Hayata Dair Ertelemeler

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

"Zorluklar, zamanında yapmadığımız şeylerin birikmesiyle oluşur."
 Özdeyişin H. Ford isimli bir işadamına ait olduğu belirtilmiş okuduğum eserde.Sözün manasıyla söyleyeni arasındaki bağ önemli haliyle. İş, işadamı, küşük şeylerin biriktirilmesi ve zorluklar.. Sorunun oluşumu ve bunun çözümü noktasındaki tespit dikkat çekici.
Öyle ya, bir sorun varsa, çözümü de olmalı aklın, fikrin, bilimin kullanıldığı dünyada.
*
Bu özdeyişi çocukları ve gençleri ilgilendiren sınavlara hazırlıklı olmayı konu edinen bir kitabın bölüm başında okudum. Üzerinde durmadan geçtim. Bir kaç dakika sonra bu sözün önemini kavradım. Sayfaları çevirip buldum. Tekrar okuyunca,sözün hayatımızla bağının ne kadar kuvvetli olduğunu anladım. Zamanında yapılmayan küçük şeylerin, işlerin birikmesi, biriktirilmesi ve bunların zorluklar olarak önümüze çıkması. O zorluklar ki, yaşamımızda bizi çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya getirmekte. 
Sözün özünde erteleme, davranışı var.Kendi adıma konuyu günlerdir düşünüyorum.
Erteleme tutumumuz süreklilik taşıyor. 
Kişiliğimizle hayatımızın ayrılmaz parçası sanki.
Ertelemeyi seviyoruz.
Bize rahatlık veriyor bu tutumumuz.
Kendi kendime, ertelemediğimiz ne var ki diye soruyorum.
Cevabı yok gibi bunun.
*
Ertelemek.
Plansızlığın sonucu mu?
Gevşeklik mi? 
Tembellik mi?
İhmalkarlık mı biraz?
Yoksa geçen zamanı önemsememek mi?
Hepsinin payı var.
Ömür sermayemizin verimli kullanımı.
Oysa her geçen gün ömürdendir.
Ömrü kısa bulan da biziz.
Sorunlarla karşılaştığımızda bunalan, daralan, huzurlanan da biziz.
*
Hayatımız ertelemelerle dolu.
Ertelemeyi seviyoruz. 
Kolayımıza geliyor işi sonraya bırakmak.
Sağlımızla ilgili ertelemeler.
İşimizle ilgili ertelemeler.
Ödemelerimizle ilgili ertelemeler.
Sigarayı bırakmayı ertelemek.
Bir kitabı okumayı ertelemek.
Bir arkadaşı ziyaret etmeyi ertelemek.
Liste uzayıp gidiyor.
Aslında ertelenen hayatımıza ait bölümler olabilir mi?
Belki.
*
Atalarımız hayatı tüm hakikatleriyle yaşayıp kavramış ve ona dair çok nitelikli özlü sözler söylemişler.
 Ne güzel mirastır o sözler.
Cevherdir bize kadar gelenler.
 Ne  demişlerdi?
"Bu günün işini yarına bırakma."
İşte zamanın kıymetini bilmek bu.
İşte verimlilik anlayışı.
İşte çalışmada süreklilik.
İşte tembelleşme eğilimindeki kişiyi bundan uzak tutma çabası.
*
Özdeyiş ezberimde. 
Devamlı dilimde.
Ertelemelerimi, ihmallerimi azaltmayı istiyorum şu dakika.
İnanıyorum ki, koşuşturmam azalacak.
Verimliliğim artacak.
"Zorluklar, zamanında yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur." Şeklindeydi özdeyiş. 
Söz, huzurlu, verimli,düzenli yaşama ilkesi niteliğinde bir bakıma.
Günlük hayattaki bir çok sorunun kaynağının altını çiziyor.
 Söz ne kadar çarpıcı! İnsanı düşündürüyor ister istemez. Evet, zorlukların, bizi sıkıştıran bir çok meselenin sanki arka planının açıklıyor bize.