Dünya, Eski Dünya

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Yüzyıllardır insanlığın dilindekiler:
Gelişim.Yenilik. İlerleme.Kalkınma.
Modern yaşam.Mutlu insan.
Bunların hepsi güzel ve değerli.
Kim aksini söyleyebilir ki?
*
İnsan arar iyiyi, güzeli, değerliyi.Yapısında bu var.Çalışır, yorulur, iradesini kullanır, sıkıntılara katlanır. Hayalini gerçekleştirmek uğruna zorluklara katlanır.Yeter ki, umduğunu elde etsin.
Bu gün dünyaya bakınca insanın canı sıkılıyor.Çalışan insan, yorulan insan, değer üreten insan. Aklını kullanan insan. Fakat sorunları azalmıyor.Bunca kavganın, göcün, savaşın, felaketin etkileneni yine insan.
*
Demek ki, eksik bırakılan şeyler var insan hayatında, eğitiminde, terbiyesinde.Kendini olgunlaştırmanın yöntemini daha fazla araması gerek sanırım insanoğlunun. İyimserliğini, umudunu artırması için yeni temalar lazım insanlığa.Barış, hakkaniyet, dostluk, kötülükleden uzak durmak, ahlak, Allah'a hesap vereceğini bilmek gibi.
İnsanın enerjisi biraz da iyimser ve ümitli olmasına bağlıdır çünkü.
İnsan, ümitle ümitsizlik, iyimserlikle kötümserlik arasındaki sıkıntıyı yaşıyor Hz. Adem'den beri.
Aklını, bu sorunu çözmek için kullanıyor aralıksız. İnsanın rahatı, huzuru için arayış çok eskilere dayanıyor.İnsanın insanla, insanın doğayla mücadeleri sürdükçe, bu uğurda çalışacak elbette insan.
*
Bilim insanlarının çoğunluğu insana ait konular üzerinde çalışıyor.
Sanatçılar insana dair konuları anlamaya, anlatmaya uğraşıyor.
Milyarlarca kitap yazılmış yüzlerce dilde.
Bu, insanlığın en değerliçalışma alanlarındandır.
Yaşı, kültürü, cografyası,yaşadığı dönem ne olursa olsun hep insan odaklı konular aralıksız tartışılıyor. Sonsuz bir çalışma alanı insanın dünyası.
İnsan derin ve yoğun.. Kat kat bir iç aleme sahip. 
*
İnsan anlaşılabilir mi? Belki..
Anlamlar dünyası sanki içiçe. Bilimler onun duygu, düşünce alemlerini, fizyolojisini, anatomisini inceliyor.Dertlerine derman aryor. Hem inceleyen,çözümleyen  o. Hem de incelenen, araştırırılan, anlaşılmaya çalışılan o. Yani hem özne, hem de nesne insan bin yıllardır. İnsan dışındaki dünya varlıklarını anlamak bize insanı anlamada yardımcı olmakta. 
*
Ne çok sıfatı var ademoğlunun. Saymakla bitmez dünya dillerindekileri.
İnsanın nitelikleri çeşitli ve değişken.Sabırlı, kıskanç, hırslı, çalışkan, tembel..
Dünya da öyle sanki. Dünya hep aynı.
*
Dünya ve insan.İkisi  ne kadar ilişkili.
Neredeyse birine bakıp, diğerini anlamak mümkün.Verdiğin bazı hükümler öteki için de geçerli olabilir
Atalarımız dünyadan şikayetleri"fanilik", "yalanlık" merkezinde. Dünya, "yalan dünya."demişler.Belki dünya denilen aynada insan bir parça da kendi hayat rengiyle, çok yönlü-çok boyutlu kendi nitelikleriyle yüzleşir gibi olduğundandır ki, dünyanın hallerine pek sempatiyle bakmaz.
*
21.yüz yıldayız.O, savaşlar  yüzyılı olan 20. yüzyıldan farklı mı devam ediyor?
Hayır.Huzursuzluk gezegenimizin her yerinde.Şiddet ve terör insanlığın bitmeyen belası.Kavgalar, savaşlar,göçler,yokluklar..
İnsanlık, bilim ve teknikte ilerlediği oranda,  barış ve huzur diliyle konuşup, dünyayı daha yaşanabilir bir ortama dönüştürmekte başarılı olmadı.Tahlil etmek,çözümlemek, kavramak, buluşlar yapmak, yeni teknikler geliştirip araç gereçler üretmek güzel ama insanlığın huzuru için yeterli değil göründüğü kadarıyla.
Akıl yetmiyor. Ya da akıl yeterince kullanılamıyor. Duygular karışıyor işe. Şeytan müdahil oluyor, çeliyor insanın aklını. Fikirler değişiyor; bakışlar, duruşlar, tavırlar başkalaşıyor.Dünyadaki mevsimlerin değişmesi gibi.
Yazar Mustafa Kutlu'nun bir kitabına isim olarak kullandığı ifadeyle: "Yoksulluk İçimizde." Herhalde.  Böyle olmalı ki, yaşamımıza yaptığımız katkılar dünya ile ilişkimizi olgunlaştıramıyoruz evrensel düzeyde. Gezegen dünya, eski dünya,bu belli; insanlık olarak iç alemimizi yenilememiz konusu düşünülmeli.
İnsan, bunu başarabilir.