Rus Uçağının Düşürülmesi

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Rusya Suriye'de ne arıyor? Sıcak denizlere inme hayali ile yaşayan Rusya, Suriye'nin yanında olmak bahanesi ile sıcak denizlere inmek, Suriye'de üs kurmak hesabı yapıyor. 
Bir atasözü var." İt derisinden post olmaz. Rus'dan bize dost olmaz." Ruslar bunu bir kez daha ispatladılar. İngiltere'nin yönlendirmesiyle, Osmanlı ile yirmi yılda bir savaş yaptılar. Balkan harbi sonrası iki milyon insanımızın ölmesine yol açtılar. 
Suriye'de bombaladıkları Bayır Bucak Türkmenleri’nin bulunduğu alanda IŞİD militanları bulunmamakta olup, buralar Türkmen bölgesidir. Rusya bu ayrımı bilmiyor mu? Tabi ki biliyor. Ama özellikle Türkmenleri bombalıyor. Bu yönlendirmenin altında, koalisyon güçlerin başında bulunan Amerika’nın  talimatı olduğu anlaşılmaktadır. 
Rus uçaklarının daha öncede hava sahamızı ihlal ettiği biliniyor. Bölgede bombalamaya katılan bir çok ülkenin uçakları var. Bu uçaklardan hava ihlali olmuyor da, niye hep Rus uçaklarından  hava ihlali oluyor? Tesadüfen mi? Uçaklar rotasını şaşırıyor mu? Kendisini süper güç olmakla tanıtan bir ülkenin uçakları böyle bariz hata yapar mı? 
Sonra bu hava ihlallerini, normal zamandaki ihlallerle bir tutmak mümkün değil. Suriye'de bombalamadan gelen Rus uçağın hava ihlali, bombalamanın devamı şeklinde anlaşılır ancak. Bu şekilde hava ihlali yapan uçakların, ülkemize bomba atıp gitmeyeceğini kim kestirebilir. Milletler arası hukukda müeyyideye bağlanan bir kuralı, hiç bir devletin çiğnemeye hakkı yoktur.  
Çok konuşulan,  IŞİD konusunda bazı hususları dile getirmeye çalışacağım.
IŞİD nasıl bir örgüttür ki, cahil cühela insanlar tarafından yönetiliyor denilmesine rağmen; birçok ülkeden oluşan koalisyon bu örgütle baş edemiyor. IŞİD’in petrolünü Almanya taşıyor, bundan kimse söz etmiyor. Örgüte silah geliyor, kimse görmüyor. Basit bir örgüt bütün bunları yapabilir mi? Bu kadar gücü elde edebilir mi? Edemez tabi. Konuşulan "IŞİD'i temizleyeceğiz. Ne kadar sürede? 5-6 sene sürebilir."  Dünyanın süper gücü, özelliği olmayan bir örgüt karşısında bu kadar aciz olursa, bu örgütü basite almak mümkün mü?
Ortadoğu'da temel hadise, Nil’den Fırat'a kadar olan coğrafyanın boşaltılarak, İsrail’in Arz-ı Mevud'unun gerçekleşmesi olayıdır. Bu coğrafya boşaltılırken, bizim sınırlarımız da değişecektir. Görünen o ki, bu konuda taşeronluk yapacak olan Rusya'dır. 
Rusya sınırlarımızı ihlal ediyor, bir çok kez uyarılıyor, adeta bizim devletimizin, askerlerimizin sinirleri refleksleri sınanıyor. Netice de uçağı düşürülüyor. Hem suçlu hem güçlü, zeytinyağı gibi üste çıkıp, Putin ‘arkamdan  bıçaklandım’ diyor. 
Asıl arkadan bıçaklanan bizim ülkemiz. Rusya'dan 25  milyar dolara yakın doğalgaz ve petrol alıp, Rusya'dan  10 milyar dolara yakın gıda maddesi ile turizm geliri olan ülkemiz, ayrıca 20 milyara yakın bedel ile Derin Kuyu Nükleer santralini yapan Rusya, ülkesine insanına zulüm eden Esad'a destek vermek için, Türkiye'ye karşı hasmane tutum içine giriyor. Ülkemizi tehdit ederek, yaptırımlara giriyor. Hava yolu ile Rusya'ya giden iş adamlarımızı tutuklayarak, ticari ambargo koyuyor. Bütün bunlar unutulacak hadiseler değil. 
Avrupa'nın Rusya'ya ambargosu sırasında, Rusya 'ya ambargo uygulamayan, Akkuyu Nükleer Santrali gibi büyük yatırımları Rusya'ya veren ülkemizi bir kalemde silmek, akla ziyan bir olaydır. 
Irak'ta  Saddam’ı silahları ile donatan Rusya, Amerika’nın Irak'a müdahalesi sırasında Saddamı yalnız bırakmış, sahipleneceği sözüne rağmen sahiplenmemişti. Buradan, Rusya'nın ipiyle kuyuya inilemeyeceği ortaya çıkmaktadır. 
Rusya'nın hedefi, kendisine biçilen rolü oynayarak, Akdeniz'de daimi kalacağı bir üst edinmek, Ortadoğu politikalarında kalıcı rol oynamaktır. 
Ülkemizin yapacağı en akıllı iş, akıllı ve sakin olmak, taşeronlarla yöneticileri iyi ayırt edip, ona göre tavır oluşturarak ateş topundan uzak durmaktır. 
Ortadoğu'da cereyan edecek savaş, bizim topraklarımıza yakın olacaktır. Topraklarımıza  sıçrayacak olursa, bundan da ülkemiz büyük zarar görecektir. 
Ülkemiz içinde devam eden ayrılıkçı hareketler ile  sınırlarımızdaki olaylar, hayra alamet gibi görünmemektedir. Bütün bunları hesaba katarak, atılacak adımları iyi hesaplayıp, ülkemiz aleyhine yapılan hesapları bozmalıyız.