Barla'nın Dağlarında Çicekler Açar

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Barla'nın yolunu bilmeyenlere, Barla'yı anlatmak zordur.
Bilenler ile konuşmak lazım.
Mevlidler bu anlamda önemli.
"Barla"demek Isparta'dır.
"Isparta" demek Risale-i Nurlardır.
Dünyaca meşhur yerlerdir buralar.
Taşı ile, toprağı ile mübarektir.
Yine yollarda idik…
Adına hayatımızı adadığımız yol için.
Dünyada medarı tesellilerimiz,
sığınak yerimiz,
kurtuluş vesikamız.
Her mevlid güzeldir.
Mevlidi, mevlüt eden sözleridir.
Kimin için okunduğu önemlidir.
Isparta mevlidi, yıllardır devam etti.
Arada fasılaları oldu.
Ama burada idrak edilen mevlidler hep bir başka oldu.
Çorum'dan yaptığımız bir ekip ile kilometreler üzerinde bulunan nur talebelerine, onların hizmet merkezlerine uğrayarak…
İlk durağımız Bolvadin oldu.
"Neden Bolvadin?" diye sorduğumuzda, "bol vadi" anlamına geldiğini söylediler.
Emirdağ ilçesinin hemen yakınında bir yer.
Bediüzzaman buradan her gelip-geçtiğinde çocukların arabasının peşine takıldıkları bir ilçe.
Daha sonra gerçekten bu çocukların ehemmiyetli bir kısmı nurlar ile müşerref olmuşlar.
Necati ağabeyin müzahereti ve Hüseyin kardeşimin yakın ilgisi ile yolumuza devam ettik.
Hedefimizde Çam Dağı. Bu dağa çıkarken eskiden yolunda çok sıkıntı çekerdik.
Ama şimdi daha kolay çıktık.
Hatıralar bir bir hayalimizden geçti.
Yazılan risaleler,
yapılan tefekkürler,
edilen tezekkürler.
"Ben bu menzilleri yıldız sarayına değişmem" demişti asrın sultanı…
Kış günlerini bırakıp, baharın taze ve teravettar yeşillikleri arasındayız.
İşte çam dağı böyle bir dağ…
Gönüller sultanına adeta vaaz kürsüsü olmuş.
Ricalarda geçen hazin haller bu dağda kaleme alınmış.
"Mucizatı Ahmediye" bu mekanda telif edilmiş.
İnsanın ayrılası gelmeyen bir dağ, Çam Dağı.
Her an ziyaretçileri ve tefekkürcüleri var.
Barla'nın her tarafı nurlara ile alem olmuş.
Çınar ağacından üstadın iz bıraktığı nice mahallerine kadar..
Yılda, eski valinin ifadesi ile beş milyon insanın ziyaret ettiği yerdir Barla…
Barla'yı anlamak ve anlatmak için bu mekanları görmek gerekir.
Görmeden önce anlamak gerekir.
Anlamak için okumak gerekir.
Eğridir Gölü'nün eşsiz manzarası.
Baharın doyumsuz güzelliği…
Tarifi imkansız duygular kazandırır insana.
Merhum Hilmi Doğan ağabeyin elli yıl önce kaleme aldığı şiiri her nur talebesinin dilinde.
"Çam Dağı'nda esen yeller,
zikir arkadaşı dallar,
üstada müntazır yollar,
gelecek deyü Barla’ya"
Daha sonra:
"Mümkün olsa kalacaktım,
Bir ömür boyu Barla'da"
diye temenniden bulunur şair.
Nice makaleler, nice şiirler yazıldı adına Barla'nın.
Kıyamete kadar da yazılacak.
Sonra İslam Köy’e uğradık.
Demirel müzesini gezdik.
Köyden çıkıp dünyaya adını duyuran bir Başbakan ve Cumhurbaşkanı.
Fatiha okuduk kabrinin başında.
Köyden çıkan ve tekrar köyüne dönen hizmet adamı.
Berat gecesini Ispartalılar ile berber ihya ettik.
Mevlit ise tam anlamı ile muhteşemdi.
Emeği geçenleri yürekten kutluyoruz.
Nice nur fedaileri ile kucaklaştık.
Sav köyünde nurların izini sorduk.
Fitnat hanımın evinde üstadımızın ayak izlerini aradık.
Dönüşte Afyonkarahisar'da yine nur dostları ile beraberdik.
Emirdağ ve Ulus 27 son durağımız oldu.
Barla'nın dağlarında çiçekler açmaya devam ediyor.
Hem de her baharda…