Kongrede Buluştuk

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Yolar başka başka idi..
Fikirler başka...
İki çeşme vardı:
Birinden nur akar, diğerinden zulmet.
Hangisinden içersen iç.
"İçtima var!"dediler.
Manevi bir ordunun fertleri idik bizler.
Tıpkı uhudun sonunda yaralı sahabiler Medine’ye döndüğünde:
"Düşman tekrar geliyor !" dendiğinde, yarasına aldırmadan ayağa kalkıp içtimaya koşan sahabiler gibi.
Bu içtimaya katılmak gerekiyordu.
Her yıl yapılan bu kongre buluşmaları" bu yıl yapılamayacak" denildiğinde çok üzülmüştüm. İçim sızlamıştı.
Neden ?
Yaralar vardı.
İncitici ve acıtıcı.
Ama öyle olmadı.
Sonra bu ictimanın yapılacağını okuduğumuzda  gönlümüz huzurla doldu.
Eskiden bu tip toplanmalar sadece mahkeme salonlarında veya hapishane koğuşlarında olurdu.
Dünyayı dar etmişlerdi bizlere.
Böyle toplanmak şöyle dursun, evlerimizde bile endişesiz dersler yapamazdık.
Sonra İstanbul’da ve muhtelif illerde çeşitli isimler altında paneller ve konferanslar yapmaya başladık.
Daha sonra başladı anma ve anlama toplantıları.
"Bitti" bunlar denildiğinde, otuz bin nur müştakları ile 1990’da Ankara’da otuz bin insanla mevlid yaptık.
Mevlidi tertip edenleri hemen hapishaneye atmışlardı.
O zaman ayağa kalktı bazıları.
Bu ispatı vücuttu.
"Onun şakirtleri başkalarına benzemez, susmaz ve susturulamaz" sözünü bizzat ispat etmiştik.
İşte bu kongrede idik.
Çorum’dan bir ekip yapıp ictimaya katıldık.
Önce Bolu’ya daha sonra Sakarya’daki dostlarımız ile buluştuktan sorma asude bir sabah vakti soluğu gönüller sultanı Eyüp Sultan’ı ve kabir ictimasında bulunan çilekeş nur talebelerni  kabirlerinde ziyaret ettik Eyüp sırtlarında.
Kongre salonu kadar dışarıdaki kalabalıkta kimler yoktu ki?
Kıdemlisinden yeni doğmuş yavrulara kadar.
Kimsenin simasında asabiyet göremezsiniz burada.
İşte burayız.
Cihana meydan okuyan nur kahramanları ülkenin her tarafından sima var burada.
Bunlar Nur talebeleri.
Bunlar Yeni Asya.
Merhum Zübeyir ağabey ile yıllarca hizmet eden merhum "Baba Sadık ağabey şöyle derdi:
"Kardaşım nurcular Müslümanların kurmaylarıdır. Aynen öyle de Yeni Asya ise nurcuların kurmaylarıdır, kurmay subaylık sicilsiz askerdir, yani  sicili temizdir" 
İşte bu düstur kıyamete kadar devam edecek inşallah.
Attila  kardeşimin okuduğu şiir salonu coşturdu, katı gözlerimden yaşlar boşaldı.
Ah benim üstadım!
Sen merak etme, bu kervan sonuna kadar devam edecek inşallah.
Panelistleri tebrik ediyorum, bu güzel manevi atmosferi hazırlayanları ve tüm katılanları.
İşte baharın canlı çiçeklerinden bu solmayan çiçekler daha canlı idi gözümüzde.
Sadakte üstadım, sadakte...