KURGU DÜNYASI

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Sahneden ekrana geçiş.
Sinema, tiyatro, internet..
Ekran, kapalı mekan üretimleri. Salondayız yani. 
Dünya, artık salonlarda kurgulanıp kuruluyor.
Dünyanın bu haline bakıp da "gerçek"lerden söz etmek yerine, kurguyla üretilmiş  "gerçeklik"lerden bahsetmek daha uygun olurdu herhalde.
Kurgu dünyasının, kurgulu gezegenimizin  içerisine dalıyoruz sanal imkanlar, üretimler artıkça.
Babam sanal alemle tanışamadı. O, bu günleri yaşasa da sanallar görseydi şu cümlesini tekrarlardı:
"Ahir zamandır oğul, neylersin!"
*
"Ahir zamandır oğul, ne yaparsın!"
Rahmetli babamın dilinden düşürmediği sözlerdendi bu cümle.
Tepkilerinin çoğunluğunu bu ifadeyle belirtirdi sakince.
Evet, sakince, kimseyi kırıp incitmeyecek biçimde söylerdi sözünü. Suratını da asmazdı. Bakışını, duruşunu da değiştirmezdi. 
"Elden bir şey gelmez ki." Demek isterdi belki de.
Sözünü söyleyince bir süre susardı bir iç hesabı tamamlamak istercesine.
*
Babamın bir üslubu vardı.
Dedikodudan, yalandan, sahtekarlıktan, tembellikten, kindarlıktan..uzaktı.
Ahlaki bir bakışa bağlı bir sorumluluk anlayışına sahipti. 
"Ahir zamandır oğul, ahir zaman!" deyişi ilginçti.
Bir kötülük duyduğunda.
Ummadığı birinden bir yalan işittiğinde.
Bir hamlık, bir kabalık, bir haksızlık sezdiğinde.
Aldatıldığında, mesela aldığı bir eşyanın hemen bozulduğunda..
Sözünden dönen biriyle karşılaştığında.
"Ahir zaman oğul,  ahir zaman!" deyiverirdi.
 Şaşırdığında söyleyiverirdi.
Kısa konuşmayı sevdiğindendir belki.
Kırıldığında  tekrarlayıverirdi  cümleyi.
Belki onlarca anlam yüklediği bir ünlem cümlesiydi. Cevap beklemezdi karşısındakinden. Belirtmek istediği her duygu ve düşünce bu cümlenin içerisindeydi..Sanki ifadesinin  her harfine bir kaç mana yükleyerek kullanırdı sözünü.
*
Kurgulu alemdeyiz.
Sabahtan akşama değil artık, dakikadan dakikaya şekil alıyor ya da veriliyor insanlığın kimi durumları. Bilgisayar teknolojisiyle gelişen proğramlama yöntem ve imkanları normal hayata da etki etmeye başladı.
 "Her şey proğramlanabilir şu dünyada, insan dahil."
Bu tezlerin filmi yıllardır beyaz perdelerde oynuyor, izliyoruz.
 Bu anlayış modern sinema başta olmak üzere bir çok alanda geçerlilik kazanacak neredeyse.
"İnsan robotlaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır." Biçimindeki kaygılı iddia buna dikkat çekiyor.
İnsan bunca kurgunun içindeyken başka nasıl düşünür?
Nereye baksan insan eliyle biçimlendirilmiş maddeler, olaylar, durumlar.
Yiyeceklerin, içeceklerin bir kısmı değişiyor.
Doğallık kayboluyor dünya alemde.
Neye dokunsan aslından dönüştürülmüş gibi.
Üsluplar da sadeliğini, doğallığını kaybediyor.
Neyi anlamaya çalışsan, içi ile dışının farklılığı belli oluyor zamanla.
Durup düşünmek lazım insanlık hallerini.