Kurban, Kurbanın Olam

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Önümüzdeki Perşembe günü Kurban Bayramı. Kurban, Ramazan’dan farklı olarak hac gibi önemli bir ibadetin içerisinde bulunduğu daha doğrusu öncesinde Hac olan bir bayram.
İbadetlerin genel karakterine baktığımızda, fert, toplum ve evrensel yarar/hikmet üzerine emredildiğini görmekteyiz. Elbette inananlar bu yararlarından dolayı ibadet yapmazlar, Allah rızası/emrettiği için yaparlar.
Bu cümleden olarak Hac dünya Müslümanları nezdinde evrensel nitelikte bir ibadettir. Zira Kabe, devasa bir mıknatıs gibi tüm insanları kendisine çekmede, Müslümanları ise adeta ışığın etrafında tur atan kelebek gibi mestetmektedir.
Hac vesilesiyle ifa edilen menasik tamamen temsilden ibaret ve kulun Rabbe teveccüh kalitesini, abd olmanın kıvamını gösterme ameliyesidir..
Kabe’nin etrafında yapılan turun adı TAVAF olmasa, Safa ve Merve arasında gidip gelmeler SA’Y diye, giyilen iki parça beyaz bez/peştamal İHRAM diye, Arafat’ta arefe günü bir müddet durma VAKFE diye, bayram günleri özellikleri belli kesilen hayvan KURBAN diye isimlendirilmese ve müslümanın ruh ve zihin dünyasında tarifsiz bir heyecan/duygu yoğunluğu oluşturmasa Hacc’ın turistik seyahatten ne farkı kalırdı.
 **
Kurban, bir yönüyle hac gibi mal ile yapılır. Ancak hacca gidenlerin oradaki ifasıyla haclarını taçlandıran, tarihin derinliklerinden gelen ve içerisinde nice anlamlar barındıran bir ibadet.
18 Eylül 2015 Diyanet’in Cuma hutbesinde belirtildiği üzere “Kurban, insanlığın kendisiyle Adem’in evlatlarında ihlas, İbrahim’de sadakat, İsmail’de teslimiyet sınavına tabi tutulduğu hikmetli bir ibadettir. Müminin, mal-mülkten, makam ve mevkiden, bir anlamda her türlü esaretten uzaklaşarak Rabbine yakınlaşmasının adıdır kurban. Kurban, Rabbin rızası için nefsin her türlü heva ve hevesini, gayr-ı meşru isteklerini terk ederek Yüce Mevla’ya İsmail misali kurban oluştur.”
“Kurbanla bizden asıl istenen, elimizle birlikte gönlümüzü birbirimize açmak, sevgimizi ve varlığımızı paylaşmaktır. Kurban, bir tezekkürdür, tefekkürdür, hatırlamadır. Kurban, muhtaç kimsenin hanesine muhabbet ve sevinç taşıyabilmektir; renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin müminler topluluğuna kardeşlik esintisi götürebilmektir.”
**
Kurban, gerçekten çok çağrışımlı bir ibadet.
 Ben hayvanların kesilmesine dayanamayan, merhameti hayvana bıçak vurmaya engel olan birisiyim. Ama önüne gelen eti de yiyorum. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Malum; Peygamber Efendimiz kendi kurbanını kendi keserdi, O’ndan daha merhametli olacak halimiz yok.
Her canlı bir gün şöyle ya da böyle ölecek. İnsanlar hassaten Müslümanlar olarak Allah’ın nehyi/haramını işlerken ölmekten yine O’na sığınırız, hafazanallah. Gönlümüz O’nun yolunda, emirlerini yerine getirirken/getirmişken ölmek ister.
Hayvanlar da sanırım bir sarhoşun masasında meze, bir kafirin/müşrikin sofrasında yemek, şu yada bu şekilde ölmüş bir leş olmak istemezler. Onlar KURBAN olarak kesilmeyi bir ayrıcalık, müstesna bir şans olarak görürler. Buradan bakınca her müslümanın kurbanını kendisinin kesmesi, en azından yanında bulunması, olaya şahitlik etmesi elzemdir.
 Son zamanlarda siz sadece parasını veriyorsunuz kurban paketlenip adresinize geliyor tarzında usuller başladı. Şehirleşme ve insanların zaman, mekan ve kesme merhameti/gurur/kibir zaafları/sıkıntıları/takıntıları devam ettiği sürece paket kurban işi yaygınlaşacak.
 Hele de Kurban kesme esnasında sergilenen enstantaneler çok üzücü ve neredeyse vahşice. Sözde hayvanseverlere ve din düşmanlarına  saldırmak için malzeme/fırsat verilmiş olunuyor.
Dinimizde Kurban, önden gönderdiğimiz hediye, örfümüzde sırat köprüsü bineğimizdir.
Ali Şeriati’ye göre Allah ile aramıza giren ne varsa o İsmail ve onun kurban edilmesi lazım. İsmailleri bilmek ve bulmak kişiye kalmış ve herkeste farklı olabilir.
Bırak kini, nefreti sevgiye kurban olsun
Kem söz sahibinindir güzel söze kurban olsun
Bayram geldi bayram küslüğü bitir barışa kurban olsun
Çal nefse bıçağı içimizdeki “ben” hizaya gelsin.
Koçu kes..İsmail’e kurban olsun.
Peygamberimiz (s.a.v) Kurban Bayramı günü, kızı Hz. Fatıma (r.a.)’ya şöyle der:
“Ey Fatıma! Kalk, kurbanının yanında bulun, şunu iyi bil ki; onun kanından yere düşen ilk damla ile, işlemiş olduğun günahların tümü affedilir. Kurban kesilmeden önce şöyle dua et: ‘Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi içindir. Onun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben Müslümanlardanım.”.
Kurban, kurbanın olam.
TEBRİK: 24 Eylül 2015 Perşembe günü mübarek Kurban Bayramı. Tebrik eder bu vesileyle İbrahimi sadakat ve İsmaili teslimiyet dilerim. Alem-i İslam’da kansız ve gözyaşısız bir bayram temennisiyle...