Efendi, düşmandır

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

'Bazı insanlar parasının gücü kadar / parası bitene kadar konuşur, çünkü onları değerli kılan paradır.  Bazı insanlar iktidar(lar)ı bitene kadar konuşur, çünkü onlara güç verip değerli kılan iktidar(ı)dır. Cesaretli insanlar ise ölene kadar konuşur çünkü cesaret ölene kadardır.' 
Muhammed Ali ölene kadar konuştu. 
*
Hani derler ya, Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetti" diye.
Hayır!
O bir keşif değil,'işgaldi'. 
Şöyle anlatayım…
Batılılar Amerika'ya çıktıklarında onlar gibi silahlanmamış ve daha da önemlisi aç gözlü, barbar davranışlara sahip olmayan yerli halkı sistemli biçimde katletmişlerdi. 
Kimi kılıçtan geçirerek, kimini yerlilerin bağışıklığı bulunmayan hastalık mikropları bulaştırarak, kimini de barınma ve beslenme ortamlarını ortadan kaldırarak yok ettiler. 
Örneğin Kızılderililerin temel besin ve geçim kaynağı olan bufaloları yok ederek onları aç bıraktılar. Kısırlaştırdılar.  Amerika'da sadece katliamlarda yüz milyona yakın insan soykırıma uğramış ve katledilmiştir.
İşgalciler Kızılderili katliamlarının hesabını vermemiştir. İnsanlıktan özür dilemediği gibi sömürü ve talana hâlâ devam etmektedir. Şimdilerde açıkça Suriye ve Irak'ta, öteden beri ise örtülü olarak birçok yerdedirler.
Batılılar tüm yöntemlere rağmen yok edemediği Kızılderilileri  "ateş suyu" ile pasifsize etmiştir. ("Ateş suyu" Kızılderililerin viskiye verdikleri addır.) Bu ilk ateş suyudur.
Ateş suyu bugün yaşamaya çalışan Kızılderilileri sindirmiştir. Alkole alıştırılan, uyuşturulan Kızılderili, Kızılderili olmaktan çıkmıştır. Kızılderili, kendisi olmak için savaşını bir tarafa bırakıp "ateş suyu" elde etmek için beyaz adamın kölesi olmuştur.
Kendilerine "efendi" edindiler. Efendi nedir-e yazının sonunda geleceğiz.
Kızıl benizliler şimdilerde Amerikan toplumunda müzelik bir eşya muamelesi görmektedir. Unutulmuş geçmiş, unutturulmuş katliamlar, unutturulduğu için az bir kısmı kalmış kültürle turistlere Kızılderili dansları sergileyerek bahşiş toplayan, onu da ateş suyuna harcayan bir kitle!
*
Bununla yetinmeyen Amerikalı egemenler kendilerine köle olmak üzere Afrika'dan yüz binlerce esmer tenli insan getirerek kendilerine kul köle yaptı. Zalimliklerine bir yenisini daha ekledi.
O zalimler şimdi kendilerini dünyanın efendisi görüyor.
*
Esmer tenlilerin tüm ezilmişlerin Amerika'daki yüz akı onuru Muhammed Ali geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti.
Onun hayatını, nasıl bir boksör olduğunu hemen hemen hepimiz biliyoruzdur. Birçoğumuz, maçlarının olduğu günlerde Türkiye saati nedeniyle, siyah-beyaz televizyonlu günlerde onu izleyebilmek için uykusuz kalıp sabahlamışızdır. 
Muhammed Ali'ye sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır. Esas yumruklarını savaşa ve ırkçılığa karşı indirdi. 
Harbe gitmeyip madalyasını Ohio nehrine atan bu adamı, biz rakibini dövüşünden çok savaşı reddedişiyle sevdik…  Ezilenlerin yumruğuydu o. 
Onu en güzel anlatacak cümleler Vietnam Savaşı'na katılmayı reddettiği şu konuşmasıdır;
Asker kaçağı değilim. Ne bayrağımızı yakıyorum ne de Kanada'ya kaçıyorum. Burada kalacağım. Beni hapse mi tıkmak istiyorsunuz? Olur, istediğinizi yapabilirsiniz. 400 yıldır zaten hapisteyim. 
Üç beş yıl daha yatacakmışım ne çıkar. Ama katillere yardım edip fakirleri öldürmek için 15,000 km'lik bir mesafe kat etmeyeceğim. Ölmek istesem, burada ölürüm. Şimdi, sizinle kapışarak ölürüm. Benim düşmanım sizlersiniz. 
Çinliler, Vietkonglar veya Japonlar değil. Özgürlüğümü istediğim zaman bana karşı çıktınız. Hakkımı aradığımda bana karşı çıktınız. Eşitlik istediğimde bana karşı çıktınız. Benden bir yere gidip sizlerin uğruna savaşmamı mı istiyorsunuz? Ben haklarımı ve dinî özgürlüğümü elde etmeye çalışırken sizler bana Amerika'da bile destek vermediniz. Kendi memleketimizde bile beni savunmadınız.
*
La Fontaine şöyle demiş: efendi, düşmandır.
Muhammed Ali asla efendi kabul etmedi.
O hayatını kaybetti, ölmedi. 
Onun yiğitliği karşısında 'titriyor', saygıyla anıyorum…
 
*
Hiç efendiniz olmasın.
Not: Ramazan geldi yine öğüt verecekler. Acın halinden anlamak için oruç tutuyoruz diyenlerin sofralarına bakacağız. Eksikleri neymiş.