Şeytan harbiden çok şeytan...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Dünyanın en zengin İslam ülkeleri Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt bir tane bile Suriyeli mülteciyinkendi ülkesine kabul etmedi…
Müslümanların öldürdüğü, Müslümanların intikamını almak için Müslümanları öldüren Müslümanlara, "bunlar gerçek Müslüman" değil diyen Müslümanlar…
Alın size İslam ülkeleri…
Bu ülkeleri yönetenleri şeytan görünce kesin besmele çekiyordur…
Halis cehennem yakıtlarıdır kendileri…
Akıllarını kaçırmış vicdanlarını yitirmişler… Aklı ve vicdanı bedenini çoktan terk etmiş zekâ engelliler…
Her türlü erdemi ve ahlaklarını kaybetmişler…
Yarın öbür gün bunlar tarih sayfalarında esas değerleri neyse öyle anılacaklar ve tarih karşısında hesap verecekler…
Bodrum kıyılarına vuran Suriyeli küçük çocuk için, "eyy batı" diye bağıranlar neden bunlara tek kelime etmiyor…
Özellikle Suudi Arabistan ikiyüzlülüğünün bir örneğidir… Ne ilk ne de son olacaktır…  
Her fırsatta Filistin'e kazık atmayı görev bilirler…
… 
İslam'dan en çok para kazanan ülke de bu ülkedir…
… 
Oysa Müslümanlar için önemli bir olay olan hicretin yaşandığı yer Suudi Arabistan Medineliler yani Ensarlar Mekke'den gelenleri yani muhacirleri kabul edip kucaklamışlar idi…
Suriyeli ve Iraklıların bu din kardeşleri Ortadoğu'daki tüm dramlarda kafasını kuma gömüp üç maymunu oynarlarken 'Allahsız ve ahlaksız' dedikleri batılılar kendi dinlerinden, kendi soylarından olmayan Suriyeli mültecilerin geçtikleri yollara yiyecek içecek bırakıyorlar…
Bir kısım göçmeni ülkesine kabul eden Almanya Başbakanı Angela Merkel şunu söyledi,"Çocuklarımıza diyeceğiz ki, Mekke daha yakın olmasına rağmen Irak ve Suriyeli mülteciler bize sığındılar…"
E gâvur haklı…
Cennete iyi insanlar gider…
Haa bu arada şu 'gâvur' tanımını yeniden yapmak lazım… 
 
Not:  Biz bir taş atıyoruz şeytan ölmüyor, şeytan bir taş atıyor binler ölüyor… 
Şeytan harbiden çok şeytan...
Suud kralı da şeytanın başyaveri…
 
Dip not: 250 bin nüfuslu Çorum'da bayramda yine iki gün ekmek çıkmadı… Başka bir şehirden gelen ve bayramlarda ekmek çıkmadığına şaşıran misafirler "burası nasıl bir kent?" diye sordu… Ben de, 'benim öyle bir iddiam yok' dedim…