"Ustalarla Söyleşi"

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

ÇFK (Çorum Fotoğraf Kulübü)'nün MÜSİAD konferans salonunda 5 Mayıs 2016 Perşembe akşamı "Ustalarla Söyleşi" programına davet üzerine katıldım. Şehrimizde fotoğrafçılığın iki usta ismi Hafız Mustafa Usta ve Yaşar Can'la birlikte olduk. 
Ustalarımızın meslekleriyle ilgili duygularının canlılığına, sıcaklığına, sanat heyecanlarına tanık olurken tecrübelerini ve hatıralarını dinledik. Mustafa Usta'nın ve Yaşar Can'ın beraberlerinde getirdikleri artık her biri bir antika değerinde olan fotoğrafçılık araç gereçlerini ve eski fotoğraf makinelerini sayıları yirmiye yaklaşan genç bir grupla beraber hayranlıkla seyrettik.  
ÇFK'nın etkinliklerini yerel basınımızdan sürekli takip ediyorum. ÇFK üyelerinin önce Çorum sonra diğer yurt köşelerimizin ve hatta sınır ötesi coğrafyaların doğa, tarih ve kültür zenginliklerini tanımaları ve fotoğraflamaları cidden alkışlanacak bir sanat çabasıdır. 
Her bir fotoğraf; hızla yenilenen, değişen teknolojinin silip süpürdüğü fiziki ortamlar ve hızla değişen insan davranışlarının fiziksel ve ruhsal yansımalarını geleceğe taşıyan önemli bir belgedir.  Bu belgeler- çekilen fotoğraflar- gelecekte daha çok kıymet bulacaktır. Pek çok bilim kolu dünyamız ve insanlıkla ilgili konular üzerine yapacağı arşiv çalışmalarında bu belgeleri de arayacaktır.
Bir insan en yakın çevresindeki değişiklikleri bütün ayrıntılarıyla tam olarak fark edemez.  Bunun farkında olabilmek için zamana ihtiyaç vardır. Değişik iki vakitte çekilmiş bir yerin aynı noktadan çekilmiş iki kare fotoğrafında değişim gerçeğini bütün çıplaklığıyla görürüz. Elimizdeki iki kare fotoğraf sadece bir resim değil zamanı ve zamanın getirdiği değişiklikleri bize bağıra bağıra söyleyen bir hatip olur. 
İster meraklı ister gerçek bir sanatçı olarak makinenizle yaklaştığınız ve gördüğünüz bir obje (ağaç, kuş, insan, bina, yol vb.) ne olursa olsun deklanşörünüze dokunurken bir farkındalık içinde olursunuz. Kırdaki bir çiçeğin farkında olmak, gökte koşuşturan bulutların farkında olmak, yorgun bir insanın farkında olmak, üreten bir insanın mutluluğunun farkında olmak, ağlayan bir çocuğun hüznünün farkında olmak, dalgalanan bir bayrağın milyonları temsil ettiğinin farkında olmak. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Söylemek istediğim sadece bir hobi, sadece bir ekmek peşinde olmak değil fotoğraf tutkusu.  Fotoğraf sanatı; insan olarak yaşadığımız yakın uzak çevrelerin ve tanıdık tanımadık insanların farkında olma bilincinin gelişimiyle insanı olgunlaştıran, sosyalleştiren bir uğraştır. 
İnsanlar, toplumlar ve her yönüyle mekânlar fotoğrafın en başta gelen konuları olduğu içindir ki, sinema ve fotoğraf yedinci sanat kolu olarak değerlendirilmektedir.  
 Görüntünün ilk defa tespiti ve kâğıt üzerine aktarılmasından günümüze kadar 200 yıl geçmiştir. Elde taşınan ilk fotoğraf makinesinin yapımı ise bundan 160 yıl öncesindedir. 
Çorum'da bugün elimize ulaşan en eski fotoğrafları çeken ustalar ise Amasya ve Merzifon'dan gelen gayrimüslim sanatkârlardır. Müslüman olup fotoğrafçılık yapan sanat erbabının Çorum'da ilk öncüleri 1920'li yıllarda ortaya çıkmıştır. Savaşlar sebebiyle Çorum'a muhacir olarak gelen insanlardan Çorum'da fotoğrafçılık yaparak ekmek paralarını kazananlar olduğunu biliyoruz. 
Çorum'da geçmişte ilk defa fotoğraf makinesi sahibi olmuş kişilerden de fotoğrafçılık yapanlar vardır. Atölye açarak fotoğrafçılık yapan ilk usta Hasan Basri Ilgaz rahmetli olmuştur. Çorum gazetesi arşivi üzerinde çalışırken fotoğrafçılıkla ilgili yazıları bir araya toplamaya çalışmıştım. Bu günkü yazımız bu konuya bir giriş kabul edilsin. Yarın geçmişte yaptığım çalışmayı okurlarımıza ve ÇFK üyelerine bir armağan, geleceğin kültür tarihçilerine işaret taşları olarak sunacağım.