İlimle konuşmak

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Geçtiğimiz günlerde yolum Konya'ya düştü.Oraya gitmeye iki gün önce kara verdim. Bu iki gün, sanki zihni bir hazırlık gibiydi. Yol boyunca olduğu gibi şehrin içerindeyken de, bu önemli fikir, ahlak ve kültür insanının dile getirdiği düşüncelerle, hayatımıza kattığı değerlerle gündemimde yer edeceğini tecrübelerimle biliyordum.Konya, Mevlana Celettin- i Rumi demekti bir bakıma. İnsan olarak gündemimiz  her dem olduğu gibi yine dolu. O konuları değerlendirmede  onun öğretilerini esas alarak geleneksel birikim  bağlamında düşünmeye uğraştım.
Mevlana Celalettin'in düşünce ve tavrının  bence en dikkat çeken özelliklerinden biri iyimserliğidir. O, insana seslenirken tebessüm halindedir. İnsanın hayat yolculuğunda karşılaşacağı tüm sorunlarda açık kapı ve pencerelerin bulunduğunu, tutarlı ve sade bir üslupla anlatır. İnsanı buna ikna etmek gayesiyle açıklamalar yapar, örnekler verir, hikayeler anlatır. Belki de, çağlardır okunup, düşüncelerinden etkileniliyor olmasının sebeplerinden biri ilim erdabı olmaksa, biri de budur.
 Mevlana'nın eserleri içerik bakımından zengin. Aynı zamanda sanatkar olduğu için, söz ve anlatımları estetik nitelik taşıyor. Mecazları, kullandığı semboller, hikayeleştirme yöntemi, alışılmışın dışındaki örneklemeleri, az sözle çok şeyi anlatma imkanı sağlayan söz ustalığındaki başarısı gibi nedenler eserlerinin  farklı tarzlarda, değişik anlayışlara hitap edecek şekilde okunmaya, tartışılmaya, yorumlanmaya imkan veriyor. Bize, bu kanaatimizi oluşturmaya sunan imkanlardan biri İnternete "Mevlana" ismini yazar yazmaz önümüze yığılan malzeme çokluğudur. Bu manada mutassavvıf, şair ve fikir insanı  Mevlana'nın herkesin faydalanmayı amaçladığı değerli bir kaynak kişi olarak görüldünü belgelenmiş oluyor haliyle. Mevlana Celalettin'in adı çercevesinde ne kadar çok özlü söz var sitelerde. Şaşırdım doğrusu.Dikkatle okudum yorulana değin. Bazılarının üzerinde yoğunlaştım. Gördüm ki, Mevlana Celalettin bir kültürün, bir medeniyetin değerlerini hoş bir üslupla anlatıyor, yorumluyor.İnsanlarla sohbete devam ediyor.
Mevlana'nın öğretilerinde genel olarak insan aklıyla, fikriyle, iradesiyle, nefsiyle ve inancıyla bir yolculuk halindedir.Sözlerini okudukça zararlı ve faydasız olanları bırakıp, iyiye ve gerekliye yönelmesi insanı olgunlaştırır anlayışını savunduğunu anlıyoruz.
*
Özdeyişlerinden örnekler:
"Kalp deniz,dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur."
Edebiyatımız kalp üzerinde çok durur. Sanatçılarımız insanı kalbinden hareketle anlamayı, anlatmayı tercih etmişlerdir. Kalp, insan tavrının, duyarlılığının odak noktası olarak görülmüştür. Bu özdeyiş de aynı kabullemeyi güzel bir benzetmeyle anlatıyor.
*
"Durma! Derde deva istediğin tarafa koş."
Mevlana Celalettin gelişimi önemsediği için, duraganlıktan hoşlanmaz.İnsan düşünmeli, çalışmalı, aramalı, üretmeli, neticede kendini geliştirmeli. 
*
"İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, görmediklerinde ara.İçidir hakikatin resmi, dışı sadece bir manzara."
İnsan için, insanı tanımak daima gereklidir. Bu sayede kişi hem sosyal çevresini tanır, özelliklerini kavrar, hem de kendi yapısı hakkında bilgi sahibi olur. Dikkatli ve araştırıcı olmak insanın anlayışını kuvvetlendirir, bilgi kaynaklarını sağlamlaştırır.Görünenin arka planını merak etmek ve bunun peşine düşmek bilimsel bir yaklaşımdır.
*
"Kötü söyleme, kötü düşünme, kötü teşvik ve telkinde bulunma. Ancak o zaman dünyadaki kötülüklerin sana gelmesinden kurtulursun."
Kötüden, kötülüklerden uzak olmak, onlara karşı tavır almak olgunluğun gereğidir. Mevlana Celalettin çok önemli bir tavrın altını çiziyor. İnsanın kendini kontrol etmesinin faydalarını açıklyor bu sözüyle.
*
"İnsan akılla pir olur; saçını sakalını ağartmakla değil."
Akıl, insana Allah tarafından verilen en önemli nimetlerden, sermayelerdendir.Mevlana Celalettin bunun bilincinde.Gerçek anlamda gelişimin, olgunlaşmanın,insana faydalı olma noktasına ulaşmanın imkanlarından birinin  aklı kullanmak olduğuu belirtiyor. Akıl; mantıktır, tutarlılıktır, bilginin üretilmesi ve yerli yerinde kullanılmasıdır.Akıl,iradedir.
Aynı anlayışı ifadeeden bir özdeyişi daha:
"Güzel düşün, güzel yaşa."özdeyişi de aynı tavrın ifadelerindendir.
*
"İnsanın ilim ve edebi en büyük varlığıdır; eskimez, çürümez, kaybolmaz."
"Sen duru bir su gibisin. Bu duru suyu yaptığın kötülüklerle bulandırma."
"Kim diyorsa ki, benim her şeyim tamdır; bilin ki, o insan gerçekte hamdır."
Bu özdeyişleri okuyunca kültürel birikimizin nice zenginliklere sahip olduğuna bir kez daha kanaat ettim. Ancak, kendi adıma hayatımın çocukluk ve gençlik dönemlerinde bu kaynaklardan yeterince faydalanamamış olmama da üzüldüm. Her yolculuk gibi benim Konya yolculuğum da yeni düşünce bağlamlarında gezinmeyi sağladı. Mevlana Celalettin'in eserlerinden en azından birini elime alma fırsatım olmadı.Keşke birin okuyabilseydim yolculuk günlerinde. İlmim artardı.
Sözün özü, Mevlana Celalettin  çok zengin bir kaynak kişi, bir medeniyetin zihniyetini zenginleştirenlerden.Kendisi  ilimle öğrenmiş, ilmiyle konuşmuş ve yazmış. İlimsiz söz yüzyıllarca yaşamaz.