Armuttaki diş izleri

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Unutmamak kolaydır, unutmadığı için madalya almış biri yoktur tarihte… 
Ya da unutulmadığı için bir şeyler kendiliğinden düzelmez…
Adalet arayışı unutmamakla değil, hesap sormakla, var olan koşulları değiştirmekle ilgilidir… Bu da insana sorumluluk yükler… 
Yakın Türkiye Tarihi'ni ezberleyip vicdan rahatlatmaktan daha ciddi bir iştir…
Tarihi unutmamak değil, tarihe yön vermektir aslolan…
… 
Unutmadığını söylemek ancak hesap sormaya niyetli olanların dilinde anlamlıdır… 
Muhataba gözdağı verilir, "unutmadık ve işte buradayız" demektir…
Yalnızca gelecekteki adaletsizlikleri engellemek için burada değiliz, aynı zamanda yaşananların da hesabını soracağız" demektir karşındakine…
… 
Kalplerinin kuruması gibi bir derdi de yoktur zaten bu insanların…
"Unutursak kalbimiz kurusun" diyenler, istisnalar olmakla beraber, genelde kendisini ilgili olayın yeterince dışında konumlandırmış insanlardan oluşur… 
Unutmayacağını ayrıca beyan etmek, mücadeleye katılmayacağının, acı çeken insanların yanında olmayacağının da itirafıdır…
Çünkü mücadelenin içindeki insan, istese de unutamaz zaten yaşadıklarını… 
Unutmak, ancak çemberin dışındakilerce gerçekleştirilir... 
Adaletsizliğe yaklaştıkça, unutmamanın değil, hesap sorup adaletsizliğe yol açan düzeni değiştirmenin önemli olduğunu kavrar insan…
… 
Bazısı çemberin dışında da olsa bunu kavramıştır zaten, ne var ki unutmamak daha kolay bir yöntemdir ve onlar kolayı seçer…
Neyse bu söylediklerimi unutun gitsin…
Dilediğin kadar uğraş, köpeklere gökkuşağının güzelliğini anlatamazsın… Çünkü renk körüdürler…
 
 
Not: Atila Çiğdem'le 1 Kasım seçimlerini konuşurken bir ara bana "MHP neden başarısız oldu?" diye sordu…
 
Ben de cevaben, 'Devlet Bahçeli 1 Kasım'da oy vermeye gittiğinde mühürde 'evet' yazdığını görünce sandık görevlilerinden 'HAYIR' yazan mühür istemiş' dedim… 
Umarım verdiğim cevap Atila'yı tatmin etmiştir… 
 
CHP'li Muharrem İnce faceden arkadaşım dahası arkadaşım idi… Bundan bir yıl kadar önce uygunsuz bir günde sahilde bira içerken yakalanan İnce'ye 'fazla arpa atı çatlatır birader' diye mesaj atmıştım da o da bana deliler gibi gülücük göndermiş kızmamıştı…
 
Lakin 1 Kasım seçimlerinden sonra böyle olmadı… Seçim öncesi bir televizyon programında "AKP yüzde 49 oy alsın tavuk besleyeceğim" diyen Muharrem İnce'ye… Seçimlerden bir gün sonra; "Emmioğlu cücükleri aldın mı?" diye mesaj attım… Bu defa engelledi beni tüfek… 
 
Tüfek dedim de aklıma geldi…
 
Bugünlerde Halil Öztürk bana iyice sarmaya başladı… Bak Halil 'herkes yıldız tozu, sen leblebi tozusun…' O kadar yani…