Ölüler Ekmek Yiyemez

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Doksanlı yıllarda Bosna'da Sırplar tarafından Müslümanlara büyük bir kıyım yapıldı. Müslümanları öldürmek için av partileri düzenlendi. Hemde o çağdaş Avrupa'nın ortasında. Hiç kimse sesini çıkarmadı. Neden mi ? Çünkü ölenler Müslüman'dı. Bir de bu insanlar Avrupa'nın ortasında bir Devlet vasfı taşıyacaksa ölmesi daha elzemdi. 
Şimdi ise sınırımızın hemen dibinde Bayırbucak Türkmenleri’ne karşı bir etnik temizlik yaşanıyor. Rusya, İran ve Katil Esed'in Şebbihaları ele geçirdikleri Türkmen cephelerinde "Türkleri yendik" diye zafer çığlıkları atıyor. Tıpkı Bosna savaşında Müslüman avına çıkan Sırp Çetnikler gibi. Türkmenler doksan yıldır, hemen yanı başımızda sınırımızın yılmaz bekçileri oldular. Onlar da Boşnaklar gibi yıllarca Osmanlı'nın himayesinde yaşamış soydaşlarımız. Onlara sahip çıkmak bu devletin görevidir. Cemil Meriç'in de ifadesiyle "Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur", lakin artık iş öyle bir noktaya geldi ki tarafımızı belli etmek de bu saatten sonra yetmez, daha fazlasını yapmamız gerek. Rusya ve İran, dünyanın gözünün içine baka baka katliam yaparken biz neden meşru olan hakkımızı kullanmakta bu kadar net hareket edemiyoruz? Basiretimizi cesaretimizi bağlayan nedir? Alparslan, Malazgirt boylarına dayandığında Romen Diyojen'i kınayıp gerisin geri gitseydi olabilir miydi Sultan Alparslan ya da Fatih Sultan Mehmet Han, Bizans surlarına dayanıp Bizans'ı kınayıp dönseydi övgüye layık olabilir miydi ? İki asra yakındır ayaklarımıza bağlanan şu lanet prangalardan kurtulalım artık. Süleyman Şah'a karşı gösterdiğimiz fiili hassasiyeti onun emanetlerine karşı da gösterelim. Şefkatli devletimizin çetin yüzünüde gösterelim düşmana karşı. Aksi halde durum böyle giderse acılarımıza yas tutacak kimse kalmayacak. 
Bosna savaşında Anadolu’nun her tarafından kıyafet erzak vb. yardımlar bölgeye sevkedilmeye başladığında Aliya İzzet Begoviç şöyle diyor; 
"Bize ekmek değil silah gönderin ölüler ekmek yiyemez"
Sağlıcakla kalın..