Hayat ve Anlam Arayışı

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çanakkale destanının yıldönümü.
O ruhu hakkıyla anlamayı çok istiyorum.
O zihniyeti oluşturan bütün değerleri bir bir öğrenmenin peşindeyim.
İnanç, şehitlik, gazilik, cesaret,özveri, kahramanlık, vatan sevgisi, hürriyet aşkı..
Atatürk'ün liderliğinde kazandığımız Milli Mücadele de bu büyük zaferin bir halkasıdır mahiyet itibarıyla.
Milletimiz kendi tarihini yazdı.
Vatanımızı savunarak yazdık bu destanı.
 Varlığımızı ve egemenliğimizi korumak için iki yüz elli bin şehit verdik.
Çok şükür Allah'a, bu kutlu zafer milletimize nasip oldu.
Bizim bu zaferimizin özellikleri içrisinde  modern dünyanın öğreneceği bir çok konu var. 
Hayat ve anlam arayışı yolculuğunda Çanakkale Zaferimiz kalbimizi ve zihnimizi beslemeye devam ediyor.
*
Gelelim günümüze.
İki defa dünya savaşı yaşamış modern alem.
Çalışmış, üretmiş, icatlar yapmış ve zenginleşmiş. 
İnsanlık huzursuz genel olarak bunca imkana rağmen.
İnsan, alanının büyütüyor.
İnsan, hızlandıkça hızlanıyor.
Ademoğlunun hayali katlanarak büyüyor.
Fikri sınırlarını daha farklı noktalara taşıyor.
Bir sınırsızlık arayışı var sanki.
Çevresini unutuyor insan.
Çevresiz bir hayat mı ulaşılacak olan?
*
İnsan koşuşturuyor.
Durmaktan çekiniyor nedense.
Gecesini gündüzüne eklemiş durumda.
Arabası her an binmeye hazır.
Bilgisayarı, cep telefonu kapanmıyor.
Elektrikleri yanıyor devamlı.
Teknik imkanlardaki artış insanın gözünü, kulağını, kalbini, zihnini değişik biçimlerde kullanmasının yolunu açıyor.
İnsan bir dakika bile yerinde duramaz oldu.
Arayış dönemi yaşanıyor entelektüel manada.
Sonsuz bir arayış; tutkulu bir arayış.
Bulduğuyla asla yetinmemek gibi bir  tavrı da seziliyor arayanın.
*
Yorumlayarak aramak, her konuda arayışı sürdürmek.
Okuyup bitirdiğim bir eserin temalarından biri bu.Umberto Eco'ya ait   "Yorum Ve Aşırı Yorum" adlı eserde belirtildiği üzere, insanoğlu yorumlarak da, aşırılığa kaçıp, düşünüş ve duyuş biçiminin dengesini bozabilir.Eserin temasıyla bağını koparabilir.
Aşırı yorumlamalarla insan bir çok konunun , durumun cevheriyle bağını zayıflatıyor.
İnsanın duygu ve düşünce imkanlarıyla  alanının giderek genişlediği biliniyor.Bilim ve sanat alemindeki tartışmaların odağında insanın bu hali de var. 
*
İnsan hayatı yorumluyor bilimle, sanatla.
Bir bakıma tartışıyor fikren olgunlaşma niyetiyle.
Hayatı güzelleştirmek, zenginleştirmek, yenilemek, değiştirmek adına yapıyor yorumlamalarını.
Ne var ki, bilimin disiplininden, sanatın estetiğinden uzaklaşıyor kimi zaman.
İdeolojik bakıyor konuya.
Çıkarlar öne çıkıyor.
Yanlı davranışlar ağır basıyor.
Sonuçta,  yorum imkanları sunan bilim ve sanat eserleriyle hayat arasındaki organik bağ;  geçerlilik, tutarlılık ve güvenirlilik bakımlarından zayıfladıkça zayıflıyor.
 Yorumlama, tartışma eksenli bir faaliyettir.Tartışmacı yaklaşım, bunu önemseyen modern kültürden bütün  insanlık alemine hızla yayıldı. Farklı geleneksel yaşam biçimleri disiplin ve estetiğini oluşturmadan , tutarlı bir yöntem geliştirmeden tartışmacı düşünüş ve yorumlama şeklini kullanmaya başlayınca "yorumlama çabası" verimli niteliğini yitirdi gezegenimizde. 
İnsanlığın huzursuzluğu,kaygılılığı, şüpheciliği; yoruluyorum derken, bir parça da yeterince anlayamama, anlatamama çaresizliğine dönüşen çelişkili ve sınırsız anlam arayışıdır.