Şüphe varsa şüphe yoktur…

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Türkiye'de siyaset yapıcı değil kavgacıdır… Bu da toplum yapısıyla doğru orantılıdır…
Ki, bizim toplum etik değerler, bilgi, kültür açısından sığ olduğu için siyasetçide ona uygun bir profil çizer…
Aynı zamanda bize ait bir özellik olan bilgiye değil etikete değer verme, dünü unutma, olunca siyaset değil kavga yapılır…
Ayrıca anlaşılmayacak şekilde insanlar bir politik liderin görüşünün esiri olabilmekte, böylelikle yanlış ve doğru kavramlarının içi boşaltılmaktadır… 
Bizdeki siyaset Nasrettin Hoca'nın göle maya çalması gibi… Ya tutturursak…
Siyasi parti isimlerinden bile anlarsınız bunu…
Hangi partide ne eksikse isminde o vardır…
Neyse yukarıdaki anlattıklarım zihninizin bir köşesinde dura dursun,  siyasi tarihimizde uzun süre konuşulacak olan konuya geçelim…
AK Parti Türkiye'yi 1 Kasım'da yapılacak erken genel seçime kadar yönetecek geçici seçim hükümetinde yer almasını istediği muhalefet partilerindeki bazı isimlere teklif götürdü…
AK Parti kurmaylarının özellikle MHP'ye attığı olta ilginçti…   
Ve bu olta kesinlikle rast gele atılmadı… Tombaladan çekilir gibi çekilmedi isimler…
Zayıf olanlar seçildi…
Yani ince bir işti…
Şimdi diyeceksiniz ki, MHP üçte bir fire verdi, bir tanesi zayıf çıktı, ne diyorsun sen kardeşim… 
Ki, bu doğrudur…
Size burada Tuğrul Türkeş'i de anlatmayacağım…
O, ayın on dördü gibi ortadadır…
Konumuz bu değildir…
Sadede gelelim… 
Tuğrul Türkeş zayıf halkadır da Meral Akşener ve Kenan Tanrıkulu sağlam halka mıdırlar?
Bakanlıkları kabul etmediklerinden böyle gibi gözüküyor…
Lakin hiç kompliman yapmaya gerek yok…
Akşener ve Tanrıkulu'nun bakanlığı kabul etmemelerinden ziyade, burada asıl irdelenmesi gereken niçin teklifin bunlara yapıldığıdır…
Öyle ya, Türkeş, Akşener ve Tanrıkulu dışında MHP'de bakanlık teklif edilmeyen 77 milletvekili var…
Neden bunlar?
Daha da ileri gideyim…
Meral Akşener ve Kenan Tanrıkulu'nun " bize bakanlık teklif ettiler de kabul etmedik" diye övünmeleri yersizdir… 
Bilakis kendilerine şu soruyu sormaları lazım… "Nerede hata yaptıkta teklif bize yapıldı?" 
Asıl ve asil sorulacak soru budur…
Bozkurtlara, kurtların av hikâyesi anlatılmaz ama ben yine de biraz anlatayım…
Kurt ava çıktığında rast geldikleri sürüye rastgele saldırma yerine, sürünün yaşlı, güçsüz ve hasta, kısacası sürüye artık ayak uyduramayan avının izini sürer ve teknik bir şekilde avlar…
Demem o ki, avcı rast gele, Türkeş, Akşener ve Tanrıkulu'na saldırmadı…
Yazının başlığını tekrar ediyorum… Şüphe varsa, şüphe yoktur... 
 
Not: Son haftalarda bazı siyasetçilerin kıvırmalarını görünce dansöz Asena'nın kesinlikle işsiz kalmaktan korkmaya başladığını düşünüyorum… 
Asena'nın en kısa zamanda tüm dansözler adına bir basın toplantısı yaparak, daha önce ak dediğine şimdi kara diyen, kara dediğine ak diyen siyasetçiler yüzünden sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Ekmeğimizle oynamayı bırakın, herkes kendi işini yapsın" demesi bekleniyor…