelişmeler, ortaçağ ve öncesi kültürel anlayışların bilinçaltı sızıntıları  biçiminde hayata dahil olduğu ve bunların etkinliğini artırdığı izlenimi uyardığından söz ediliyor kimi yorumlarda.
İnsanlık bu sorunlarını aşarak geleceğini güzelleştirebilir. Yeter ki, imkanlarını kullansın.