Büyücünün çırağı

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Geçti ise de Bor'un pazarı, sürseniz de eşeğinizi Niğde'ye, eşekten inen Niğde atı alıp çoktan Üsküdar'ı geçmiştir.
Yukarıdaki cümle aşağıda yazacaklarımın besmelesi olsun deyip yazıya başlayalım… 
*
Çorum Belediyespor'un 2.Lig'e çıkmak gibi bir derdi yokmuş.
Meğer biz yanlış biliyormuşuz.
Geçtiğimiz hafta idi. Genel Kaptan Hamit Işık, bir yerel gazeteye Niğdespor maçından sonra verdiği beyanatta, zirve mücadelesi veren takımlar içerisinde Çorum Belediyespor'un en düşük bütçeli takım olduğunu ifade ederek, "Tek hatamız sezon başında şampiyonluğa oynadığımızı dile getirmekti. Bütçeye göre başarılı bir sezon geçirdiğimizi söyleyebilirim" dedi.
Demek istiyor ki, 'Başından beri bizim şampiyonluk diye bir derdimiz yoktu. Play-Off oynamak bizim için başarıdır. Siz derdinize yanın.'
Yani Belediyespor maçları gazozuna oynamış…
Kandırılmışsınız eyy taraftar. Yanılmayınca yenilme olmaz, yenildiniz. 
Ham hayaller kurmuşsunuz. 
Boşuna tribünlerden k.çınızı yırtmışınız. 
Derdi olmayanın başına dert açacakmışsınız.
Kendisi inanmamış.
İnanmak başarmanın yarısı ise inanmamakta başaramamanın yarısı eder.
Başlarken kaybetmişsiniz.
*
Teknik Direktör Serdar Bozkurt, Hamit Işık'ın Belediyespor'da çalıştığı yedinci Teknik adam. 
Profesyonel Lig'de Hayrettin Gümüşdağ dışında tüm Teknik Direktörlerle çalıştı.
Demirbaşlar listesine alınmıştır.
Kendisi başarılı bulunsa gerek ki, altı teknik direktör başarısız diye gönderildi bunun döneminde. Yedinci ne zaman ve nasıl gidecek hep beraber göreceğiz. Belki de gitmiştir. Bilemiyoruz.
*
"Büyücünün çırağı" Hikâyeyi çoğunuz bilirsiniz. Aslında Ortaçağ'dan kalma bir Orta Avrupa öyküsüdür.  Hikâye şöyledir…
 Çırak, ustasının bütün "sihirlerini" öğrendiğine karar vermiş. 
"Ben usta oldum" demiş. 
Bir gün büyücü kasabaya giderken çırağına, kulübeyi temizlemesini söylemiş. 
Büyücü gidince, çırak "ben niye temizleyim, büyüyü biliyorum, büyüyle temizletirim, ben de yatarım" demiş. 
Süpürgelerle kovalara, dereden su taşıyıp kulübeyi yıkamaları için sihirli sözleri söyleyerek emir vermiş.
Kovalar dereden su getirmeye, süpürgeler kulübeyi süpürmeye başlamışlar. 
Kovalar gittikçe daha hızla su getiriyorlarmış.
Kulübeye yavaş yavaş su dolmaya başlamış. 
Çırak kovaları durdurmak istemiş ama birden "kovaları suya gönderecek" sihri öğrendiğini ama onları durduracak sihri öğrenmediğini fark etmiş.
Hamit Işık, bunca "başarısızlığa" rağmen yıllardır orada kalmanın sihrini büyüsünü öğrenmiş ama ne hikmetse Belediyespor'u başarılı yapacak sihri öğrenememiş. 
O, sportif açıdan kendini "usta" sanan bir çırak çünkü.
Böyleleri ancak, evi ateşe verip yangını söndürmenin primini yapar.
"Topun ağzındakiler topun başına geçti." Memleketteki son durum budur.
Karada umut yoktur. Arz ederim.