İnsanın İnsana Güvenmesi

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Medyada çıkan bir habere göre;  yapılan araştırmalar dünya ölçeğinde insanların bir birine olan güveninin  giderek azaldığını gösteriyormuş. Düşündürücü bir konu. 
Güvensizliğin modern çağın getirileri ile bağıntıları üzerinde özelikle durulmalı.
İlişkilerdeki güvenirliğin azalışı insanın hayatında çeşit çeşit sıkıntılar çıkaracağı rahatlıkla ileri sürülebilir.
*
İnsanlar arasındaki güven.
Güven, kişilikle, inanışla,ahlakla,kültürle bağlantılı. İnsanlık, değerler manzumesini yeni kuşaklara aktarımda verimli yöntemler bulamıyor mu yoksa?
Çok boyutlu bir değerdir güven. Kaybı insanı daraltır, bunaltır, zarara sokar, sıkıntısını çoğaltır. Yalnızlaştırır. Daha çok emek ve  daha çok zaman harcamak zorunda kalır yaşamını sürdürürken.
Güvensizlik yıpratıcıdır tüm insanlık için. Yeraltı kaynaklarının azalışı kadar önemli bir konudur evrensel gelecek adına.
*
Yıllar önce reklamlardan aklımda kalan yabancı bir iş adamının özdeyişi:
"İnsanların güvenini kaybetmektense, sermayemi kaybederim daha iyi."
 Müthiş bir bakış açısı. Demek ki, insan için asıl sermaya güvendir.
İnsanlık sermayesini mi tüketiyor güven azalımıyla!
*
İlginç özdeyişler var güven ile ilgili.
"Güven bir ceylan kadar çekingendir; insan onu bir kaçırdı  mı, tekrar bulması uzun  zaman alır." 
Güven kaybı çok etkili bir dille anlatılmış.Güveni kaybetmek kolay, onu tekrar kazanmak zordur. Yalan gibi davranışların insan ve insanlık hayatındaki zaralı etkilerinin başında da bu güven kaybına neden olması gelmektedir zaten.
*
Güvenin insan hayatındaki yerini hepimiz biliyoruz.Dinin, ahlakın, bilimin verilerine göre insanın ve insanlığın huzuru, gelişimi, rahatlığı, sağlığı güven bağlamında ele alındığında onun önemi daha iyi anlaşılıyor. 
Güven, dayanışmadır, birlikteliktir, kaynaşmaktır, zoru kolaylamaktır. Anlamak ve anlaşmaktır. Toplumsal yaşamın içini daha nitelikli bir biçimde doldurmaktır.
 
*
Modern yaşam ve güvensizlik.
Modernite insanı yeni baştan biçimlendirme arayışında gibi.
Modern hayat, insan ilişkilerine yeni bir içerik, yeni bir üslup, yeni bir zaman ve mekan kullanımı, yeni algılar, yeni kavrayışlar, yeni ihtiyaçlar, yeni heyecanlar,yeni çıkarlar, yeni harcamalar,  yeni korkular, kaygılar, yeni yalnızlıklarla yeni güvensizlikler de getirdi sanırım.
Modern sanatın konuyu yeterince işlememesi nedendir acaba?