Köpeklerin günü!

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Bir yerden sümüklü böceğin / salyangozun geçtiğini fark edersiniz. Çünkü geçip-gittiği yerde parlak bir sıvı bırakarak ilerler. 
Bu Dünya'da "sümüklü böcekler bile" ardında bir "iz" bırakıyor! Biz "insan"ız! Sümüklü böcekler bile ardında bir iz bırakıyorsa, biz de ardımızda bir iz bırakabilmeliyiz! 
Tvlerde tartışma programlarını izlemeye çalışıyorum ama bu kadar namussuzluğu bu kadar salaklığı ve bu kadar yalakalığı kaldıramıyorum…
Duyarsızlık hiçleşmektir. Hiçleşmişler.
Hiçleşerek iz bırakıyorlar…
Köpeklerin günü; Martin Bregman ile Frank Pierson tarafından yazılıp üretilen, Sidney Lumet'ında yönettiği 1975 tarihli bir suç dram filmi… 
Filmin yıldızları Al Pacino, John Cazale, Charles Durning, Chris Sarandon, Penny Allen, James Broderick,
Birinci sınıf dolandırıcı Sonny (Al Pacino)  ve arkadaşı Sal (John Cazale), Brooklyn Bankası'nı soymaya karar verirler… 
Bankada yaşanan küçük aksiliklerle sinirleri gerilen ikili, bankada tüm kasaların boş olmasıyla şoka girerler…
Bu esnada bankanın çevresini donatan polisler karşısında ne yapacaklarını şaşıran ikili, biraz şaşkınlıktan biraz da mecburiyetten içerideki insanları rehin almak zorunda kalırlar… Sonrasında gelişen onlarca sürpriz olay karşısında tamamen tepkisiz kalan ikili kendilerini kısa zaman içerisinde hem suçlu hem de kahraman olarak görme şansına erişirler…
Filmi izleyenler içinde olay karmaşıktır…
Sonny(Al Pacino) ve arkadaşı Sal (John Cazale) suçlumudur/kahraman mıdır? Bunun cevabı olaya nereden baktığınıza/fikrinize bağlıdır…
Fikir özgürlüğü nedir ne değildir sorunlu bir tartışmadır, sınırlarının belirsizlikleri çoktur…
Yaşadığın topraklara ihanet etmek, bok atmak fikir özgürlüğü değildir…
Ortada bir şey yoktu. Askerin, polisin canı sıkıldı, Cizre'de, Sur'da, Şırnak'ta, Nusaybin'de, Yüksekova'da biraz olay çıkarayım birazda öleyim, doğmamış çocuklarım yetim kalsın mı dedi.
Oradaki eli silahlı itlerin ellerindeki kalleşnikoflar oyuncak mı? 
Terörist değiller mi?
Değilseler yüzlerce polis, askeri kim öldürdü. Teröristleri koruyup kollamak, cici çocuklar safına katmak, hangi fikrin özgürlüğüdür. 
MAALESEF DEVE DİKENİ SEVİYOR
Dünyada kendini korumayacak bir devlet var mı?
Televizyon ekranlarını günah çıkarma kabini sanan zavallılar…
Evet devlet hata yapmıştır, hükümet büyük hatalar yapmıştır. Bu ne Pkk'yı ne Işid'i nede diğer terörist örgütleri haklı çıkarmaya yetmez.
Bir gün ormana kendi aralarında kral seçeceklermiş hayvanlar… 
Seçimde aslanlar, kaplanlar ve fillerin seçilme şansı var ama tilki'nin yok…
Tilki bakmış olacak gibi değil, bir boya küpü görmüş gitmiş içine atlamış…
Bir çıkmış boya küpünün içinden ucube bir yaratık… 
Karmakarışık boyalar, renkler…
Herkes demiş ki ormana acayip bir yaratık geldi…
Ve tanımadıkları bu mahlûkatı ormanlar kralı olarak seçmişler…   
Tilkinin ilk emri şu olmuş: Bundan sonra yağmur ve su yoktur…
Terörist yapılanmaları özgürlük savaşçısı onunla yapılan mücadeleyi katliam gibi göstermeye çalışanlar…
Durmak zorundasınız bu şekilde devam edemezsiniz…
Artık gelin bi yağmura çıkın, bi suya çıkın, üzerinizdeki gömlek hakiki mi?
Hangi "saikle" siz yetkinizi aşmayı göze alıyorsunuz?
Aklınızla savaşacak entelektüel gücünüz birikiminiz yoksa geleceğiniz yer işte başka akılların köpeği olmaktır.
Terörü kullanıp cebinize koyamazsınız. Terör akrep gibidir.  Cebinize koyarsanız ilk fırsatta sizi ısıracaktır…
Günümüzde Anadolu'daki Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim, örtü ve perdelere işlenen desenler, giysiler üzerinde kullanılan motiflerde Şaman inanışının etkileri görülür. 
Eski Türklerde bir Şamanın giysisine yılan, akrep, çıyan, kunduz gibi yabani hayvan şekilleri çizmesinin, bu hayvanları topluluğun yaşam alanlarından uzak tutmaya yardımcı olduğuna inanılır. 
Diyorum ki, bunların ve başımızdaki bazı zatların halı, kilim ve buna benzer işlenen giysilere motiflerini çizsek acaba yaşam alanlarımızdan uzak tutabilir miyiz?
Mizahı olmayan ülkede yaşamak korkunçtur. Ama her an her şeyin mizahı gerektirdiği bir ülkede yaşamak, çok daha korkunçtur…
Yapımda ve yayında emeği geçen herkese yazıklar olsun.