Ulusal Egemenlik ve Bayram

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Tarihimizde böyle bir milli bayramın olması ne kadar da anlamlı. Egemenliğin millet elinde bulunması, milli sorumluluğun ortak oluşu. Bu bilince bağlı kalarak çalışmak, düşünmek, üretmek, tüketmek ve yeri geldiğinde oy kullanarak irade belirtmek.
Milli Mücadele günlerinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi bütünleşmenin ifadesidir. Bu meclisin toplanışı Atatürk'ün liderliğinde Milli Mücadele'nin anlamına uygun bir birlikteliğin hayata geçirilişidir.
Ortak aklın harekete geçip kurumsallık kazanarak yeni devletin cumhuriyet yönünde temelinin atılışıdır. Milli Mücadele bu ruh ve heyecanla kazanılmıştır. Cumhuriyet bu temel üzerinde büyümüş, demokrasimiz bu temel üzerinde gelişmiştir.
Bu günlere ulaşmamıza canıyla, kanıyla, emeğiyle katkı sağlayan bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.
Allah ruhlarını şad etsin.
*
Günlük dilde egemenliğin anlamı çok dünya ölçeğinde.
Egemenlik, vatandır.
Egemenlik, özgürlüktür.
Egemenlik, huzurdur.
Egemenlik, güvendir.
Egemenlik birlik beraberliktir.
*
23 Nisan çocuklarımıza armağan edilmiş bir bayram.
Çocuk olmak ne güzeldir!
Heyecanını yaşadığın bayramlarda arkadaşlarınla koşup oynamak ne mutluluktur!
Şimdi hatırlıyorum.
İlkokuldayken okulca komşu köye gitmiştik yürüye yürüye 23 Nisan günü.  Şarkılar, türküler söylemiştik arkadaşlarla. Azıklarımız çantamızdaydı. Öğle yemeğini çayıra açılan sofralarda birlikte yemiştik azıklarımızı paylaşarak. Sonra bayramın anlamına uygun şiirler okumuş, şarkılar söylemiştik bir ağızdan. Yarışmalar yapmış, yeni oyunlar oynamıştık. Misafiri olduğumuz komşu köyün çocuklarıyla çayırda ikindiye değin oynamış, arkadaş olmuştuk. Köyümüz dışındaki ilk sosyal hayatımız buydu o dönemde.
*
Çocuk, gelecektir.
Çocuklar yetişkinlere emanet her dönemde.
İnsanlığın geleceğidir onlar. Bu bayram gününde dünyanın çocuklarının yaşam koşullarına medyanın imkanları bağlamında bakıyoruz. Savaşlardan, terörden, yoksulluktan, çevre sorunlarından, şehirleşmenin getirdiği darlıklardan, eğitim öğretim imkanlarının yetersizliğinden en fazla etkilenenler arasında çocuklar da bulunuyor.
Şu haber insanın yüreğini yakıyor: "Suriye'deki savaş döneminde binlerce çocuk kayboldu." Bunu medyadan öğreniyoruz. Bütün insanlığın düşünmesi gereken bir sorundur bu hal.
Çocuklar her şeyin en iyisini hak ediyor.
Barışın, kardeşliğin, huzurun, kalkınmanın, hoşgörünün, dayanışmanın, eğitim öğretimin öncelikle çocukların gelişimi bakımından çok önemlidir.
İnsanlık eğer bunu başarırsa, gelecek günleri daha nitelikli olacaktır.