'Deh'de gidelim 'Çüş'de duralım…

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer…
Kazanan tarafın başka bir zafer kazanamayacak kadar fazla yıprandığı imasını taşır…
Milattan önce 280-279 yıllarında Grek kolonisi Tarentum Kralı Pirus Roma'ya saldırır ve ne pahasına olursa olsun savaşı kazanmak için her şeyini feda eder…
Sonunda Pirus savaşı kazanır, ancak 50 filin desteklediği ordusunun tamamını kaybeder…
Savaşı kazanmıştır, ama yanında koskoca ordudan arta-kalan üç-beş savaş yorgunundan fazlası kalmamıştır…
Pirus'un bu zaferin ardından "Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme" dediği söylenir…
Pirus Zaferi aslında yenilmeye mahkûm galibiyetleri anlatmak için kullanılır…
Bu olaya atfen, benzer şekilde kazanılan savaşlara Pirus zaferi denir…
7 Haziran seçimleri iktidar partisinin Pirus zaferidir…
Kazanmıştır ama kaybetmiştir…
Kaybetmiştir ama kazanmıştır…
Önümüzde bir savaş daha olacak gibi gözüküyor… 
Neden?  
Peşrev var güreşe giren yok…
Öpülecek yanağa karar veremediler…
Gerçek olan, yağmurlu havada birbirlerine su bile vermezler…
Seçmenler kendi parti liderlerinin seçim meydanlarında verdikleri sözlere güvenip, sandıkta oy verirken aslında onlara Hz. Ömer'e bir sahabenin söylediği şu sözü ifade etmiştir;
"Yoldan saparsan seni kılıçla düzeltiriz…"
Sandık demokrasilerde iyi bir düzeltme mekanizmasıdır…
Neyse konumuza devam edelim…
Meşe ağacından çam kozası beklemek abestir…
Siz hiç Çinli bir zenci gördünüz mü?
En büyük gürültü sessizliktir… Şu an sessizlik var… 
Az soluklanıp yine birbirlerine saldıracaklar…
Kılıçlar daha keskin, mızraklar daha alevli olacak…
Öyle ya; tek bir kural vardır bu vahşi hayatta, 'avlan veya avlan…'
Onlar birbirlerine o kadar uzak ki…
Saba Tümer'in gülmekten bir araya gelemeyen dudakları gibi…
Yukarıdaki satırları 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra, seçimlerin henüz yedisi dahi çıkmadan yazmıştım…
Haliyle;
Kaçan iktidarın yakalanması için bölgede geniş çaplı erken seçim çalışmaları sürüyor…
Dört partinin genel başkanı ve seçmenleri birbirlerine zıt kutup olup kimlik siyasetine sıkışmışlardır…
Devri sabık yaratmaya söz vermişler idi… Bu yüzden asla bir araya gelemiyorlar…
Kabızlık çekiyorlar…
… 
Öküzün altına buzağı atılmıştır artık… Kimin attığının hiçbir önemi yoktur…
 
Biz bunlarla uğraşa duralım…
ABD'li bilim insanları, laboratuar ortamında insan beyninin bütün fonksiyonlarını yerine getirebilen minyatür bir beyin üretti… 
Beyni geliştiren araştırma ekibi, bu beynin sinir sistemi hastalıklarının kavranışında büyük dönüşümler sağlayabileceğini söyledi…
Adamlar yapay beyin üretirken bizler hala Muratgilin damından hoplayamadık…
Bu topraklarda işler, hep, ''deh' de gidelim, 'çüş' de duralım mantığı ile gider…
...
Beyinde neden dışarıya bağımlıyız anladınız mı şimdi?
 
Not: Ne demişti Dario Fo, "Başımız dimdik yürüyoruz, çünkü boğazımıza kadar b.kun içindeyiz…"
 
Az kaldı unutuyordum… Türkiye'nin yeni siyasi akımı, 'Yakalarsan, seninim…'