Felaketten önce ki son çıkış…

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Amerika Devletinin iki numarası Joe Biden'in ülkemizi ziyaret etmesi şu soğuk havalarda beni daha da üşüttü… 'Hoş gelmedin' Biden…
Neyse bunu burada bırakıyorum şimdilik…
Yazının sonunda Biden'e tekrar döneceğim…
İçinde bulunduğumuz durumun çok kırılgan olduğunun farkındaydım… 
Bir yandan da kutuplaşmanın bizi barıştan uzaklaştırdığını, gri alanların kaybolmaya başladığını endişeyle izliyorum/izliyoruz…
Oysa barış için hep birlikte hareket etmemiz, diyaloga geçmemiz, gri alanlarda yeniden buluşmamız gerekiyor…
Nerede doğduğu insanın suçu değildir…
Biraz fantastik olacak ama hele ki, doğuda doğmak suçsa en büyük suçlu Güneş'tir…
Herkes kendi gettosunda çok masum ve çok doğru; diğer getto ise tümüyle suçlu! Herkes için; kendinden olmayan kişi-grup, ezilip yok edilmesi gereken düşman!
Konsept o kadar sert ki…
"Ya bizdensin ya onlardan" algısının bize çok zarar veriyor… Oysa bir üçüncü yol
 var: "barıştan yana,  sevgiden yana…"
Lakin beceremedik, bu iş çocuklara 'isim' olarak kaldı… Sevgi ve Barış…
İnsanlık var olduğundan beri yanlış fikirler vardır, doğru fikirler vardır… İnsan var olduğu sürece de bu böyle devam edecektir…
Doğru fikirlerin bulunabilmesi için insanlığın yanlış fikirlere ihtiyacı hiç bitmeyecektir…
Çünkü fikirlerden hangisinin doğru olduğu, tartışılarak ve olayların gidişatı izlenerek anlaşılır… Yanlış fikirler bu tartışmalar için elzemdir…
Toplum olarak içinde bulunduğumuz cehaleti kandırmacayı yenmek zorundayız…
 …
Faziletle - Talih yolda yürüyormuş, yani, talih kısmet denilen talih ile erdem ifade eden Fazilet… Talih, Fazilet'e demiş ki, bu dünyada en büyük benim, herkes bana tapınır, herkes benden medet umar… Fazilet demiş ki, nasıl olur, ben dünyada en değerli şeyin Fazilet olduğunu bilirim…
Talih demiş ki, hayır kardeşim, şimdi bir çamura dokunsam heykel olur, bir taşı tutsam altın olur, herkes gece gündüz sabah akşam beni arzular, bana dua eder, bir şans bir talih diye Tanrıya yakarır… 
Fazilet demiş ki, kardeşim, benim bildiğim bütün peygamberler bütün büyük siyasi liderler bütün iyi insanlar sabah akşam ben Fazilet'i ister, bu dünyada herkes Faziletli olmak ister… 
Talih, demiş ki, bak Fazilet kardeş, seyret beni, (yolda bir eşek kafası iskeleti görmüş), şu eşek kafasını görüyor musun, şimdi onun içine gireceğim… 
Talih gitmiş eşek kafasının içine girmiş, tam bu sırada, kilise cemaati boşalmış ve önlerinde bir papaz… Papaz eşek kafası iskeletinin önüne gelince, arkasındaki cemaate dönüp, ey cemaat, bu eşek var ya, bu eşek Hazreti İsa'nın son bindiği eşeğin ta kendisidir… 
Der demez cemaat eşek kafasını almış kiliseye götürmüş altın mahfazalar içine koymuş, kilisenin en muteber köşesine yerleştirmişler ve milyonlarca Hıristiyan ziyaret etmeye başlamış… 
Eşek kafasında bir şans bir talih sormayın, dünyanın en kutsal nesnesi olmuş… Fazilet neye uğradığını şaşırmış ve çok geçmeden kendine gelip, milyonlarca cahil ziyaretçiye doğru, işte demiş, ben bugünler için varım… 
Bizim bu cehaleti bu kandırmacayı yenmemiz için yapmamız gereken tek şey, erdemli ve faziletli olmaktır…
Ya bitecek bu yangın ya da herkese değecek… Ülkenin bir yanı yangın yeriyken diğer bir yerinde kahkahalar attırmazlar adama...
Bugünün son cümlesini Thoreau'nun sivil itaatsizliğinin birinci temel ilkesiyle bitireyim:  "Bir insanın ülkesinin yasasından daha yüce bir yasa vardır, o da vicdan yasasıdır…"
Yazının başında Amerika Başkan Yardımcısı Joe Biden'in Türkiye'ye geldiğini söylemiştim… Biden geldiyse yeni 'senaryo' gelmiştir…  Hepinize iyi seyirler…
Gardiyana âşıkken özgürlüğü sevemezsiniz…