Çorum'da Fotoğrafçılığın Başlangıç Yılları

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Dünyada fotoğraf makinesi gibi bir aletten ilk söz eden Leonardo da Vinci (1452-1519) olmuş. 
1550 yılında Nürnbergli Cardan ilk fotoğraf makinesi denemesinde bulunmuş. Fizikçi Newton fotoğraf makinesine mercek takan ilk kişidir. Bu gelişmeler kutunun arkasında bir görüntü oluşturmaya yaramış, fakat görüntüyü buradan alıp tespit edilerek saklanması için daha uzun yılların geçmesi gerekmiştir. 
Niepce (1765-1833) Fransız mucit 1816 yılında ilk defa görüntüyü tespit etmeyi başarmıştır. Görüntüyü kâğıda aktarmayı da Fransa'da Daguerre (1787-1852) adında bir şahıs gerçekleştirmiştir. Fransız Bilimler Akademisi Daguerre'nin bu uygulamasını resmen bir buluş olarak kabul etmiş ve fotoğrafçılık resmen doğmuştur. 
1840 yılında Mors, New York'ta ilk fotoğraf atölyesini kurdu. 1841 yılında da elde taşınan ilk fotoğraf makinesini Voigtlanger yaptı. Bundan sonra fotoğrafçılık hızla gelişme gösterdi. 
Batı'da meydana gelen "her yenilik" tarihimizde önce İstanbul'a gelir, saray ve çevresinde dolaşır, daha sonra paşa konaklarına ve Beyoğlu'na iner ve oradan kente yayılırdı. Anadolu'ya herhangi bir yeninin ulaşması için epey zaman geçmesi gerekirdi. 
Fotoğraf makinesi ve fotoğrafçılığın Çorum'a gelmesi de 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde olmuştur. Bugün Çorum'da elimize ulaşan en eski fotoğrafların 1900'lü yılların başlarında çekilmiş olduğunu görüyoruz. Bu eski fotoğrafları çekenlerin de Çorumlu olmadıklarını da biliyoruz. Çorumlu olup fotoğrafçılıkla meşgul olanların adlarına adreslerine ait yazılı bilgileri 1921 yılında yayımlanmaya başlayan Çorum Gazetesinden öğreniyoruz.
Osmanlı döneminde resmiyeti bulunan kişisel evraka (nüfus cüzdanı, diploma, tapu işlemleri, askerlik terhis belgesi vb.) fotoğraf yapıştırma mecburiyeti yoktu. 
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile resmi belgelere fotoğraf yapıştırma (fotoğraf ilsakı) mecburiyeti konulunca fotoğrafçılık Anadolu'da da gelişme göstermiş evvelce gayrimüslimlerin sanatı iken Müslümanların da meslekleri arasına girmiştir.
Çorum, Birinci Dünya Harbi ve İstiklal Savaşı yıllarında doğudan ve batıdan gelen pek çok sayıda muhacirin sığındığı bir şehir olmuştur. Düşman istilasından kaçıp Çorum'a gelmiş olan insanlar arasında ressam ve fotoğrafçı olanlar da mesleklerini şehrin muhtelif yerlerinde icra etmişlerdir. 
Daha sonraki yıllarda Çorumlular da fotoğrafçılığı bir iş olarak benimsemişler ve fotoğrafçılıkla meşgul olan kişi ve aileler ortaya çıkmıştır. 
Fotoğrafçılık Anadolu'da bir aile sanatı olarak uzun yıllar sürdürülmüştür. Erkeklerin fotoğrafını fotoğrafçı ailenin erkeği, kadınların fotoğrafını ise ailenin kadın ve kızları çekmişlerdir. Çorum'da da fotoğrafçılık bir aile mesleği olarak gelişmiş ve uzun yıllar böyle devam etmiştir. 
20.yüzyıl öncesinde çekilmiş Çorum'a ait fotoğraf bulmak adeta imkânsızdır. 20.yüzyılın ilk çeyreğinde çekilmiş kişi veya grup aile fotoğraflarına az da olsa rastlanmaktadır. Bu fotoğrafları çekenler ise Amasya ve Merzifon'dan gelen Ermeni fotoğrafçılardır. 
Fotoğraf kültürü toplumumuzda önce mecburiyetle başlamış ve zamanla kişisel zevk ve hobi haline gelmiştir. Böyle bir gelişme içinde fotoğrafçılık meslek olarak çok parlak günler yaşamış olmakla beraber, günümüzde teknolojinin fotoğraf makineleri alanında geldiği ileri seviye, meslek sahipleri için ekonomik alanda bir hayli değişiklikler ortaya koymuştur. Pek çok fotoğraf atölyesi kapanmış veya iş değişikliği yaşanmaktadır. Halen Çorum'da atölye sahibi fotoğrafçıların sayıları on'un üzerindedir.  
Çorum Belediyesi bünyesinde yeni bir birim olarak kurulmuş bulunan Kent Arşivi eski fotoğraflar ele geçtikçe albüm şeklinde yayınlamaktadır. Şimdiye kadar Çorum ve Çorumlulara ait 3 albüm yayınlanmıştır. Bu albümler Çorum kültür tarihi için çok önemli bir kaynak olmaktadır. Buraya hemşerilerimizin örnekleri alınmak üzere getirecekleri eski fotoğraflar yeni albümlerin yayınlanmasına imkân hazırlayacaktır. 
Fotoğraf kültürü insanlarımızda geliştikçe geçmişle olan kültür bağımızda yaşatılacaktır. Elektronik ve dijital ortamlarda kalan fotoğraflar içinden seçilecek kültür, tarih, tabiat ve insan varlıklarımız, zenginliklerimiz mutlaka baskı haline de getirilmelidir.
Sürecek...