Bugünlerde misina çok gerildi...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Bugünlerde misina çok gerildi ya balık suyundan yada avcı oltasından
 
Cemreler düşmeye başladı…
Bu topraklara ne zaman güzelliklerin cemresi düşecek barış gelecek bilen var mı?
Ülkeler meyveler ile temsil edilse idi, eminim Türkiye kesinlikle 'nar' olurdu…
Dışarıda bir bütün içinde paramparça… 
Aksiyon filmlerinde bir sahneye sık sık rastlanır; puslu şafak vakti bir bataklığın kenarında adamın biri elindeki kürekle çukur kazar, arkasında da siyah elbiseli ve silahlı bir tetikçi durur…
Kendi mezarını kazmaktadır adam, vurulacağını bile bile…
Kazma işlemi bitince tetikçi onu vurur ve adam kendi kazdığı mezara yuvarlanır…
Tetikçi, mezar kazma işini bile kendi kurbanına yaptırır… 
Bu bir filmdir… 
Lakin ülkemizi toprağa vermek için mezar kazan insanları görüyoruz…
Ülke olarak "taşları bağlamış, köpekleri salmışlar" hali yaşıyoruz… Ne kadar demode kötü adam film karakteri varsa bizde galiba…
… 
Buda'ya sormuşlar "Bizi nasıl kurtaracaksın?" diye… Buda: "Ben sizi kurtaracaklardan kurtarmaya geldim" demiş… 
Buda'dan bize de uğramasını bekliyoruz… 
Türkiye'de şu anda düşük yoğunlukta bir savaş var… İç savaşın bütün insanlık dışı manzaralarıyla yüz yüze gelme tehlikesi var…
Her geçen günümüz Matruşka gibi sürprizlerle dolu…
 …
Amerika Birleşik Devletleri'nin Utah ve New Mexico eyaletlerinin kurak yüksekliklerinde barınan Bristlecone Çamı, yaşayan en yaşlı ağaç türüdür…
O kadar yaşlıdır ki canlı değil ölü gibi görünür… İçlerinde en yaşlı olanı bu yıl 5.067 yaşına bastı. (Ağacın yaşı genellikler her yıl gövdesine kattığı halkalar ölçülerek bulunur…)
Bristlecone Çamının zor bir yaşam alanı vardır… Kışlar uzun ve soğuk, rüzgârlar şiddetli, yağmur azdır… Çam, bu koşullara mükemmel bir uyum sağladığı için uzun ömürlüdür… Odunu yoğun ve reçineli olduğu için sineklere ve mantarlara karşı dirençlidir… 
Köklerinin yüzeye yakın ve geniş bir alana yaygın oluşması rüzgâra karşı dayanıklı olmasını ve yağmur sularından maksimum yararlanabilmesini sağlar… Sıvı kaybını önlemek için iğneleri mumludur ve kırk yıla kadar düşmeden yaşayabilir…
Bristlecone'un bize verdiği ders şudur:  Yaşamak istiyorsan koşullara uyum sağlamalısın, çünkü koşullar asla sana uyum sağlamaz…
Uyumsuzluğun en belirgin özelliklerinden biride çok tabut taşımaktır… 
Tabut taşımaktan üzerimize ölü kokusu sindi…
 …
7.yüzyılda yaşanan Uhud savaşında Hamza'nın ciğerini yiyen, kanını içen kadın, Ebu Sufyan'ın eşi Hind idi…
Hind aynı zamanda Muaviye'nin annesidir…
Bu nedenle Muaviye'ye 'Ciğer Yiyicinin Oğlu' lakabı verilmişti…
Muaviye kendisini aşağılamayı amaçlayan bu lakaptan garip bir zevk alırdı…
Araplara korku saldığını düşünürdü…
İçinde bulunduğumuz korku ortamında, siyasetçilerimiz saatlerce konuşuyorlar, topluma güven verecek tek bir cümle kuramıyorlar…
Bıçak kalbe girdikten sonra cesaretin, konuşmanın bir önemi yoktur…
Politikayı cümlelerle/kelimelerle oynama sanatı sanıyorlar…
Bir de umut bağladığımız iktidar ve muhalefetin arasında antagonizm ve zıtlık var ki, durum daha da zorlaşıyor…
Yazının başlığı gibi; Bugünlerde misina çok gerildi…Ya balık suyundan yada avcı oltasından…
Ortada bir bilmece yok aslında…
Kiminle yatarsan onunla kalkarsın… 
Yattıkları ile kalkıyorlar!
Şairin dediği gibi:
'Kötülükler, karanlıklar iyilerin direnişiyle yenilecektir…
Durmak iyiliği çürütür…
Buda bizim payımızdır…
Vurun kanatlarınızı dostlarım…'
Pardon unuttum da…
Klavyede vatan hangi tuştan kurtarılıyordu?