Muhacir Olmak -7-

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

İki eşeğe eşyalarımızı yükleyip dönüş yoluna düştük. Yol arkadaşımız Kelkitli Hayri dayı da bir eşeğiyle bize katıldı.
Bazen bir dağdan, bazen bir köyün altında mola vererek, arada bir köyün muhtarı; köyün camisinin avlusunda geceleterek günlerce yol aldık. Tokat'ın meşesine gelmiştik; meşenin altında büyük bir nehir geçiyor. Meşede ilerlerken büyük bir gürültü gelmeye başladı. Hayri dayı hemen bizi durdurdu. Kılavuzumuz Hayri dayı olduğu için hemen gizlenmeye başladık. İçimize büyük bir korku girmişti. Hayri dayı buraları avucunun içi gibi biliyordu. Defalarca bu yollardan gidip gelmiş, bizleri de en kısa yoldan götürdüğü için, dağdan bayırdan gidiyorduk.
- Cafer onbaşı ben buraları çok iyi bilirim. Bir keresinde bu ormanda eşkıyalar gözlerimin önünde, adamı vurup malını, parasını aldılar. Allah’tan beni görmediler. Ağaçların arkasına saklandım da hayatımı kurtardım.
Ağabeyim bizleri gizleyerek, sesin geldiği yere doğru gitti. Biraz sonra gelerek " Korkmayın odun kesiyorlar." diyerek, tekrar yolumuza devam ettik. Geceleri bu ormanda çakal ulumaları gelirdi ki; tüylerimiz diken diken olur, hepimiz sabaha kadar uyumazdık. Üç gece üç gündüz yürüdük ancak ormandan çıkabildik. 
Kelkit'e geldiğimizde Hayri dayıyı uğurladık. Bir buçuk aya gittiğimiz yolu, on beş günde gelmiştik.
Dokuz senenin üzerine evimize geldiğimizde temellerine kadar yıkılmış bir enkaz bulduk.
Ağabeyimin hanımının tarlasının başına bir ev yapıp, düğününü yaptık. Yine gabala tarla biçerdik.
Muhacirlikten döndükten sonrada ağabeyim sık sık rahatsızlanırdı. Karaciğerine yakın olan mermi ona bir türlü sıhhat vermezdi.
Yine sıcak bir yaz günü kabala tarla biçiyorduk. Ağabeyim kendisinden geçip başak yığınlarının üzerine devrildi. Hemen yanına koştuk. Yüzünü gözünü su ile yıkadık. Kendisine geldiğinde rengi kül gibi olmuştu. Bir tabak siyah kan kustu. Bir daha da sıhhat bulamadı. Dört beş sene yarı yatalak yaşadı. Sürekli söylerdi: "Rus'un kurşunu bitirdi beni." Nihayetinde kırk yaşlarında çok özlediği şehadete kavuştu.
Muhacirlik ve muhacirlikte yaşananların bunlar bir kısmı. Atalarımızın Orta Asya'dan başlattığı yolculuk, nesiller boyu devam ediyor belki de.
Hatıra Bayburt- Manşet Gazetesi’nden alınmıştır.
SON