Kar Beyazlığında

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Toprağa kar düştü.
Bembeyaz oldu her taraf.
Yerin kirini pasını örtüverdi hemen.
Ağaçların dallarına yüklendi pamuk beyazlık, çatıların rengini değiştirdi, parklar beyaza çevirdi örtüsünü.
Çok şükür Allah'a, buna ihtiyacımız vardı. Toprağın da, insanın da, kuşların da..
Kar, temizlik,bereket, saflık. 
Kar, dostluk.
Kar, kalp temizliği şeklindeki kanaatlerle bakıyorum çevreme. 
Çocuklar başta olmak üzere bir çok kişi kar topu oynamaya başlamış bile.
*
Kar, çağırır kişiyi tabiata.
Onun  sesini duyar gibiyim. 
İşim biter bitmez yürüyüş alanının yolunu tutuyorum.
İnsan yürüdükçe açılıyor kar üstünde.
Kar, sukünet hissi veriyor uzayıp giden araziye bakınca. 
Kar beyazlığı ne güzel!
Hayat hep bu kıvamda olsa.
*
Karlı yürüyüş yolunu adımlarken etrafıma bakıyorum. Sis var, bulanıklık var. Beş yüz metre kadar öteler belirsiz. Bu durum sıkıntı veriyor. Kar güzel ama..Bu belirsizlik neyin nesi, sorusu bakışımdaki rahatlığı bozuyor. Kaygılarım öne çıkıyor.
Güzel, güzel olmasına da gözümün gördüğü manzara.
 Hüzünlüyüm. Değil, hüzünden öte kalbimle  zihnimi kaygıyla dolduran sıkıntıları, sorunları anlıyorum.  Ne diyordum?  Gönlümdeki darlık olmasa.Dış dünyaya bakıyorum.Coğrafyalara.Kaç ülke var bu coğrafyalarda?   Üç, beş, on, ondört  mü, otuz mu, seksen mi.. Saymadım.. Çoğu dertli. Aslında dünya dert küpü. Terör, kavga, güvensizlik, yoksulluk,kendi değerlerinden uzaklaşarak değer tanımama tavrıyla boşlukta kalmışlık, bencillik, aç gözlülük.. Oralardan, gezegenimizin her köşesinden gelen acı haberler..Her an bağrımızı yakan haberlerle yaşamak..
İnsan olmak zormuş diyorum, zor.
Sadece işitmesi bile ağır geliyor.
Düşünmesi,duyarlı olması,okuması, yazması, tefekkür etmesi kişinin, işini daha da zorlaştırıyor; bir ahlakın, bir inancın, olgun bir zihniyetin, nitelikli bir kültürün, medeniyetin  değerleriyle yoğrulmuşsa kişiliğin işte o zaman nice cografyaların,hatta dünyanın  derdi, tasası, açlığı, susuzluğu, kavgası, geçimsizliği senin yüreğine dolar. 
Yükün, Mehmet Akif kadar ağırlaşır da ağırlaşır, bu kesin.
Akif'in eserlerini dah iyi anlama yolunda olduğum kanaatini taşıyorum bu etkilerle.
*
Şikayet ede ede yürümek değil muradım elbette.
 Tespittir niyetim.
İnsan öncelikle anlamalı, kavramalı olup biteni, şu koca alemdeki gidişatı.
Aklını, mantığını, kalbini, vicdanını kullanmalı  ki, insanlığın huzuruna katkıda bulunabilsin.
Bir ağaç diksin, bir susuza su versin, bir kimsesize "merhaba"desin içinden gelerek yeter ki.
İnsan rahatlamalı lazım neticede.
İnsanın insanla buluşup kaynaşarak sukünete ulaşması gerek.
Asıl olan insanın rahatlaması.
İnsanın kabı geniş olmalı demiş atalarımız kamil kişilik bağlamında. İşte bu noktada kendi adıma söylüyorum; başkalarına zarar veren huylarımızı, tercihlerimizi, fikirlerimizi, alışkanlıklarımızı, duygularımızı kontrol ederek dünyayı genişletebiliriz herkes için.
Sonuçlardan ziyade sebepleri düşünüp,fikir ve değer üretmeli. Bugünün yarını için ne yapılabilir ona bakmalı.
Haydi hayırlısı.