Saygı mı, Saygınlık mı?

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Trafikte mecburi istikamet diye bir işaret vardır. O yola girdiğinizde geri dönüş yoktur. Aksi bir durum trafik ihlali olur eğer arkanızda araç yoksa. Eğer araç varsa yola devamın dışında başka bir seçeneğiniz kalmamış demektir.
Saygı, ahlaki davranışlarımız içerisinde en netameli bir kavramdır her dönem.
Saygı nedir, ne kadar gereklidir tartışılır.. Saygıdan ne anladığımız, saygı kavramının içini ne ile doldurduğumuz önemli.
Tamam.
Ancak dünden daha çok bugün toplumsal hayatta saygı mecburi istikamet gibidir.
Çoğu zaman saygısız saygılılara rastlarız.
Pek çok insan saygının mı, saygın olmanın mı peşinde koştuğunu bilmez.
Bilerek ya da bilmeyerek saygıdan dem vururken saygın olma peşinde görürsünüz onları. Sonra da sıkışınca yanlış anlaşıldık derler.
Denilir ki “yanlış anlama ve anlaşılma kapısı kolay açılır, zor kapanır hatta hiç kapanmayabilir de.”
Malumun ilamı güzel bir söz vardır: “Işıkları kapatınca en sevdiğimiz renklerin bile önemi kalmaz.” Saygının ortadan kalkması halinde de kendi dışımızdaki renkleri göremez oluruz. Nitekim öyle oluyor.
Uzun zaman (10-15 sene) önce seçkin bir topluluk karşısında hoşgörü üzerine bir sohbet yapmıştık. Edebiyatçı bir dostumuz sormuştu:
Hoşgören kim, hoşgörülen kim? Konumları ne?
Saygı için de aynı durum geçerli. Sorun da burada başlıyor zaten. Saygıyı kim kime karşı duyuyor?
Saygıda kusur beklemezken kendimizi gördüğümüz yerle saygı duyarken karşıdakine düşündüğümüz yer örtüşüyor mu?
Hani memleketimizde bir Beyaz Türk problemimiz vardır. Kaymak tabaka, elit grup, her şeyin en iyisini bildiğini ve gördüğünü söyleyen zümre..
Bunlar sayılmak, fikirleri sorulmak, ilgilenilmek isterler. Diğerleriyle kendilerinin bir tutulmasını istemezler.
Seçim oldu. Oyları bile onların başkalarıyla aynı olamaz.
İyi de köprünün altından çok sular aktı. Devir değişti artık. Kimseyi küçümseme lüksünüz ve imkanınız yok. Anında foyanızı ortaya çıkarıyorlar.
Saygı istiyorsanız saygı göstermek zorundasınız.
“Yüzüne bir tokat vurana diğer yüzünü çevir” felsefesi çok gerilerde kaldı. Onu diyen Hz. İsa’nın müntesipleri diri diri insanları yakıyor, yıkıyor bombalarla. Hıristiyan olmayanların neyine o anlayış o zaman.
Saygı sevgi ile birlikte daha güzeldir ve birbirlerini tamamlar.
Karşılıklı sevgi, saygı ve anlayış bir duyarlılık meselesidir.
Saygı duyarlılığında insanlara üstten bakma, üzme, rencideye mahal yoktur.
Saygının peşinden gidin, saygın olmanın değil.
Saygılarımla…
NOT: 1 Kasım genel seçimleri yapıldı. Ülkemize ve İslam alemine hayırlı olsun. Vatandaşlarımıza mutluluk ve refah getirsin inşallah.