Hava, Kitaplar ve Hayat

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Hava ve kitap. İlginç  bir birliktelik. Her havanın, her hava durumunun bir kitabı vardır. Her ikisi de insan yaşamını etkileyen kültürel ve cografi iklimle ilgili neticede.Her ikisinin içinde, yanında insan var hayatınının her haliyle. Okuma ve yazma  nesnesi olan kitap,bazan özne de olabilir katkısıyla, sonuçta bir kültürün havasını, suyunu, toprağını tüm içeriğiyle taşır. 
Havanın kapalılığı düşündürüyor bunları bana.
Uzun zamandır kapalı hava.  Sis var. Soğuk var. Soğuk mu soğuk.
Yağış yok, bir damla bile.
Nefes aldığımıza şükür.
Güneş  ışığıyla da olsa, hiç yüzü göstermiyor; o da  kış uykusunda sanki.
*
Bir esinti bekliyoruz sisi dumanı dağıtacak.
Poyraz olsun, lodos olsun, karayel olsun.
Yeter ki; essin mübarek.
Peşinden yağış gelsin. 
Bağa bahçeye, dağa taşa, ormana meraya, köye şehre yağsın rahmet.
Toprak kuru gibi.Kışla bütünleşen güzü yaşayacağız neredeyse, Allah korusun.
Mevcut halin niteliğini anlamaya çalışıyoruz:Meteroloji uzmanları, bu durumu, etkisini sürdüren  hava basıncının özelliğine  bağlıyorlar.Doğrudur.
*
"El el ile, değirmen yel ile."
Güzel bir atasözümüz. 
Esinti. Yel.  Rüzgar.
Devamında akla gelenleri bir yana bırakalım,-çünkü, onlar fazlasıyla serttir-bu üçü havayı değiştirir yavaş yavaş. Tabiatın da yüzü yenilenir. İnsan, her canlı gibi bu tabitın bir parçası. Onun da dünyası tazelenip, rahatlar.
Canı tazelenir, havanın ağırlığıyla sıkılan insanın .
Esintinin bu kadar önemli olduğunu hiç düşünmemiştim açıkcası.
*
İklim, kitap ve okumak.
Her iklimin bir hayat tarzı vardır. O koşullara göre hayatı düzenlemek, yaşamı anlamlı ve verimli bir bütünlük haline dönüştürmek cabasına girişmektir insanın gayesi. Kitap, bu noktada devreye girebilen en önemli kaynak. İnsanın kalbini ve zihnini besleyen, harekete geçiren, yerine göre dengeleyendir bu kaynak. Yerine göre daha iyiyi, güzeli, faydalıyı, kıymetliyi, farklıyı tartışan,tartıştıran, yorumlayan,yorumlatan,eleştiren,eleştirten, bulma-üretme azmini, fikrini,bilgisini insan  kitaplardan alır çoğunlukla.
Kitaplar yetişir imdada iklim daralmalarında.Doğa insana kapatınca kapısını, penceresini, kitapların güzel davetleri daha çok anlam kazanır, sesini etkili bir biçimde duyurur.
Kitap okuyarak geçen saatlerimi, günlerimi hiç unutmadım.Tarlada çalışırken, öğle sıcağında ara verince, koyunları eğreğe getirince, bahçeyi sularken, bir gölge bulur, elimin altındaki kitabı yutarcasına okurdum belki bütün yorgunluğumu da atmak istercesine. Hayatımı yenilemek, değiştirmek, geliştirmek uğraşıydı bu aslında. Hayatımızın muhtevasını anlama, kavrama arayışıydı tabii ki.
Şehirde de okurdum her fırsatta.Orta okul, lise yıllarımdayken, bazan yatılısı olduğum  okul pansiyonunun etüt salonunda, bazan şimdiki adı Hasan Paşa olan Halk Kütüphanesinde bir köşeye oturur, o sıcak ve sakin ortamda , saatlerce kitap okurdum. Dünyam tamamen değişirdi öğrendiklerimle.Aklımı kullandığımı fark ederdim.Fikirlerimin çoğaldığını anlardım.Düşünme faaliyetinde bulunmanın farkını kavrardım.
Kitap, ilim demek. Kitap, sanat demek. Kitap, kültür,iletişim demek.Kitap,düşünmek demek nefes aldığımız sürece.Gözde ışık ve fer olduktan sonra, kitaplar kabin ve zihnin aydınlanmasında, şenlenip yüze tebessüm olarak yansımasında etkinliğini hep devam ettirecektir. 
Hoş bir esinti gibidir  kitap; değiştiriverir havayı, insanı, hayatı.