Evlenme Sicil Defterleri

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

2014 yılında idi. Bir gün Kent Arşivinde İrfan Yiğit'in yanına uğramıştım. Masasında Osmanlıca bir takım evrak vardı. İlgimi çekti. Baktım 1926-1930 yıllarına ait Çorum Evlenme Sicil Defterleri. Bir kısmını yeni yazıya çevirmişti. Yakında biter diyordu. Geçenlerde yeni yazıya çevrilmiş vaziyette. 530 sayfalık metin masasının üzerindeydi. Ne yapacağını sordum. İmkan bulduğunda bastırmak istediğini söyledi.
Çorum Belediyesinde kıyılan resmi nikahları ihtiva ediyormuş. 500 çiftin nikahıyla ilgili resmi işlemler bulunuyormuş. Şahitleri, memurlarıyla birlikte binlerce kişinin ismi geçiyor. Toplam dokuz defterin çevirisi. Medeni Kanunun kabulünden sonraki evlendirme işlemleri olması bakımından da çok önemli. Harf inkılabından önce başlıyor, yarı yeni yazı, yarı eski yazı olarak devam ediyor. Bu çiftlerin çocuklarından belki hayatta olanlar vardır. Onların yakınları için ve yakın dönem Çorum tarihi için önemli bir belge. Bir ilin tarihi için her biri bir tuğla niteliğinde. Üst üste konuldukça bina yapılabilecektir.
Çorum Tarihi deyince aklıma bir hatıram geldi. Bir gün bir yerde birkaç arkadaşla oturup sohbet ediyorduk. İçeriye iki kişi girdi. Meğer akademisyenlermiş. Selam verdiler ve sohbete dahil oldular. Gençlere ne yaptıklarını sordular. İçlerinden birisi, Çorum tarihi ile ilgili araştırma ve yüksek lisans yapmak istediğini söyleyince hocalardan birisi bundan hiç hoşlanmadı. "Yapacaksan doğru dürüst bir konuda araştırma yap. Yerel tarihi bunlara bırak" diyerek beni ve arkadaşımı gösterdi. Yanındaki hoca, onun bu patavatsızlığından hiç hoşlanmadı. Ama olan olmuştu. Şahsen ben, bundan hiç etkilenmedim. Yıllardır çizgimi devam ettiriyorum.
Bu konuyu tarihçi hemşehrimiz Doç. Dr. Osman Karatay'a açtım. O da o görüşün çok eskide kaldığını söyleyerek söze başladı. "Önceleri genel tarihlerden taranarak kent tarihleri çıkarılırdı. Bu tümden gelim metodu çoktan terkedildi. Şimdi seyahatnamelerden, biyografilerden, yerel kültür araştırmalarından, özel anı defterlerinden, kentlerdeki resmi evraktan hareketle önce yerel tarihler yazılıyor. Sonra genel tarihe geçiliyor. Yani artık tüme varım metodu uygulanıyor. O nedenle yerel tarih çalışmaları çok önem kazandı." gibi sözlerle sohbetini sürdürdü.
"Evlenme Sicil Defterleri'nin günümüz Türkçesine çevrilmiş olması, beni eski günlere götürdü. İki farklı hatırayı bana yeniden hatırlattı. Ben, başkalarının ne dediğine bakmadan çalışmalarımı sürdürüyorum. İrfan Yiğit'e de aynı şeyi tavsiye ettim. Yerel tarih çalışmalarını burnunun ucuyla iten ilim adamlarını dinleyip geçmek lazım, hiç dikkate almamak gerekir diye teselli ettim. Zaten öyleleri bu tür çalışmalara şaşı bakmaya devam ederler. Öyle sanıyorum. Yoksa yanılıyor muyum?
Neyseki ki bizim akademik bir talebimiz yok. Onun için böyle çalışmalarda bulunmamıza o cenahtan kimse bir şey demiyor ya da bize ulaşmıyor.