İlk Ezan

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

İlk ezan Medine'de okunmuştu…
Hicretin birinci yılı ve bugün de…
Mescidi Nebevi'de…
Ondan sonra dalga dalga yayıldı.
Doğuda,
Batıda,
Güneyde,
ve kuzeyde.
Asırlar hep onu dinledi ve bu davete uydu.
Aslına göre okundu.
Her ehl-i iman ezanın ne anlama geldiğini biliyordu.
İlk ezanı Bilali Habeşi okudu.
Önce bir köle idi.
Müslüman oldu.
Ekabiri sahabeden sayıldı.
Yanık sesi ile yıllarca Mescidi Nebevi'de ezanları hep o okudu.
İslamiyet böyle idi.
Soy-sop aramıyordu.
Müminler bir tarağın dişleri gibi bir sayıldı.
Hukukta böyle yer gördüler.
Fazilet ve takvada tabi her insan, her Müslüman elbette farklı farklı idi.
Dünyanın dürt bir yanına dağılan ve yeryüzünü bir mescid haline getiren Müslümanlar hep bu ezan ile başladılar namazlarına.
İşte Anadolu ve binyıl İslam'a bayraktarlık yapan milletimiz…
Anadolu'da bin yıldır ezan okunuyordu.
Kurtuluş Savaşı olmuş, milletimiz Anadolu'yu düşmandan kurtarmıştı.
Bu defa iç mihrakların esaretine düşmüştü.
Din adına ne var ne yok, yok etmeye veya dejenere etmeye başlanmıştı.
Kurt gövdenin içine girmişti.
Mukavemet güçleşmişti.
Karşı gelenler asılıyor, kesiliyor ve kurşuna diziliyordu.
İşte bu atmosferde yasaklandı ezan...
Onun yerine tangur -tungur şeyler söylenmeye başlandı.
Bu tangurtuyu okuyanların da içi kan ağlıyordu.
Sonra çok partili hayata geçti ülkemiz.
İşte o zaman Demokrat Parti halkına bir söz verdi.
"Ezanlar aslına uygun olarak okutulacak,
Kur'an okumak ve öğretmek serbest olacak"
Demokrat Parti ezici bir üstünlükle iktidara geldi.
Milletine söz verdiği ezanı aslına çevirdi.
Hem de Halk Partililer'in de oyları ile.
Ezan esaretten kurtulmuştu.
O günleri yaşayanlar daha iyi bilir.
Evlerde anneler ve nineler gözyaşları ile, camide ehli iman hıçkırarak ezanı dinlediler.
Ezan ilk okunduğu gibi okundu ondan sonra.
Güzel sesli müezzinlerin sesi ile.
Saba makamı, öğle makamı, akşam makamı…
Ve inşallah kıyamete kadar bu ses yeryüzünde devam edecektir.
Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak…